Dunk türkçesi Dunk nedir

Dunk ingilizcede ne demek, Dunk nerede nasıl kullanılır?

Dunked : Bandırmak. Smaç. Çaya batırmak. Banmak. Batırmak. Daldırmak. Kahveye batırmak.

Dunker : Alman kilisesi üyesi. Alman brethenler kilisesi üyesi (1708'de almanya'da kurulan ve daha sonra abd'de tanınan). Alman-amerikan grubu üyesi (alman brethren baptist ) askeri hizmet ve yasal yeminlere karşı olan ve vaftizi yoğun bir şekilde uygulayan.

Dunkers : Alman kilisesi üyesi. Alman-amerikan grubu üyesi (alman brethren baptist ) askeri hizmet ve yasal yeminlere karşı olan ve vaftizi yoğun bir şekilde uygulayan. Alman brethenler kilisesi üyesi (1708'de almanya'da kurulan ve daha sonra abd'de tanınan). Dunker.

Dunking : Banmak. Bandırmak. Daldırmak.

Dunkirk : Kuzey fransa'da bir liman. New mexico eyaletinde şehir. New york eyaletinde yerleşim yeri. Abd'de birkaç şehir ismi. Ohio eyaletinde yerleşim yeri. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Kriz. İndiana eyaletinde şehir. 1940'ta britanyalı seferi güçlerinin tahliye edildiği yer.

Dundee : Minnesota eyaletinde şehir. Florida eyaletinde yerleşim yeri. İskoçya'da şehir. İowa eyaletinde şehir.

Dunces : Mankafa. Kolay öğrenemeyen kimse. Ahmak. Odunkafalı. Dangalak. Geri zekalı. Kalın kafalı. Aptal. Cahil kimse.

 

Dun : Dun. Karanlık. Ödenmesini istemek. Boz renk. Sıkıştırmak. Zorla alacağını istemek. Alacağını istemek. Boz. Esmer. Borçlusunu sıkıştıran alacaklı.

Dunks : Daldırmak. Batırmak. Çaya batırmak. Kahveye batırmak. Banmak. Smaç. Bandırmak.

Dunce cap : Ahmak şapkası. Uzun koni şeklinde olan ve bir zamanlar zayıf not alan veya tembel öğrencilere ceza olarak giydirilmiş olan bir şapka.

İngilizce Dunk Türkçe anlamı, Dunk eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dunk ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Soak : Emmek. Yumruk atmak. Demlemek (çay). Islanmak. Suya girmek. Çok içmek. Sırsıklam olmak. Çekmek. Islatmak.

Bankrupt : Borcunu ödeyememiş. Batkın. İflas. İflas ettirmek. Batmış. Çökertmek. Yükümlülüklerini yapmaya, borçlarını ödemeğe gücü olmayan ve bu nedenle batkınlıklarına karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler. Mahvetmek. İflas etmiş kimse.

Bollix : Saçmalık. İçine etmek. Eline yüzüne bulaştırmak. Perişan etmek. Yok etmek. Saçma. Berbat etmek. Bozmak. Altüst etmek.

Immerge : Dalmak.

Immerses : İçine batırmak. Suya batırmak. Sokmak. Gömmek. Suya daldırmak.

Bring to ruin : Mahvetmek. Berbat etmek. Perişan etmek.

Douses : Üzerine su serpmek. Suya sokmak. Sulamak. Dulamak. Suya daldırmak. Söndürmek. Lumbarı kapamak. Islatmak.

Duck : Anatinae alt familyasından hemen hemen dünyanın tüm sulak bölgelerinde yaşayan perde ayaklı su kuşlarına verilen ad. Sesi kısmak. Dalmak. Ördek. Başını eğerek savuşturmak. Daldırıp çıkarmak. Batmak. Kaytarmak. Sıvışmak.

Douse : Islatmak. Söndürmek. Lumbarı kapamak. Suya sokmak. Suya daldırmak. Üzerine su serpmek. Sulamak. Dulamak.

 

Dunk synonyms : stuff shot, slam dunk, basketball shot, dunk shot, dunking, immersing, sop, sopped, sops, dunks, breaks, bollixing, souse, blooping, immerse, bankrupted, bankrupts, bury, bollixed, blooped, plunge, demerge, decried, dip up, bollixes, dipped, buries, soaks, break, dunked, dips, decries, bankrupting.