Begets türkçesi Begets nedir

Begets ingilizcede ne demek, Begets nerede nasıl kullanılır?

Beget : Baba olmak. Babası olmak. Neden olmak. Yaratmak. Yol açmak. Vücuda getirmek. Sebep olmak. Peyda etmek. Peydahlamak.

Begetter : Vücuda getiren kimse. Sebep olan kimse. Baba.

Begetters : Sebep olan kimse. Baba.

Begetting : Babası olmak. Peydahlamak. Yol açmak. Peyda etmek. Baba olmak. Sebep olmak. Yaratmak. Neden olmak.

Beg for : Dilemek. El açmak. İstemek.

Beg to differ : İzin isteyerek karşı çıkmak. Müsaadeyle aynı fikirde olmamak. Müsaade isteyerek karşı çıkmak. İzninizle bu düşüncede değilim. Aynı düşüncede olmamak. Aynı fikirde olmamak.

Beg somebody off : Affettirmek.

Beg pardon : Efendim. Af dilemek. Ne dedin.

Beg your pardon : Pardon. Özür dilerim. Affınızı dilerim. Affedersiniz.

Beg the question : Cevap vermek istememek. Doğru farzetmek (iddia). Kanıtlanmış farzetmek. Sorunu halledilmiş saymak. Cevaplamaktan kaçınmak.

İngilizce Begets Türkçe anlamı, Begets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Begets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Composes : Eser yaratmak. Arabuluculuk yapmak. Yazmak. Yatıştırmak. Meydana getirmek. Toparlamak. Oluşturmak. (aralarındaki anlaşmazlıkları) gidermek. Düzenlemek.

 

Set upon : Kışkırtmak. Üzerine hücum etmek. Üzerine koymak. Tahrik etmek. Taarruz etmek. Çullanmak. Üzerine saldırmak. Saldırmak.

Sire : Majesteleri. Baba. Baba olmak. Ata. Bir hayvanın babası. Efendim. Peder. Efendimiz.

Chivy : Kovalamak. Avlamak. Sıkmak. Rahatsız etmek.

Conduce : Katkıda bulunmak. Yardım etmek. Götürmek. Gerektirmek.

Bedevil : Altüst etmek. Delirtmek. Çileden çıkartmak. Bozmak. Şaşırtmak. Kafasını karıştırmak.

Create : Atamak. Oluşturmak. -e yol açmak. Yetki vermek. Düşmek. Meydana getirmek. İcra-i sanat etmek. Peyda etmek.

Bring : Belirtmek. Doğurmak. Getirmek. Kandırmak. Kazandırmak. Vermek (ceza). Ayıltmak. Razı etmek. Sebebiyet vermek.

Attack : Hücum. Akın. Atılım. Sayı yapmak üzere karşı takım kalesine doğru genellikle topluca girişilen eylem. Tutulmak. Saldırıda bulunmak. Doğrudan doğruya sayı kazanmak amacıyla yapılan hamle. Aşındırmak. Uğraşmak. Atak.

Created : Yapmak. Yaratılan. Yaratıldı. Oluşturulma. Oluşturmak. Yetki vermek. Yaratma tarihi. Meydana getirmek. Oluşturma.

Begets synonyms : chevvy, set on, provoke, sired, bring into the world, bring about, vex, get to, chafe, assault, rile, bother, gravel, bring on, siring, assail, hassle, call forth, beat a path, harass, begot, sires, torment, fathering, conceive, devil, caused, bring into being, blaze the trail, annoy, begetting, haze, molest.