Earthed türkçesi Earthed nedir

  • Topraklanmış.
  • Toprakla örtmek.
  • Topraklı.
  • Topraklamak.

Earthed ingilizcede ne demek, Earthed nerede nasıl kullanılır?

Earthed aerial : Topraklanmış anten.

Earthed circuit : Topraklı devre. Topraklanmış devre.

Inearthed : Toprağa vermek. Gömmek. Defnetmek.

Unearthed : Topraktan çıkarmak. Deliğinden çıkarmak. Ortaya çıkarmak. Ortaya çıkarılmış. Deliğinden çıkarılmış.

Earthen : Toprak. Topraktan. Topraktan yapılmış. Kil.

Earthenware pot : Toprak çömlek. Çömlek.

Earthenware pipe : Künk. Toprak künk. Pişmiş toprak boru. Seramik boru.

Earth circuit : Toprak devresi.

Earth capacitance : Toprak kapasitesi.

Earth bound : Bir araziye veya dünya yüzeyine indirgenmiş olan. Katı bir şekilde toprağa bağlı. Maddi. Sadece dünyevi şeylerle ilgili olan.

İngilizce Earthed Türkçe anlamı, Earthed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Earthed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Foreland : Burun. Sahil çıkıntısı. Ön ülke. Ön saha. Sürülmemiş arazi. Çıkıntı. Ön bölge.

Champaign : Kır. İllinois eyaletinde şehir. Toprağın açık düz alanı. Ova.

Grounded : Evde kalma cezası almış. Oturmuş veya ayakları yere basan. Çakılıp kalmış. Havalanamayan. Aklı başında. (evden çıkamama) cezalı. Karaya oturmuş. Gerçekçi.

 

Peninsula : Ohio eyaletinde yerleşim yeri. Yarımada. Yarım ada. Ana kara ile bağlantı kurduğu kıstak yöresi dışında, üç yanından denizle çevrilmiş kara parçası. Üç tarafı denizlerle çevrili yer.

World : Sömürgeci devletlere, genel olarak günümüz dünyasındaki büyük güçlere karşı uluslararası düzeyde aralarında bir ölçüde dayanışma gerçekleştirmiş bulunan asya, afrika, güney amerika'nın geri kalmış devletlerinin tümü. Yer. Yeryüzü. Toplum. Diyar. Cihan. Arz. Üçüncü dünya. Evren.

Earthy : Toprağımsı. İncelikten yoksun. Toprağa benzer. Maddi. Bedensel zevklerle ilgili. Bedensel. Kaba. Bedendel zevklerle ilgili. Dünyevi.

Timber : Biçilmiş ağaç. Yetişmekte olan kerestelik ağaçlar. Ağaç direk. Malzeme. Ağaç. Bir cismin titreşiminden çıkan sesi, başka nitelikteki bir özdeğin aynı yükseklikteki sesinden ayıran özellik. Kalas. Fizik, madencilik alanlarında kullanılır. Tını. Kiriş.

Land : Vatan. Toprak. Arsa. Aynı türden toprak parçası. Yere inmek. Çakmak. Karaya ayak basmak. Bir üretim faktörü olarak üretimin gerçekleştirildiği, korunabilen ancak yenilenemeyen, doğal kaynakları sağlayan ortamlardan biri. Karaya indirmek.

Timberland : Kerestelik ağaçların yetiştiği arazi. Ormanlık arazi.

Floor : Cimnastik alıştırmalarında, vücudun değişik bölümlerine dayanak ve direnç sağlayan yüzey. İşliklerde film çevirmekte kullanılan uzun, geniş, yüksek, hangar biçiminde, içinde aydınlatmayı, alıcı devinimlerini, bezem kurmayı kolaylaştıracak düzeni bulunan yapı. tv. bir yayının hazırlandığı işlik ya da işliğin bir bölümü. Döşemek. Taş döşemek. Şaşırtmak. Kat. Yere yıkmak. Yeri kaplamak. Tam gaz vermek. Köklemek.

 

Earthed synonyms : coastal plain, physical object, van allen belt, hydrosphere, terra firma, neck, landmass, forest, globe, sky, mainland, beachfront, field, archipelago, earth, ness, atmosphere, wonderland, lithosphere, isthmus, woodland, earthiest, plain, earthier, terrene, solar system, air, object, oxbow, land mass, hemisphere, cape, terreous.

Earthed zıt anlamlı kelimeler, Earthed kelime anlamı

Unearned : Kazanılmamış. Çalışarak kazanılmamış. Havadan. Havadan kazanılmış. Hak edilmemiş. Haksız. Çalışmadan kazanılmış.

Decent : İnce. Hoş. Edepli. Uygun. Hoşgörülü. Nazik. Düzgün. Makul. Oldukça iyi. Dürüst.