Dramatizes türkçesi Dramatizes nedir

  • Dramatik hale sokmak.
  • Tiyatrovari bir biçimde anlatmak.
  • Abartılı davranmak.
  • Büyütmek.
  • Oyun haline getirmek.
  • Sahnelenmeye uygun olmak.
  • Dramatikleştirmek.
  • Dramatize etmek.
  • Sahneye uyarlamak.
  • Abartmak.

Dramatizes ingilizcede ne demek, Dramatizes nerede nasıl kullanılır?

Overdramatizes : Aşırı dramatik bir şekilde ifade etmek (ayrıca overdramatise). Aşırı dramatik bir biçimde canlandırmak. Aşırı dramatize etmek.

Dramatize oneself : Böbürlenmek. Havasına girmek. Kendini gibi göstermek.

Dramatize : Dramatize etmek. Sahnelenmeye uygun olmak. Abartmak. Dramatikleştirmek. Tiyatrovari bir biçimde anlatmak. Oyun haline getirmek. Sahneye uyarlamak. Büyütmek. Dramatik hale sokmak. Abartılı davranmak.

Dramatized : Dramatize edilmiş. Abartılı davranmak. Oyun haline getirmek. Dramatize etmek. Sahnelenmeye uygun olmak. Abartmak. Büyütmek.

Overdramatize : Aşırı dramatik bir biçimde canlandırmak. Aşırı dramatize etmek. Aşırı dramatik bir şekilde ifade etmek (ayrıca overdramatise).

Dramatizing : Abartılı davranmak. Abartmak. Büyütmek. Dramatize etmek. Sahnelenmeye uygun olmak. Oyun haline getirmek. Dramlaştırma.

Dramatic art : Dram sanatı. İnsanla ilgili olan şeyi sanatsal bir yaratışla canlandıran üretim işi. dram sanatının birbirinden ayrılmayacak temel öğeleri; yansılama, canlandırma ve eylemdir. üç temel öğenin bulunduğu bir kısa bölüm, beş dakikalık bir konuşma, bir sözsüz oyun, sinema, opera betikçesi hatta bir oratoryo dram sanatının kapsamı içindedir. dram sanatı, tiyatro olgusunun yazınsal yanıdır. Dramaturji. Oyun yazma ve üretme sanatı.

 

Dramatic author : Oyun yazarı. Tiyatro sanatının kurallarına ve gereklerine uygun, seyirci karşısında oynanmak üzere oyun yazan kimse. yazarlık konusunda, belli ilkeler ve teknik bilgiler gerektirdiğinden, doğuştan yaratıcılık dışında, öğrenme gerektiren yazarlık kolu.

Overdramatized : Aşırı dramatik bir biçimde canlandırmak. Aşırı dramatize etmek. Aşırı dramatik bir şekilde ifade etmek (ayrıca overdramatise).

Dramatization : Sergileme. Dramatize etme. Dramtize etme. Acıklı biçime sokma. Devinim, konuşma, yansılama gibi öğelerden yararlanarak doğa ve toplum olaylarının imgesel bir ortam içinde canlandırılması. bir öykünün bir masalın ya da tiyatro türünden olmayan herhangi bir eserin teknik yönden oynanabilir duruma gelmesi. çocukların, tek tek ya da kümeler halinde, kendilerini başkalarının yerine koyarak birtakım olayları ve insan ilişkilerini canlandırmaları etkinliği. Dramlaştırma. Verilerin çizelgelerle sunulması sırasında örnekçeli durumları vurgulamak ya da sayısal bir gözlemi özetlemek üzere nitel ya da görünülü betimlemelerde bulunma. Oyunlaştırma. Abartma.

İngilizce Dramatizes Türkçe anlamı, Dramatizes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dramatizes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Glorify : Güzel göstermek. Övmek. Tapmak. Yere göğe koyamamak. Güzelleştirmek. Ululamak. Yükseltmek. Hamdederek (allahı) yüceltmek. Yüceltmek. Göklere çıkarmak.

 

Breed : Doğurmak. Yetiştirmek. Soy. Yavrulamak. Çiftleşmek. Nesil. Bir tür içinde ortak karakterlere sahip olan ve bu karakterlerini kalıtım yoluyla yavrularına geçiren hayvan grupları. Üretmek. Damızlık olarak beslemek. Tür.

Cross the line : Çizgiyi aşmak. Sınırı aşmak. Çizgiyi geçmek. Fazla ileri gitmek.

Dramatise : Süslemek. Teatral bir sunuma adapte etmek. Şovlaştırma. Detay eklemek.

Embellish : Güzelleştirmek. Süslemek. Kendi düşüncelerini katarak süslemek. Renk katmak. Donamak. Güzelleştirme. Süs. Renk getirmek. Ayrıntılar eklemek.

Come it too strong : Aşırıya kaçmak. Şişirmek.

Dramatizing : Dramlaştırma.

Color : Üçlü benek. Bkz.colour. Renkli almaçların görüntülüklerinin iç çeperinde bulunan ve her biri, renkli noktalardan üçünün bir üçgen biçiminde yan yana gelmesinden oluşan benek. Renklendirmek. Yüzü kızarmak. Renk değiştirmek. Algılamanın niteliğinde, ışığın görüntüsel bileşim ayrımlarının doğurabilecekleriyle aynı türden olan ayrımları gözlemeyi ve ayırt etmeyi sağlayan, görsel bir algılanmanın belirtisi. renk bir dalga uzunluğudur. örnek ; kırmızı, görüntüsü açısından en uzun, mor ise en kısa dalga uzunluğu içindedir. Renk katmak. Çarpıtmak.

Amplify : Kuvvetlendirmek. Yükseltmek. Kuvvetlendirmek (sesini). Gücünü artırmak. Güçlendirmek. (sesi) artırmak. Yükseltmek (ses). Genişletmek. Geniş olarak açıklamak.

Balloons : Şişmek. Balon gibi olmak. Balonlar. Şişirmek. Balonla uçmak. Zam yapmak. Havadan atmak (top).

Dramatizes synonyms : hyperbolise, augments, hyperbolize, adopt, dramatised, aggrandizes, aggrandizing, carry to excess, overstate, compose, aggrandised, go overboard, blows, dramatising, bring up, carry too far, exaggerate, aggrandize, blow up, aggrandise, amplifies, ballooned, carry things too far, balloon, overdraw, aggrandized, lard, augment, indite, embroider, write, pen, pad.

Dramatizes zıt anlamlı kelimeler, Dramatizes kelime anlamı

Understate : Hafife almak. Tefrit etmek. Olduğundan eksik veya hafif göstermek. Olduğundan eksik göstermek. Küçümsemek. Küçük söylemek. Olduğundan az göstermek.