Conduces türkçesi Conduces nedir

Conduces ingilizcede ne demek, Conduces nerede nasıl kullanılır?

Conduce to : Vesile olmak. Katkıda bulunmak. Yardım etmek. Neden olmak.

Conduce toward : Vesile olmak. Neden olmak. Yardım etmek.

Conduce : Neden olmak. Gerektirmek. Yol açmak. Götürmek. Yardım etmek. Katkıda bulunmak.

Conduced : Neden olmak. Gerektirmek. Katkıda bulunmak. Yardım etmek. Götürmek. Yol açmak.

Conducing : Neden olmak. Gerektirmek. Götürmek. Yardım etmek. Katkıda bulunmak. Yol açmak.

Conduct mark : Davranış notu. İlk ve orta dereceli okullarda öğrencilerin, genel ahlak ilkeleri ve okulca saptanmış kurallar karşısındaki tutum ve davranışlarını değerlendirmek üzere verilen not.

Conduct an investigation : Soruşturma açmak. İnceleme yürütmek.

Conduct a research : Araştırma yapmak. Araştırma yürütmek.

Conducive : Olanak sağlayan. Yol açan. Yardımcı. Sebep olan. Yardım eden. Neden olan. Vesile olan. Mucip olan.

Conduct : Yönetmek. Yürütmek. Kılavuzluk etmek. Olayların kendiliğinden akışı ya da yönlendirme sonucu izlediği süreç. Rehberlik etmek. Geçirmek. Davranış. İletmek. Yol göstermek. Yönlendirmek.

İngilizce Conduces Türkçe anlamı, Conduces eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conduces ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Assisting : Hazır bulunmak. Desteklemek. Yardımcı olmak. Asistanlık etme.

Entails : Kaosamak. Satılmaması koşuluyla vermek. Şarta bağlamak. İhtiyaçlar.

Accommodate with : Desteklemek. İle uzlaşmak. Donatmak.

Entailing : İcap ettirme. Satılmaması koşuluyla vermek. Kaosamak. Meşruten vakfetme. Belirli bir veraset usulüne göre verme. Şarta bağlamak.

Handle : Ele almak. Üstesinden gelmek. (meseleyi) ele almak. Sıkıştırma kolu. Taşınabilir alıcıların elde sağlamca tutulabilmesi için altta bulunan çıkıntısı. Meşgul olmak. Kullanmak. İdare etmek. Eğitmek. İşlemek.

Beggaring : Kerata. Çapkın. Sefalete düşürmek. Yoksullaştırmak. Dilenciye çevirmek. Fakirleştirmek. Dilenci. Herifçioğlu. Mahvetmek.

Cause : Dava. Sebebiyet vermek. Belli bir etki, bir devinim ya da değişime yol açan şey, bir olaya zorunlu olarak öngelen koşul. Sebeb. -e neden olmak. Doğurmak. Amaç. Olaylar arasındaki bağımlılık ya da birlikte değişme ilişkisinde bağımsız ve belirleyici konumda olan etken. bk. sonuç.

Conduces synonyms : make a contribution, afford assistance, conducing, arrest, beat a path, dictate, carries, betaking, bring about, lead, caused, demand, conduce to, betake, lend, begets, bear off, contributes, call forth, contribute to, bring along, aiding, brings, abet, perform, bear, bring forth, begot, aid, care, betakes, befriended, entail.

Conduces zıt anlamlı kelimeler, Conduces kelime anlamı

Inactivity : Hareketsizlik. Avarelik. Tesirsizlik. Etkisizlik. Tembellik. Üşengeçlik. Durgunluk.

Properness : Uygunluk. Münasip olma. Yakışık alma. Münasiplik. Uygun olma.

Propriety : Doğruluk. Münasip olma. Yerindelik. Edep. Yakışık alma. Görgü kuralları. Görgü kurallarına uyma. Adap. Adetlere uyma. Dürüstlük.

Conduces antonyms : impropriety, improperness.