Earworm türkçesi Earworm nedir

  • Ağza veya dile dolanan veya takılan şarkı.
  • Mantolu böcek.
  • Bir kimsenin aklına takılan ve kafasında sürekli tekrarlanan ezgi melodi veya şarkı.
  • Mısır yiyen güve larvası.

Earworm ingilizcede ne demek, Earworm nerede nasıl kullanılır?

Corn earworm : Sevdiği bitkiler arasında mısır, pamuk, biber, domates de bulunan, yeşil renkli ve çok obur tırtıl. Yeşil kurt.

Earworms : Bir kimsenin aklına takılan ve kafasında sürekli tekrarlanan ezgi melodi veya şarkı. Ağza veya dile dolanan veya takılan şarkı. Mantolu böcek. Mısır yiyen güve larvası.

Dearworth : Değerli.

Swearword : Lanet. Sövgü. Küfür.

Swearwords : Küfür. Lanet. Sövgü.

Earwig : Kulak kabartmak. 1,5 cm. boyunda, esmer kırmızı, gececi, erkeklerin arka ucu kıskaç biçimini alan ve tarımsal bitkiler için zararlı olduğu da söylenen otçul böcek. Kulak misafiri olmak. Kulağa. Gizlice dinlemek. Kulağakaçan. Eklem bacaklı hayvanlardan, böcekler (ınsecta) sınıfının, düz kanatlılar (orthoptera) takımından, 1.8 cm kadar büyüklükte, vücudu ince, uzun, ön kanatları kısa, art kanatları büyük, enine ve boyuna katlanarak ön kanatların altına yerleşmiş, bahçelere zarar veren bir tür. Kulağa kaçan.

Earwigging : Üstü kapalı söz ya da imalarla etki altına alma.

Clearwater : Abd'de bir nehir. Minnesota'da (abd) bir şehir. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Britanya columbia'sında (kanada) bir kasaba. Kansas'ta (abd) bir şehir. Kansas eyaletinde şehir. Florida eyaletinde şehir. Britanya columbia'sında (kanada) bir göl. Florida'da (abd) bir şehir. Bir soyadı.

 

Earwigs : Kulağa. Kulağakaçanlar. Kulağa kaçan. Gizlice dinlemek. Kulak kabartmak. Yarıbaşkalaşım gösteren ve genellikle hayvansal maddelerle beslenen, seyrek olarak otçul, gececi, kemirici, kısa kanatlı böcekler takımı. Kulağakaçan. Kulak misafiri olmak.

Bearwood : Birleşik devletler pasifik kıyılarına özgü ve pigmentler veren dikenli bir ağaç. Akdiken. Yalancı iğde.

İngilizce Earworm Türkçe anlamı, Earworm eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Earworm ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wiggler : Bir taraftan diğerine hareket eden şey veya kimse. Yersolucanı. Olta solucanı. Tezgah üzerinde parça kenarını veya ortasını bulmaya yarayan bir gereç. Toprak solucanı. Sivrisinek larvası. Solucan.

Angleworm : Yersolucanı. Solucan. Olta solucanı.

Vinegar eel : Sirke kurdu. 1-4 mm. uzunluğunda olup, sirke, şarap, mayalı hamur gibi ekşimeye uğramış bitkisel ortamlarda yaşayan ve insan üreme örgenlerinin raslansal asalağı da olabilen küçük solucan. (hayvan, özellikle tarımsal bitki sağlığı yönünden önem taşıyan yakın türleri de vardır.).

Nightwalker : Haydut. Soyguncu. Geceleri etrafı kolaçan eden kimse (özelikle kötü niyetle). Gece sokaklarda müşteri arayan orospu. Yersolucanı. Olta solucanı. Solucan.

Crawler : Yağcı. Bebek tulumu. Yaltakçı. Tırtıl zincirli taşıt. Tırtıl zincirli makine. Krol yüzücü. Sürünen. Sümüklüböcek. Palet. Paletli araç.

 

Vinegar worm : Sirke kurdu.

Red worm : Kızılsolucan. Yersolucanı. Erginleri, at, eşek ve katırların kalın bağırsaklarında, kurtçukları yine bu konakçıların kan damarlarında asalaklanarak, kızılkurt sancısına yol açan, en çok 25 mm. uzunluğunda ipliksolucan. Olta solucanı. Solucan. Kızılkurt.

Nematode : Yuvarlak solucanlar. İplikkurdu. İpliksolucanlar sınıfına bağlı türlerden her biri. Kancalıkurt. Mematot. Nematod. İplik kurdu. Yuvarlak kurt. Yuvarlak solucan.

Fishing worm : Olta solucanı. Yersolucanı. Balık yemi. Solucan.

Earworm synonyms : nematode worm, class oligochaeta, oligochaete worm, oligochaeta, anguillula aceti, oligochaete, fishworm, turbatrix aceti, earworms, nightcrawler, dew worm, roundworm.