Drive in a stake türkçesi Drive in a stake nedir

  • Kazık çakmak.

Drive in a stake ingilizcede ne demek, Drive in a stake nerede nasıl kullanılır?

Drive : Araba kullanmak. Tenis, bilgisayar, bilişim, eğitim, gitar, basketbol, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Zorlamak. Açlık, susuzluk, cinsel istek gibi ancak bir etkinlikle sona eren ya da hafifleyen fizyolojik ya da ruhsal gerginlik. herhangi bir güdü ya da davranımı belirleyen şey. Önüne katmak. Topu genellikle arka çizgi yakınlarına düşürecek biçimde ve topa gidiş yönünde bir dönme hareketi vererek yapılan vuruş. Sürmek. Elektro gitardan alınan ses sinyalinin yükselteçte oluşan kirlenim seviyesi için belirleyici olan ve kirlenim ile doğru orantılı bir etken. Vurmak. Dürtü.

In : İçeri. İç. De. Çok moda olan. İktidardaki. Halinde. Mevsimi gelmiş. İçeri doğru yönelen. Gelmiş olan. Tutulan.

A : Miktar belirtir. Argonun simgesi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Belirli bir tür veya nitelikteki. Pek iyi. Bir. (herhangi) bir. Atom ağırlığı. Herhangi bir. Amperin simgesi.

Stake : Tehlikeye atmak. Kazık. İspalyaya bağlamak. Riske atmak. Umudunu bağlamak. Kazığa bağlamak. Desteklemek. Sırığa bağlamak. Rest çekmek. Bahis yapmak.

Drive in : İçeri girmek. Çakmak. İçeri sokmak. Gayret etmek. Kakmak.

 

Drive in motion picture theater : Arabayla girilen ve arabada oturularak film izlenen açık alan sinema salonu.

Drive in theater : Arabayla girilen ve arabada oturularak film izlenen açık alan sinema salonu.

Drive in restaurant : Arabayla girilip arabadan inmeye gerek kalmadan yiyecek alınabilen yer. Müşterilerine arabalarında servis yapılan lokanta.

Drive in bank : Otobank.

İngilizce Drive in a stake Türkçe anlamı, Drive in a stake eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drive in a stake ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pales : Rengi solmak. Solgun. Sönük kalmak. Solmak. Sınırlandırmak. Rengi atmak. Soluk. Kazığa oturtmak. Sarartmak.

Paled : Parmaklıklı. Kazığa oturtmak. Sınırlandırmak. Rengi atmak. Solmak. Sönük kalmak. Çitli. Rengi solmak. Soldurmak.

Pile : Hav. İstiflemek. Küme. Direk. Yığıl. Tepeleme doldurmak. Yığınak yapmak. Stoklamak. Stok yapmak. Kazık döşemek.

Paler : Benzi atmış. Rengi solmak. Solmak. Sarı. Sönük kalmak. Sarartmak. Soluk. Soldurmak. Açık.

Pale : Sönük kalmak. Kazığa oturtmak. Sarartmak. Solmak. Solgun. Rengi solmak. Sınırlandırmak. Soldurmak. Soluk.

Piled : İstif etmek. Stoklamak. Yığmak. Stok yapmak. Kazık döşemek. Tepeleme doldurmak.