Drink a lot türkçesi Drink a lot nedir

  • Çok içmek.

Drink a lot ile ilgili cümleler

English: If you want to grow up, you have to drink a lot of milk.
Turkish: Büyümek istiyorsan, çok süt içmek zorundasın.

English: I used to drink a lot of cola, but now I drink only water.
Turkish: Eskiden çok kola içerdim ama şimdi sadece su içiyorum.

English: In my house we drink a lot of beer.
Turkish: Benim evimde biz çok bira içeriz.

English: I don't drink a lot of beer.
Turkish: Çok bira içmiyorum.

English: I usually drink a lot of milk.
Turkish: Genellikle çok süt içerim.

Drink a lot ingilizcede ne demek, Drink a lot nerede nasıl kullanılır?

Drink : Emmek. İçki içmek. İçki. İçmek. Bitirmek. İçkiye harcamak. Buyurmak. Yutmak. Alkol almak. Şerefine içmek.

A : İngiliz alfabesinin birinci harfi. Bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Pek iyi. (herhangi) bir. Atom ağırlığı. Belirli bir tür veya nitelikteki. Herhangi bir. La (müzik terimi). Miktar belirtir.

Lot : Pay. Talih. Adçekme. Kura ile paylaştırmak. Kentin düzentasarına ve yasalara uygun olarak, üzerinde yanlız bir yapının yapılabileceği toprak parçası. bir kentin toprağının bölünebileceği en küçük birim. İşlik arsası. Lot. Tenis, atletizm, iktisat, masa tenisi, sinema, televizyon, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Taksim etmek. Aynı koşullarda ve zamanda üretilen, ambalajı, ambalaj büyüklüğü, sınıfı, tipi, çeşidi ve boyu aynı olan ürün örnekleri veya ambalajları topluluğu.

 

Drink a toast : Kadeh kaldırmak.

Drink a toast to : -nın şerefine içmek. Bir kimsenin veya şeyin onuruna içmek. -a içmek.

A lot more : Çok daha fazla. Daha fazla kez. Daha fazla.

A hell of a lot : Sürüsüne bereket. Çok fazla. Bir yığın. Birçok. Çok fazla miktarda. Bir sürü.

Have a lot on the ball : Her tarakta bezi olmak.

And a lot more : Çok daha fazlasıyla.

A whale of a lot : Pek çok. Çok.

İngilizce Drink a lot Türkçe anlamı, Drink a lot eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drink a lot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bibler : Tulum. İş önlüğünün üst kısmı. Mutfak önlüğü. Çocuk önlüğü. Göğüslük. Mama önlüğü. Önlük. Bebek önlüğü. Eğri ağızlı alaturka musluk.

Bend the elbow : Kafaları çekmek. Kafayı çekmek. Aşırı içmek.

Bibbing : İş önlüğünün üst kısmı. Tulum. Mutfak önlüğü. Çocuk önlüğü. Bebek önlüğü. Göğüslük. Eğri ağızlı alaturka musluk. Önlük. Mama önlüğü.

Hit the bottle : Kendini içkiye vermek. İçki içmek. Kafayı çekmek. Kendini içkiye vurmak. Sarhoş olmak. Çok içki içmek. Kendini alkole vermek. Küp gibi içmek.

Have one over the eight : Çakırkeyif olmak. Azıcık alkollü olmak. Şişede balık olmak. Aşırı derecede içmek. Küfelik almak.

Lushed : Çok sulu. Özlü. Çok içirmek. Ayyaş. Yemyeşil. Sulu. Lezzetli. Otları veya bitkileri gür olan (yer). İçkici tip.

Bib : Göğüslük. Bebek önlüğü. İş önlüğünün üst kısmı. Alkolik olmak. Çocuk önlüğü. Mutfak önlüğü. Eğri ağızlı alaturka musluk. Tulum. Mama önlüğü.

 

Lush : Çok sulu. Sulu. Bol. Özlü. İçkici tip. Lezzetli. Yemyeşil. İçkici. Cafcaflı.

Booze up : Alem. Cümbüş. Sarhoş olana kadar içmek. İçki alemi.

Drink a lot synonyms : drink deeply, drink like a fish, drink heavily, drink to excess, bibbed, bibs.