Subordinate türkçesi Subordinate nedir

  • Birinin emri altına koymak.
  • Daha az önemli saymak.
  • Ast.
  • Desteklemek.
  • Başkasının emrinde olan kimse.
  • Bağlamak.
  • Tali bir hale koymak.
  • Tabi kılmak.
  • Madun.
  • Tabi etmek.
  • İkinci dereceye koymak.
  • İkincil.
  • Alt.
  • İkinci plana almak.

Subordinate ile ilgili cümleler

English: Why are you so insubordinate to your boss?
Turkish: Niçin patronuna karşı çok asisin?

English: According to some experts the spoken language uses few subordinate clauses.
Turkish: Bazı uzmanlara göre, konuşulan dil çok az sayıda yan cümleler kullanır.

Subordinate ingilizcede ne demek, Subordinate nerede nasıl kullanılır?

Subordinate clause : Birleşik cümlede asıl cümleyle anlam bakımından ilgili olan, ana cümlenin verdiği kavramı bir şarta, bir sebebe bir dileğe, bir açıklamaya bağlamak suretiyle onu çeşitli yönlerden tamamlayan ve kuruluşu bir cümle değerinde olup yargı taşıyan cümle. yan cümlenin bağlaçlı yan cümle (ki’ li), dilekli yan cümle (-sa’lı), şartlı yan cümle (-sa’ lı, -mışsa’ lı), sorulu yan cümle (-mı’lı) gibi çeşitli türleri vardır: karşıtı temel cümle’dir: zelzeleden değil, bu sakin ve gülümseyen yüzden bu sükunet ve kayıtsızlıktan, insanoğlunun yeryüzündeki bu korkunç yalnızlığından korkarak odadan fırladım (a. h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları: erzurumlu hamdi, s. 139). zaten gece oldu mu, onun yorulduğu zaman istediği yerde yatabilmesi için selamlıktaki sofadan bizim odamıza kadar, koca evin her tarafına battaniyeler, yastıklar konulurdu (a. h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları: evin sahibi, s. 158). eğer sırf zevkim için bestelediğim üç beş küçük parçanın eş dost meclislerinde çalınıp söylenmesi bana böyle bir iddia yüklenmesine yeterse, hatıra defteri tutanlara romancı, sigara paketinin arkasını karalayaanlara karikatürist, pazar günü üç beş kilometre yürüyenlere de sporcu demek gerekirdi (t. buğra, göst. e., s.39). bir an mümtaz’a öyle geldi ki tevfik bey’in sesi, emin dede’nin ney’i ile girdiği yarışta bu ilk rüzgardan birini tutuyordu (a. h. tanpınar, huzur, s. 244). kavgaları yazılsa, koca bir kitap tutar, oğlan sanki ikinci bir karakol, ikinci bir adliye olmak iddiasındadır (t. buğra, yarın diye bir şey yoktur: karaoğlan, s.44). tam şu yalının üstüne düşse, daha güzel görünecekken görürdük ki onun ortasından keser de bir bölümünü ışıkta, bir bölümünü gölgede bırakırdı (a. ş. hisar, boğaziçi mehtapları, s. 125). kendimi dinlesem, vaktiyle önlerinden geçmiş olduğum yabancı evlerden içimde kalmış böyle bir sesler duyarım ki bende o uzak zamanları yeşerten tohumlar gibidir (a. ş. hisar, göst. e., s. 44). eylül ortası dedi mi, buğday yüklü kağnılar oranın gölgesiz genişliğinde onun zahiri tasvirleri için türkü söyler (t. buğra, dönemeçte s. 58). akşamdan beri yağan kar dinmişse, yatağını tekrar karyolasına taşımayı düşünerek doğrulmak istiyordu (p. safa, biz insanlar, s. 61). her ümitsiz insan gibi kendinden degil, dışarıdan hayatın sırasız, tertipsiz, tesadüfi vakalarından, bir tesadüften veya bir talihten imdat bekledi (p. safa, şimşek, s. 119). ayak sesi o kadar yaklaşmıştı ki, büyük bir telaş içinde pervin yatağa oturdu (p. safa, göst.e., s. 113). evvelce duyduklarıma fazla bir şey ilave etse, ona hakikatin hududunu hatırlatamayacak mıydım? (a. ş. hisar, fahim bey ve biz, s. 138) vb. Yan cümle. Bağımlı tümcecik. Yancümle. Yantümce.

 

Subordinate mineral : Uydu mineral.

 

Subordinate reference : Yardımcı başvuru.

Be subordinate to : Bir şeyden aşağı kalmak. Başkasının emrinde olmak. -den daha az önemli olmak. -den sonra gelmek.

Subordinated : Emrine vermek. Bağlı. Madun. Desteklemek. Bağlamak. Tabi.

Subordinated loan : İkinci kredi. Sermaye benzeri kredi. Tali kredi.

Subordination : Astlık. İkinci derecede önemli olma. Bağlılık. Subordinasyon. Boyun eğme. Toplumsal sıralanma, sınıf ya da yetke aşamalanması bakımlarından başkalarına göre aşağı olan ve o kişilere karşı ilişkilerinde bağımlılık gösteren bireylerin, sınıfların, ırkların... durumu. Üstünlük kurma. Altta olma. Alta sıralama.

Subordinative : Bağımlı. Tamlayıcı. Tamlama. Bağlı. Yan cümle ile ilgili.

Subordinates : Emrindekiler. Ast. Madun. Maiyet.

Subordinating : Desteklemek. Emrine vermek. Bağlamak.

İngilizce Subordinate Türkçe anlamı, Subordinate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Subordinate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hypo : Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hipo-. Düşük. Az. Hipo. İşlemede saptama aşamasında en çok kullanılan kimyasal özdek (sodyum hiposülfit, tiyosülfit, na2 s2 o3 . 5h2 o) ya da eriyiği. Alt, altında. az, noksan. Aşağı.

Attaches : Yapıştırmak. Ekleme yapmak. Bitiştirmek. Yüklenmek. Bağlanmak. Yamamak. İliştirmek. Haczetmek. Tutturmak.

Assigns : Atamak. Devredilen. Saptamak. Feragat edilen. Devretmek. Belirlemek. Vermek. Tahsis etmek. Göreve seçmek.

Accessed : Erişilme tarihi. Erişen. Erişim. Erişim tarihi. Erişme tarihi.

Bolster : Yastık. Uzun yuvarlak yastık. Başlık. Uzun yastık. Destek. Yastıklamak. Çarpacak. Minder. Cesaretlendirmek.

Afforce : Güçlendirmek. Kuvvetlendirmek. Sağlamlaştırmak.

Second fiddle : İkinci derecede rol oynayan. Ecede rol oynayan.

Subsidiary : Ek. Bağlı kuruluş. Bayi. Tamamlayıcı. Alt kuruluş. Yan kuruluş. Muavin. İkinci planda gelen.

Seconder : Bir kanun taslağını destekleyen kimse. Destekleyen.

Auxiliary : Destek. Yedek. Muavin. Yan. Yardımcı. Tali.

Subordinate synonyms : second banana, bottom dog, subjugate, inferior, peripheral, minor, man, back up, under, affix, supporter, lower, bear out, advocate, be with, bear somebody out, hypos, attach, low level, attribute to, below, assist, junior, servient, infra, extrinsic, backed up, assign, byes, advocating, by, astricted, accessing.

Subordinate zıt anlamlı kelimeler, Subordinate kelime anlamı

Superior : Yüksek. Üstteki. Amir. Üstünlük taslayan. Üstün. İlgisiz. Satırın üstüne basılmış. Üstün nitelikli. Üst (rütbe).

Dominant : Dominant. Dominat. Nüfuzlu. Hükmeden. Hükümran. Galip. Tesirli. Başat. Etken. Başat karakter.

Insubordinate : Baş kaldıran. İsyan eden. İtaatsiz. Başkaldıran. İsyankar. Asi. Kafa tutan.

Subordinate antonyms : domineering.

Subordinate ingilizce tanımı, definition of Subordinate

Subordinate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make or consider as of less value or importance. To place in a lower order or class. As, to subordinate one creature to another. Distinguished from a principal. Placed in a lower order, class, or rank. Holding a lower or inferior position. One who stands in order or rank below another.