Dug türkçesi Dug nedir

  • Kazılı.
  • Kazılmış.
  • Meme.

Dug ile ilgili cümleler

English: Ali dug a deep hole in the garden.
Turkish: Ali bahçede derin bir çukur kazdı.

English: A cellar was dug on top of the hill and they slowly moved the house from the road to the hill.
Turkish: Tepenin üstünde bir mahzen kazıldı ve onlar evi yavaşça yoldan tepeye taşıdılar.

English: Ali dug a hole in the backyard.
Turkish: Ali arka bahçesinde bir çukur kazdı.

English: Ali dug a hole in his front yard.
Turkish: Ali ön avlusunda bir çukur kazdı.

English: Ali dug a grave for his dog.
Turkish: Ali köpeği için bir mezar kazdı.

Dug ingilizcede ne demek, Dug nerede nasıl kullanılır?

Dug his own grave : Kendi mezarını kazdı. Bulunduğu duruma kendisi neden oldu. Kendi düşüşünü hazırladı.

Dug in : Kazılarak boşaltılmış. Hendek yapılmış. Oyulmuş. Kazılmış.

Dug out : Kazıp çıkarmak. Arayıp çıkarmak. Kazıp ortaya çıkarmak. Deşmek. İncelemek. Arayarak bulmak. Keşfetmek. Kürekleyerek çıkarmak (gömülmüş birini veya bir şeyi).

Dug up : Gün yüzüne çıkarılmış. Keşfedilmiş. Meydana çıkarışmış. Bulunmuş. Belirsizliği giderilmiş.

Dugong : Denizinekleri (sirenia) takımının, dugonggiller (dugongidae) familyasından, 3 m kadar uzunlukta, hint okyanusu'nda yaşayan bir tür. Kızıl deniz ve hint okyanusu sularında yaşayan ve bitkiyle beslenen bir çeşit memeli hayvan. Kızıldeniz ve hint okyanusu sularında yaşayan ve bitki yiyerek beslenen çatal kuyruklu bir memeli türü. Avustralya dugongu. Dugung. Dugon.

 

Scullduggery : Hile (ayrıca skulduggery). Aldanma. Kandırma. Ayartma. Utanç. Aldatma. Hilekarlık. Dalavere. Kanma. Aldatmaca.

Dugouts : Sığınak. (ağaç gövdesinden yapılan) kano. Kütükten oyulan kayık. Yeraltı sığınağı. Yer altı sığınağı. Yedek kulübesi. Ağaç kütüğünden kayık.

Sculduggery : Hile (ayrıca skulduggery). Namussuzluk. Ayartma. Utanç. Hilekarlık. Aldatmaca. Dalavere. Hile. Aldatma. Kandırma.

Skulduggery : Kanma. Aldatma. Ayartma. Kandırma. Numara. Hilekarlık. Komplo. Aldanma. Hile. Dalavere.

Dugway : Utah eyaletinde şehir. Dağlık bölgelerdeki geçit yollar. Geçit.

İngilizce Dug Türkçe anlamı, Dug eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dug ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Breast : Göğüslemek. Koyun. Gönül. Yürek. Göğüs. Bağır. İç. Sine.

Dug in : Kazılarak boşaltılmış. Oyulmuş. Hendek yapılmış.

Mammary : Mememsi. Meme gibi. Memeli. Mamari. Omurgalı hayvanlardan memelilerin (mammalia) dişisinde bulunan ve canlı doğan yavrunun beslenmesini sağlamak üzere süt bezlerini kapsayan yapılar.

Bubbies : Memeler. Arkadaş. Kadın göğsü (halk ağzı). Göğüsler. Küçük bir erkek çocuğuna gayrıresmi hitap (argo terim). Kardeş.

Knockers : Memeler. Göğüsler. Kadın göğsü.

Excavated : Kazı yapmak. Kazmak. Oymak.

Mammary gland : Memeli hayvanların göğüs ya da kann bölgelerinde yerleşmiş süt salgılayan bezler. süt bezi. Meme bezi.

 

Lobes : Lop.

Inscribed : Kaydedilmiş. Tescil edilmiş. İz bırakmış. Yazılı. Kayıtlı. Müseccel. İçine çizilmiş.

Booby : En kötü oyuncu. Alık. Salak. Bir tür deniz kuşu. Sersem. Şapşal. Göğüs. Aptal. Enayi.

Dug synonyms : female mammal, ejector, ejectors, bubby, boobies, dugs, mamilla, mamma, lobe, jet.

Dug ingilizce tanımı, definition of Dug

Dug kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Formerly that of a human mother, now that of a cow or other beast. A teat, pap, or nipple.