Dug up türkçesi Dug up nedir

  • Bulunmuş.
  • Meydana çıkarışmış.
  • Belirsizliği giderilmiş.
  • Gün yüzüne çıkarılmış.
  • Keşfedilmiş.

Dug up ile ilgili cümleler

English: Before he went fishing, he dug up some worms for bait.
Turkish: O, balık tutmaya gitmeden önce, yem için yeri kazıp birkaç solucan çıkardı.

English: Have you dug up the potatoes?
Turkish: Patatesleri topladınız mı?

English: They dug up a box containing human remains.
Turkish: İnsan kalıntıları içeren bir kutuyu kazarak çıkardılar.

English: They dug up Tom's body and gave him a proper burial.
Turkish: Tom'un cesedini gömdüler ve ona yaraşır bir cenaze merasimi düzenlediler.

Dug up ingilizcede ne demek, Dug up nerede nasıl kullanılır?

Dug : Kazılı. Meme. Kazılmış.

Dug his own grave : Bulunduğu duruma kendisi neden oldu. Kendi mezarını kazdı. Kendi düşüşünü hazırladı.

Dug in : Hendek yapılmış. Oyulmuş. Kazılarak boşaltılmış. Kazılmış.

Dug out : Keşfetmek. Kürekleyerek çıkarmak (gömülmüş birini veya bir şeyi). İncelemek. Kazıp ortaya çıkarmak. Arayıp çıkarmak. Kazıp çıkarmak. Deşmek. Arayarak bulmak.

Act up : (hastalık vs.) nüksetmek. Dert açmak. Yaramazlık etmek. Sorun çıkarmak. Arıza çıkarmak. Aktifleşmek. Kötü davranmak. Gösteriş yapmak. Yaramazlık yapmak. Teklemek.

 

Add up : Üst üste koymak. Toplamak. Tekabül etmek. Toplamını bulmak. Akla yatkın olmak. Anlamına gelmek. Bir anlamı olmak. Belli olmak. Bir arada toplamak. Toplama yapmak.

İngilizce Dug up Türkçe anlamı, Dug up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dug up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scouted : Reddetmek. Keşif yapmak. Keşfetmek. Tepmek. Keşfe çıkmak.

Contrived : Danışıklı. Zoraki. Uyduruk. Yapay. Başarılmış. Açıkça planlanmış veya tasarlanmış. Uydurma. Yapmacık. Zahmetli.

Finding : Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç. Kalıntı. Bulma. Karar. Keşfedilmiş şey. Bulunmuş şey. Sonuç. Keşif. Bulgu.

Located : Değişmeyen. Yerleşik. Yerleşmiş. Kain. Yeri tayin edilmiş. Var olan. Yerleştirilmiş. Tespit edilmiş.

Explored : Muayene etmek. Araştırmak. Keşfetmek. Kontrol etmek.