Rubble türkçesi Rubble nedir

  • Sel taşı.
  • Suların getirdiği taşlar.
  • Blokaj için kullanılan taşlar.
  • Yapı molozu.
  • Taş dolgu.
  • Taş yığını.
  • Yapı enkazı.
  • Moloz çakıltaşı.
  • Döküntü.
  • Moloz.
  • Blokaj taşları.
  • Çakıl (dere).
  • Enkaz.

Rubble ile ilgili cümleler

English: There is a pile of rubble where the building used to be.
Turkish: Binanın olduğu yerde bir moloz yığını var.

English: The building was reduced to rubble.
Turkish: Bina moloz haline geldi.

English: A three year-old boy and an 88 year-old woman have been rescued after being burried under rubble.
Turkish: 3 yaşındaki erkek çocuk ve 88 yaşındaki kadın moloz altında gömüldükten sonra kurtarıldı.

English: There is a large pile of rubble where the school building used to be.
Turkish: Okul binasının olduğu yerde büyük bir moloz yığını var.

Rubble ingilizcede ne demek, Rubble nerede nasıl kullanılır?

Rubble stone : Moloztaş. Moloz taşı. Taş. Blokaj taşı. Moloz taş.

Rubbles : Blokaj taşları. Enkaz. Blokaj için kullanılan taşlar. Moloz çakıltaşı. Yapı molozu. Moloz. Taş dolgu. Taş yığını. Döküntü. Yapı enkazı.

Rubblestone : Enkaz. Döküntü. Moloz. Bir binanın yıkımından veya çöküşünden sonra geride kalan kırık malzeme parçaları.

Rubblework : Moloztaş duvar. Moloz kagiri.

Rubbed : Ovalamak. İdare etmek. Kazımak. Klişe çıkarmak. Ovuşturmak. Sürtünmek. Pürüzleri alınmış. Geçinip gitmek. Friksiyon yapmak. Ovmak.

 

Rubber check : Karşılıksız çek.

Rubber : Perdah taşı. Biyoloji, kimya alanlarında kullanılır. Su geçirmez yapmak. Üç oyundan ikisini kazanma. Kaput. Doğal ya da yapay kauçuklara halk dilinde verilen ad. Merakla bakınmak. Masajcı. Kauçuk. Lastik ayakkabı.

Rubbel seal : Ağırşaklı durduraçlarda yuvgu ile itici arasında sızdırmazlık sağlayan lastik bilezik. Durduraç yuvgu sızdırmazı.

Rubber bumper : Kauçuk tampon.

Rubber dinghy : Lastik bot türü. Lastik sandal.

İngilizce Rubble Türkçe anlamı, Rubble eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rubble ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cairn : Tepe biçiminde mezar. Dağ tepesine yığılan taş. Höyük. Taş yığını halinde anıt. Taş yığını halinde mezar. Kurgan. Yığılan taş kümesi.

Wreckage : Hurda. Gemi enkazı. Kalıntı. Kazadan geri kalan parçalar. Hasar. Zarar. Yıkıntı. Çöküntü.

Slack : Gevşetmek. Uyuşuk. Gayretsiz. Tembel olmak. Hafiflemek. İhmalci. Durgunlaşmak. Tembellik etmek. Laçka. Tembel.

Dust : Toz halinde bir maddeyle kaplamak. Toz bulutu. Toz. Katıların fiziksel etkilerle ufalanması sonucu oluşan, tane irilikleri yaklaşık bir mikron büyüklüğünde parçacıklar. Toz serpmek. Yanıltmak. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Toz toprak. Pudra. Almak.

Detritus : Kaya döküntüsü. Aşıntı. Hayvan ve bitkilerin bozunması ile oluşan organik enkaz. Kum ve taş parçası. Seri. Parçalanık döküntü. Taş döküntüsü. Akvaryum tabanına toplanan artıklar. Aşınma döküntüsü.

 

Salvages : Tahlisiye. Batmış gemiyi yüzdürmek. Kurtarılan eşya. Değerlendirmek (hurda vb.). Eşya kurtarmak. Kazaya uğrayan gemiyi kurtarmak. (yangından veya kazadan) kurtarmak. Kurtarmak. Kurtarma. Denizde mal ve can kurtarma.

Fallout : Atık. Serpinti. Yansımalar. Nükleer bir patlama nedeniyle havaya yayılan radyoaktif madde. Yan ürün. Radyoaktif serpinti. Nükleer atık. Atom bombası serpintileri. Nükleer patlamada yayılan.

Swine : Pis herif. Hınzır. Kereste. Domuz.

Ruins : Yıkıntı. Çöküş. Kalıntılar. Kalıntı. Yıkı. Harabe. Yıkma. Ören. Yıkıntılar.

Rubble synonyms : rubbles, swines, duff, screes, wracks, carcasses, eruption, castoffs, scrap, wreck, talus, dilapidated, carcass, down at the heels, rubbish, down at heel, debris, down at the heel, cuttings, wrack, castoff, lemon, carcase, levees, trash, duffs, salvage, dreg, stone pack, dregs of society, junk, levee, comber waste.

Rubble ingilizce tanımı, definition of Rubble

Rubble kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Broken bricks, etc., used in coarse masonry, or to fill up between the facing courses of walls. Water-worn or rough broken stones.