Set upon türkçesi Set upon nedir

  • Kışkırtmak.
  • Taarruz etmek.
  • Üzerine koymak.
  • Tahrik etmek.
  • Çullanmak.
  • Üzerine saldırmak.
  • Saldırmak.
  • Üzerine hücum etmek.

Set upon ingilizcede ne demek, Set upon nerede nasıl kullanılır?

Set : Kalkan. Tenis, atletizm, bilgisayar, fizik, uzay, voleybol alanlarında kullanılır. Dekor kurmak. Bir gökcisminin gözerimi altına inmesi eylemi. İnatçı. 800 metreye dek düzenlenen koşularda, çıkış çizgisinde yerlerini alan yarışçıları dikkat durumuna getirmek için, çıkışçının kendi ana dilinde verdiği uyarı komutu. Aynı yapıdaki öğelerden oluşan topluluk. Rahatlatmak. Azimli. Oturtmak.

Upon : Üstünde. Göre. Üzerinde. İle. Üzerine.

Set a boat afloat : Tekneyi yüzdürmek.

Set a broken bone : Kırık bir kemiği yerine yerleştirmek. Kırık bir kemiği uygun yerine yerleştirmek.

Set a clock : Saati ayarlamak. Saati doğru zamana ayarlamak.

Set a good example : Ders olmak. İbret olmak. İyi örnek olmak. Örnek oluşturmak.

Set a date : Bir tarih belirlemek.

İngilizce Set upon Türkçe anlamı, Set upon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Set upon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Thrust into : Saplamak. Tutuşturmak. Sokmak. Oyulgalamak. Sokmak (bir başka şeyin içine). Hücum etmek. -e batırmak.

 

Aggravate : Çileden çıkarmak. Azdırmak. Darıltmak. Ağırlaştırmak. Zorlaştırmak. Kötüleştirmek. Kızıştırmak. Kızdırmak. Sinirlendirmek.

Sweep down on : Talan etmek. Yağmalamak.

Egging : Gaz verme. Cesaretlendirme. Çırpılmış yumurtayla kaplama. Yumurta atma. Teşvik etmek.

Aggravates : Kızıştırmak. Çileden çıkarmak. Sinirlendirmek. Ciddileştirmek. Şiddetlendirmek. Kötüleştirmek. Darıltmak. Azıştırmak. Ağırlaştırmak.

Antagonizing : Karşı çıkmak. Aleyhine çevirmek. Kızdırmak. Düşman etmek.

Commove : Kafasını karıştırmak. Toplumun şiddet duygularını körüklemek. Karıştırmak. Provoke etmek. Rahatsız etmek. Heyecanlandırmak. Zorla hareket etmeye neden olan. Şiddet ile hareket etmek.

Set on : Saldırtmak. Üstüne salmak. (köpeği vb) saldırtmak. Cesaretlendirmek. Açmak. Görevlendirmek. Saldırtmak (köpek vb.).

Antagonized : Düşman etmek. Kızdırmak. Aleyhine çevirmek. Karşı çıkmak.

Agitating : Üzmek. Propaganda yapmak. Çalkalanmak. Karıştırmalı. Sarsmak. Muharrik. Altüst etmek. Çalkalama. Çalkalamak. Karıştırma.

Set upon synonyms : agitate, beat up, assaulted, assaults, antagonised, attack, eggler, set at, aggress, lunged, antagonise, assailed, abetted, agitates, superimpose, disturbs, antagonising, assailing, abet, aggressed, abets, egg, antagonises, stormed, attacks, lap, lunging, beating up, superimposes, descend upon, storming, actuates, lunge.