Duces türkçesi Duces nedir

Duces ile ilgili cümleler

English: Effort produces fine results.
Turkish: Çaba güzel sonuçlar üretir.

English: A single person produces more meat than I expected.
Turkish: Bir tek kişi umduğumdan daha çok et üretir.

English: Education makes machines which act like men and produces men who act like machines.
Turkish: Eğitim insanlar gibi davranan makineler yapar ve makineler gibi davranan insanlar üretir.

English: Canada produces good wheat.
Turkish: Kanada iyi buğday üretir.

English: Japan produces a lot of good cameras.
Turkish: Japonya çok sayıda iyi fotoğraf makineleri üretir.

Duces ingilizcede ne demek, Duces nerede nasıl kullanılır?

Adduces : Kanıt göstermek. İleri sürmek (kanıt). Getirip göstermek. Örnek vermek. Vermek örnek. (kanıt) ileri sürmek. (delil) göstermek. Getirmek. Vermek (örnek). (örnek) vermek.

Conduces : Götürmek. Yol açmak. Katkıda bulunmak. Yardım etmek. Neden olmak. Gerektirmek.

Deduces : Çıkarsamak. Gelişimini izlemek. İstidlal etmek. Anlamak. Ortaya çıkarmak. Çıkarsama yapmak. Sonuç çıkarmak. Sonucuna varmak. Sonuca varmak. Görüşüne varmak.

Educes : Çıkarmak. Ayırmak. Sonuç çıkarmak. Sonuca varmak.

Induces : Neden olmak. Sebep olmak. Kandırıp yaptırmak. Kandırmak. Kışkırtmak. Tüme varmak. Sonuç çıkarmak. Uyarmak. Teşvik etmek. İkna etmek.

 

Produces : Ürünler. Ürün. Sonuç. Mahsul.

Reduces : Zayıflatmak. İndirgemek. Bölmek. Ayırmak. Zorunda bırakmak. İndirmek. İnceltmek (boya). Yerine oturtmak (kırık). Dönüştürmek. Düşürmek.

Reintroduces : Yeniden tanıtmak.

Introduces : Takdim etmek. İçeri sokmak. Lanse etmek. Ortaya koymak. Tanıtmak. Getirmek. Sunmak. Öğretmek. Başlamak. Uygulamaya koymak.

Overproduces : Aşırıüretmek. Talebi aşan miktarda üretmek. Gereğinden fazla üretmek. Çok büyük miktarda üretmek. Fazla üretmek.

İngilizce Duces Türkçe anlamı, Duces eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Duces ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Commandant : Kumandan. Amir.

Dictator : Yazdıran kimse. Dikte eden kimse.

Apostle : Apostol. Önder. Öncü. Bir hareketin lideri. Misyoner. Dönme. İnanç ve öğütlerini yaymak için isa peygamberin görevlendirdiği 12 kişiden her biri. Döneklik.

Big boss : Kontrolü elinde bulunduran kimse. Patron. Büyük patron. En tepe adam. Baş yönetici (bir şirket büro firma vs'nin).

Autocrats : Saltıkçı. Otokrat.

Commander : Kumandan. Şef. Amir. Baş. Deniz binbaşısı. Tarikat şefi. Kumanda aleti. Önder. Başbuğ.

Dictatorial : Amirane. Zorgulu. Diktatörce.

Captain : Takımı temsil eden oyuncu. Başkomiser. Ustabaşı. Kumanda etmek. Takım başı. Postabaşı. Bir gemi veya uçağın idaresinden sorumlu kişi. Önder. Şef. Kaptanlık yapmak.

Captained : Kaptan. Bir gemi veya uçağın idaresinden sorumlu kişi. Baş garson. Başkomiser. Yönetmek. Kaptanlık yapmak. Kumanda etmek. Yüzbaşı. Kaptanlık etmek.

 

Duces synonyms : strongman, capt, captaining, cocks, commandants, commanders, archpriest, caudillos, cock of the walk, dictators, strong man, generals, chieftain, conductor, chieftains, caesar, cmdr, captains, imperator, leader, general, strongmen, caudillo, the big brother, fuhrer, conductors, honchos, autocrat, sardar, autarch, tyrannizer, fuhrers, cock.

Duces zıt anlamlı kelimeler, Duces kelime anlamı

Follower : Hizmetli. Destekçi. Peyk. Hayran. Ahşap başlık. Havari. Yandaş. Taraftar. Takipçi. Baskıcı.