Conduce toward türkçesi Conduce toward nedir

  • Vesile olmak.
  • Neden olmak.
  • Yardım etmek.

Conduce toward ingilizcede ne demek, Conduce toward nerede nasıl kullanılır?

Conduce : Götürmek. Gerektirmek. Neden olmak. Yardım etmek. Katkıda bulunmak. Yol açmak.

Toward : -in yanına doğru. Tarafına doğru. -e yakın (bir zaman). Çok şey vaat eden. Yönünde. E yakın. Bir şeyin ödenmesi olarak. Uysal. Karşı. E karşı.

Conduce to : Katkıda bulunmak. Yardım etmek. Neden olmak. Vesile olmak.

Conduced : Gerektirmek. Neden olmak. Yardım etmek. Yol açmak. Götürmek. Katkıda bulunmak.

Conduces : Neden olmak. Katkıda bulunmak. Götürmek. Yol açmak. Gerektirmek. Yardım etmek.

Gear toward : Yönünde seyretmek. -e doğru sürmek.

İngilizce Conduce toward Türkçe anlamı, Conduce toward eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conduce toward ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aid : Yardim etmek. El uzatmak. İane. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Yardımcı. Bir iktisadi karar biriminin kendi iktisadi gücünü ve olanaklarını başka birisi için kullanması. gelişmiş ülkelerin veya uluslararası kuruluşların, azgelişmiş ülkeleri iktisadi olarak kalkındırmak veya sosyal amaçlarla verdikleri çok düşük faizli veya karşılıksız aktarımlar. krş. bağış, bağlı kredi, bağlı olmayan kredi, koşullu kredi. İnfak. Yardımcı olmak. Alet.

 

Bring about : Orsa alabanda etmek (gemi). Doğurmak. Gerçekleştirmek. Yol açmak. Sebep olmak. Ortaya çıkarmak. İleri sürmek. Meydana getirmek. Husule getirmek. Beraberinde getirmek.

Begets : Babası olmak. Yol açmak. Yaratmak.

Begetting : Baba olmak. Peyda etmek. Yaratmak. Yol açmak. Babası olmak. Sebep olmak. Peydahlamak.

Bear somebody out : Haklı göstermek. Desteklemek.

Bring on : Tartışmak için ortaya bir konu getirmek. Gelişmesine neden olmak. Gelişmesini hızlandırmak. Geliştirmek. Gerçekleştirmek. İstenmedik bir işe yol açmak. Sebep olmak. Ortaya getirmek.

Assist at : Katılmak. Yer almak. Yardım etme. Hazır bulunmak.

Brought : Razı etmek. Getirtilen. Verilen. Kazandırmak. Getirmek. Celp olunan. Getirilmiş. İkna etmek. Vermek (ceza).

Assist : Sayı yaptırma. Asistanlık yapmak. Hazır bulunmak. İmdat. Asiste etmek. Desteklemek. Yardımcı olmak. Muavenet.

Caused : Sebep olmak. Sebep olmuş. Sebep olan. Yol açtı. Yol açmak. Sebep oldu. Mütevellit. Doğurmak. Meydan vermek.

Conduce toward synonyms : bear up, be of use, befriend, bear a hand, brings, abet, begot, begotten, bring forth, call forth, assisting, bring along, aiding, abets, conduce to, cause to, bear out, afford assistance, beget, assists, befriended, bring, cause.