Ear lobe türkçesi Ear lobe nedir
- Kulak memesi.
- Kulağın alt ucunda bulunan yuvarlak çıkıntı.
- Kulak kepçesinin küpe takılan alt bölgesi.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Ear lobe ile ilgili cümleler
English: I wonder what ear lobes are for?
Turkish: Kulak memelerinin ne işe yaradığını merak ediyorum.
English: I wonder why we have ear lobes?
Turkish: Neden kulak memelerimiz olduğunu merak ediyorum.
Ear lobe ingilizcede ne demek, Ear lobe nerede nasıl kullanılır?
Ear : Başaklanmak. Çıkıntı. İşitme duyusu. Kulak. İşitme organı; memelilerde dış, orta ve iç kulak bölgelerinden oluşan yapı. Kulp. Dikkat. Kulak verme. Başak.
Lobe : Bir organ ya da bir yapının az çok yuvarlak olan bir çıkıntısı ya da parçası. Kulak memesi. Herhangi bir kılganın yuvarlak bölümü. Lob. Bir organ veya yapının az çok yuvarlak olan bir çıkıntısı veya parçası. Lop. Yana yatmak. Dilim. Yuvarlakça kısım.
Ear ache : Kulak ağrısı.
Ear canal : Kulak yolu. Kulak kanalı.
Ear canal resection : Kulak yolunun rezeksiyonu. Dış kulak yangısının medikal tedavilerle iyileşmediği ve vejatatif üremelerle kulak yolunun tıkandığı durumlarda dış kulak yolunun ameliyatla uzaklaştırılması. hinz, zepp ve bunun gibi pek çok yöntemle dış kulak yolu uzaklaştırılabilir.
Ear doctor : Kulak doktoru.
Ear cutting forceps : Kulak kesme pensi. Kulağı sıkıştırmaya yarayan iki şubesi bulunan, uçlarından vidalarla sıkıştırılan, bu subelerin birbirine karşı gelen yüzleri dişli olan pens. bunların düz veya s biçiminde kıvrık olanları vardır.
İngilizce Ear lobe Türkçe anlamı, Ear lobe eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ear lobe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Lobe of the ear : Kulakmemesi.
Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.
Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.
A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Ear lobe synonyms : acacia, aardvark, lobe, abo blood groups system, a site, a chromosome, earlobe, lobules, abramis zone, earlobes, abacus bodies.

Bu kısımda Ear lobe kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ear lobe ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ear lobe anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ear lobe ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.