Dst türkçesi Dst nedir

  • Daylight saving time (yaz saati).
  • Akşamın erken saatlerinde daha fazla gün ışığından yararlanmak üzere saatlerin bir saat ileri alındığı zaman.
  • [#yaz+saati Yaz saati uygulaması].

Dst ile ilgili cümleler

English: Can you tell the difference between granite and sandstone?
Turkish: Granit ve kumtaşı arasındaki farklılığı söyleyebilir misiniz?

English: Ali is doing a handstand.
Turkish: Ali amuda kalkıyor.

English: Can you do handstands?
Turkish: Amuda kalkabilir misin?

English: Ali is the kind of person that, in the midst of disaster, always finds something to laugh about.
Turkish: Ali felaketin ortasında her zaman hakkında gülecek bir şey bulan kişi türüdür.

English: Ali's headstrong.
Turkish: Ali dik başlı.

Dst ingilizcede ne demek, Dst nerede nasıl kullanılır?

Dstdev : Vseçstdsapma.

Dstdevp : Vseçstdsapmas.

Amidst : Ortasına. Ortasında. Arasında. Arasına.

Argillaceous sandstone : Killi kumlası. Killi kumtaşı.

Bandstand : Orkestranın yeri. Müzik topluluğu için yapılmış yüksek yer. Bando yeri. Sahne. Açık havada çalan müzik topluluklarına özgü ve çoğu zaman üstü kapalı platform. Bando için yapılmış yer.

Bloodstain : Kanın sebep olduğu leke. Kan lekesi.

Bedsteads : Yataklık. Karyola.

Bedstraws : Yoğurtotu. Şilte otu. Şiltelik saman.

 

Bedstand : Komodin.

Bandstands : Sahne. Orkestranın yeri. Bando için yapılmış yer. Açık havada çalan müzik topluluklarına özgü ve çoğu zaman üstü kapalı platform. Bando yeri.

İngilizce Dst Türkçe anlamı, Dst eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dst ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Radioactive dust : Radyoaktif toz.

Summer time : Yaz saati. Yaz sögeni.

Detritus : Aşınma döküntüsü. Aşıntı. Akvaryum tabanına toplanan artıklar. Kırıntı malzemeler. Dış etkilerle ufalanmış, parçalanmış, moloz durumundaki kayaç ve canlı kalıntıları. Kaya döküntüsü. Kum ve taş parçası. Döküntü. Parçalanık döküntü.

Day light saving time : Gün ışığından daha fazla yararlanarak enerji tasarrufu sağlamak amacıyla bir ülkede saatlerin yaz döneminde ileriye ve kış döneminde geriye alınması.

Rubble : Yapı molozu. Taş dolgu. Sel taşı. Enkaz. Moloz. Moloz çakıltaşı. Yapı enkazı. Taş yığını. Blokaj taşları. Blokaj için kullanılan taşlar.

Scrap : Ufak parça. Kırık dökük eşya. Kapışmak. Peletlendikten sonra parça irilikleri granül forma küçültülmüş olan yem. Hurda. Kırpıntı. Dalaş. Paçavra. Parça. Kavga etmek.

Particulate : Partikülat. Çözünmez. İri parçacıklı. Katı parçacık. Özellik.

Daylight saving : Saati standart zamanın bir saat ilerisine geçirerek akşamları gün ışığından bir saat daha faydalanma.

Slack : Gevşek. Tembel. Durgunlaşmak. Durgun. Yavaşlatmak. Gevşeklik. Tembellik etmek. Gayretsiz. Gevşetmek.

Junk : Boktan şey. Süprüntü. Çöp. Uyuşturucu. Hurda. Eskici. Hurda demir. Iskartaya çıkarmak. Ivır zıvır. Döküntü.

 

Dst synonyms : particulate matter, chalk dust, rubbish, daylight saving time, fallout, trash, debris.

Dst zıt anlamlı kelimeler, Dst kelime anlamı

Dirty : İğrenç. Ahlaksız. Rezil. Pisletmek. Açık saçık. Bulaştırmak. Lekelemek. Muzur. Aşağılık. Kirli.

Cardinal : En önemli. Parlak kırmızı. Katolik başpapazı. Belli başlı. Baş. Önemli. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ispinozgiller (fringillidae) familyasından, 20 cm kadar uzunlukta, kuzey amerika'da yaşayan bir tür. Kardinal kuşu. Esaslı. Ana.