Early lunch türkçesi Early lunch nedir

  • Erken öğle yemeği.

Early lunch ile ilgili cümleler

English: I had an early lunch.
Turkish: Erken bir öğle yemeği yedim.

English: It's nearly lunchtime. Why don't we stop to have a bite to eat?
Turkish: Neredeyse öğle vakti. Neden bir lokma yemek için durmuyoruz.

English: We had an early lunch at school.
Turkish: Okulda erken bir öğle yemeği yedik.

English: We had an early lunch.
Turkish: Biz erken bir öğle yemeği yedik.

English: I ate an early lunch, so I'm pretty hungry now.
Turkish: Erken bir öğle yemeği yedim, bu yüzden şimdi oldukça açım.

Early lunch ingilizcede ne demek, Early lunch nerede nasıl kullanılır?

Early : İlk zamanlarında. Önceki. Erkenden. Erken. Eski. İlk. -in başlarında.

Lunch : Öğle yemeği. Öğle yemeği yemek.

Early abortion : Erken düşük.

Early bird : Erkenci. Sabahçı.

Early blastocyt : Embriyonik gelişmenin morula evresinden sonra blastosit oluşumundan başlayıp sarkma (hatching) evresinde bulunan embriyo. Erken blastosit.

Early childhood : İki yaşından başlayarak yedi sekiz yaşlarına dek süren gelişme dönemi. İlk çocukluk.