Hurda nedir, Hurda ne demek

Hurda; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Eski maden parçası.
  • İşe yarayamayacak derecede bozulmuş, zarar görmüş
  • Parçalanmış, döküntü durumuna gelmiş.

"Hurda" ile ilgili cümleler

  • "Sonra birdenbire duruluvermiş. Oturmuş demir hurdaların üstüne." - N. Hikmet

Yerel Türkçe anlamı:

Çapa ile eşilen toprağın ince kısmı.

Burada (bk. borda, bura)

< Far. hurde: hurda; sahtekârlık; bk. ayrıca hille

Şurada

Topraktan yapılmış olan küçük su testisi.

Hurda hakkında bilgiler

Hurda, kullanım dışında olan malzemenin posasıdır. Hurda birçok materyali içinde barındırabilir. Hurda türevleri olarak en yüksek değerli olanlar metal türevleridir.

Hurda ile ilgili Cümleler

  • Bu araba bir hurda.
  • Eski araba hurda için alındı.
  • Eski arabam şimdi hurdalıkta.
  • Eski araba hurda için alınıyor.
  • Arabam bir hurda.
  • Ali bir hurdacıydı.
  • Web kocaman bir hurdalıktır.

Hurda anlamı, tanımı:

Hurdası çıkmak : Eşya, kullanılmayacak duruma gelmek, eskimek.

Hurdaya çevirmek : İşe yaramaz duruma getirmek.

Hurdahaş : Onarılamayacak biçimde kırılıp parçalanmış, paramparça.

Hurdacı : Hurda alıp satan kimse.

Hurdacılık : Hurdacının yaptığı iş.

Hurdahaş etmek : Kırıp dökmek, parçalamak.

Hurdahaş olmak : Kırıp dökülmek, paramparça olmak. aşırı ölçüde yorulmak.

Hurdalık : Hurda yığını. Hurdanın atıldığı yer.

 

Hile hurda bilmemek : Aldatma yollarını bilmemek.

Hilesi hurdası yok : "yalanı dolanı yok" anlamında kullanılan bir söz.

Maden : Maden ocağı veya maden işletmesi. Uyuşturucu, esrar, eroin. Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral. Metal. Bu mineralden yapılmış. Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak. Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri. Kolay ve iyi kazanç sağlayan iş veya parası elinden kolaylıkla alınan kimse.

Parça : Güzel, alımlı kız veya kadın. Nesne. Tane. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Pasaj. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Müzik eseri. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime.

Döküntü : Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk, kızarıklık vb. belirti. Değersiz, bayağı, ayaktakımından olan kimse. Bozuntu. Dökülmüş, saçılmış şeyler. Kâğıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâğıt veya karton artığı. İşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat. Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi. Bir topluluktan geri kalmış kimseler. Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.

 

Derece : Başarı gösterme. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Sıcaklıkölçer. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Denli, kadar. Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri.

Zarar : Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat.

Kullanım : Kullanma, yararlanma, tasarruf.

Eski : Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey. Geçerli olmayan. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz. Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı. Önceki, sabık. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan.

Hurda değer : Bir sabit varlığın veya yatırımın iktisadi ömrü sonundaki madde değeri.

Hurdalamah : Ufalamak.

Hurdalamak : Ufalamak.

Hurdan : Oradan Şuradan

Diğer dillerde Hurda anlamı nedir?

İngilizce'de Hurda ne demek? : adj. rattletrap

n. scrap, junk, salvage, write off

Fransızca'da Hurda : déchet [le], rebut [le], bric-à-brac [le]

Almanca'da Hurda : adj. schrottreif

Rusça'da Hurda : n. хлам (M), утиль (M), лом (M)

adj. макулатурный