Roar türkçesi Roar nedir

Roar ile ilgili cümleler

English: The roar of their own cannons was extremely loud.
Turkish: Kendi toplarının gürlemesi son derece gürültülüydü.

English: Leo started to roar when he was two years old.
Turkish: Aslan iki yaşındayken kükremeye başladı.

English: The audience roared with laughter.
Turkish: İzleyici kahkaha ile güldü.

English: Did you hear the roar of the lions?
Turkish: Aslanların kükremesini duydunuz mu?

English: The lion began to roar as we approached.
Turkish: Biz yaklaşırken, aslan kükremeye başladı.

Roar ingilizcede ne demek, Roar nerede nasıl kullanılır?

Roar in : Tıslak. Kısmi gırtlak felci.

Flame roar : Sıvı yakıt kullanılan kazanlarda, alevin gürültülü yanma hali. Alev gürlemesi.

Roared : Bağıra çağıra söylemek. Bağırmak. Haykırmak. Uğuldamak. Gürlemek. Hırıltılı solumak (at). Kükremek.

Roarer : Kükreyen kimse veya şey. Haykıran bağırıp çağıran kimse.

Roarers : Kükreyen kimse veya şey. Haykıran bağırıp çağıran kimse.

Acroarthritis : Akroartrit.

 

Roars : Kahkaha ile gülmek. Haykırmak. Gürlemek. Kükremek (aslan vb). Çok bağırmak. Uğuldamak. Bağırmak. Gümbürdemek. Hırıltılı solumak (at). Kükremek.

Bull roarer : Vınıltılı tahta. Özellikle avustralya yerlileri tarafından dinsel ve büyüsel amaçlarla kullanılan; delikli ucuna takılı ipten tutup hızla çevrildiğinde vınıltılı ses çıkaran uzun, düz tahta.

Roaring business : Çok karlı iş.

Roarings : Kükreme (aslan vb). Gümbürtü. Gürleyiş. Uğuldama. Uğultu. Kişneme. Gürültülü kahkaha. Kapış kapış satılan. Gürültü. Kükreme.

İngilizce Roar Türkçe anlamı, Roar eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Roar ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Snort : Pofurdamak. Horuldamak. Burnundan soluma. Öfke belirten ses. Horultu. Burnundan solumak. Kahkaha. Burnundan gürültüyle soluk çıkarmak. Horuldama.

Call out : Devreye sokmak. Seslenmek. Çağırmak. Söylemek. Yüksek sesle bildirmek. Yüksek sesle okumak. Greve çağırmak. Bağırarak söylemek. Düelloya davet etmek.

Wuthering : Uğultulu. Yüksek bir gürültüyle esme (rüzgar). Uğuldama (rüzgar). Uğuldama.

Holler : Çağırmak. Haykırış. Bağırış. Seslenmek.

Noise : Gürültü. Parazit. Ses. Patırtı. Ses çıkarmak. Velvele. Titreşimli düzenli olmayan sesler. boğumlanmaları sırasında tonlu ve tonsuz hışırtı niteliği taşıyan z, s ünsüzleri ile tonlu ve tonsuz patlama niteliği taşıyan b, p ünsüzleri titreşim açısından birer gürültü sesidir. Sinema ya da televizyonda sesin saptanması, çalınması ya da yayınlanmasında ortaya çıkan istenmeyen sesler. Kısa devre. Gürültü etmek.

 

Vociferation : Gürültü etme. Bağırıp çağırma.

Clashing : Çatırdamak. Çarpışmak. Uyuşmamak. Bindirmek. Gitmemek. Çarpmak. Uymamak. Anlaşamamak. Çarpışma.

Rumble : Anlamak. Guruldamak. İçini okumak. Gurlamak. Sezmek. İçyüzünü anlamak. Gürültü. Çakmak.

Buzzed : Telefon etmek. Telefon ederek çağırmak. Çınlamak. Fısıldamak. Alçaktan uçmak (uçak). Vızıldamak.

Boom out : Gürleyerek söylemek. Kalın sesle söylemek.

Roar synonyms : vroom, brays, whoop, gabbles, hum, caterwaul, bellowing, gabbled, roarings, boom, hollo, bellowed, burst in, bump, fulminates, rumbles, thundering, thunder, outcries, howl, bawled, snorts, buzz around, bombinate, gnar, booms, bark, rollings, holloa, burst out, bellow, holla, howled.

Roar zıt anlamlı kelimeler, Roar kelime anlamı

Whisper : Dedikodu. Fısıldaşmak. Fısıltı. Fısıltı ile konuşmak. Hışırdamak. İma. Fısfıs. Kulağına söylemek. Fısıldamak. Fıs fıs konuşmak.

Cry : Bağırmak (hayvan). Haykırış. Haykırmak. Ağlama. İlan etmek. Bağırmak. Feryat. Çığlık atmak. Seslenmek. Haykırma.

Roar ingilizce tanımı, definition of Roar

Roar kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To proclaim loudly. To cry with a full, loud, continued sound. To cry aloud. The sound of roaring.