Wiggler türkçesi Wiggler nedir

  • Tezgah üzerinde parça kenarını veya ortasını bulmaya yarayan bir gereç.
  • Bir taraftan diğerine hareket eden şey veya kimse.
  • Sivrisinek larvası.
  • Olta solucanı.
  • Solucan.
  • Yersolucanı.
  • Toprak solucanı.

Wiggler ingilizcede ne demek, Wiggler nerede nasıl kullanılır?

Wigglers : Yersolucanı. Solucan. Olta solucanı. Sivrisinek larvası. Bir taraftan diğerine hareket eden şey veya kimse. Toprak solucanı. Tezgah üzerinde parça kenarını veya ortasını bulmaya yarayan bir gereç.

Wiggle : Kımıldatmak. Kıpır kıpır oynatmak. Oynatmak. Kıpırdaşmak. Kıpırdatmak. Rahat durmamak. Oynamak. Kıpırdamak. Kıpır kıpır oynamak. Hareket etmek.

Wiggled : Kıvrılmak. Kıpırdamak. Kıpır kıpır oynatmak. Hareket etmek. Kıpır kıpır oynamak. Oynatmak. Kıpırdatmak. Kımıldatmak. Kıpırdaşmak. Oynamak.

Wiggles : Kıpır kıpır oynamak. Kıpırdaşmak. Kıpırdamak. Kıpır kıpır oynatmak. Kımıldatmak. Oynatmak. Kıpırdatmak. Oynamak. Rahat durmamak. Kıvrılmak.

Wigglier : Dalgalı. Daha kıvrak. Büklümlü. Kıvrımlı. Kıpırdayan. Kımıldayan. Kıvranan. Daha kıvrımlı.

Wiggly : Salına salına. Kıvrımlı. Dalgalı. Bir sağa bir sola hareket ederek. Kıvrak. Kımıldayan. Kıpırdayan. Büklümlü. Kıvranan.

Wiggling : Rahat durmamak. Kıpırdatmak. Kıvrılmak. Kıpırdanma. Kıpır kıpır oynamak. Kıpırdanan. Kıpırdamak. Oynatmak.

 

Wiggery : Peruk.

Earwigging : Üstü kapalı söz ya da imalarla etki altına alma.

Wiggliest : Kıpırdayan. Dalgalı. En kıvrak. Kımıldayan. Kıvrımlı. Büklümlü. Kıvranan. En kıvrımlı.

İngilizce Wiggler Türkçe anlamı, Wiggler eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wiggler ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Individual : Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, istençsel nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri. Birey. Bireysel. Biyoloji, eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kişi. İnsan. Tekil. Bir grup canlının yapı ve görevleri bakımından tek bir varlık olan tek bir organizması; tür meydana getiren ve çiftleşebilen organizmaların her biri. fert. Özgün. Özel.

Wriggler : Kurtçuk (sinek). Sinek lavrası. Her şeyden sıyrılan kimse. Kıvranan şey. Kurtçuk. Herşeyden sıyrılan kimse.

Soul : Kişi. Esas. Canlılık. Maneviyat. Simge. Dinlerin ve birtakım ikici felsefe öğretilerinin bedenden ayrı ve ölümsüz bir yaşamı olduğunu ileri sürdükleri varlık. İçtenlik. Evrensel bir halk inanışına göre, tenden tam anlamıyla bağımsız olan ve ona can vererek yaşamını sağlayan; bireyden geçici bir süre için ayrıldığında bayılma, uyuma, düş görme, sayıklama ya da tutarık tutmasına, dönmemek üzere ayrıldığında ise ölümüne yol açan ölümsüz güç. Tin.

Crawlers : Tırtıl zincirli taşıt. Sürünen şey. Yaltakçı. Paletli araç. Yağcı. Böcek. Palet. Tulum. Sürünen.

Taenia : File. Taeniidae ailesinde bulunan büyük yassı solucanların bir cinsi, hydatigena. şerit, ince bant. insanın, domuzun ve atgillerin kalın bağırsaklarında uzunlamasına kasların kuvvetlenmesiyle oluşan şeritler. beyin boşluklarında bulunan plexus choroideus’ların yapışma çizgileri. Bağırsak kurdu. Şerit. Tenya. Pervaz. Şerit doku.

 

Someone : Kimse. Önemli kimse. Biri. Birisi. Bir kimse. Şahsiyet.

Red worm : Kızılsolucan. Erginleri, at, eşek ve katırların kalın bağırsaklarında, kurtçukları yine bu konakçıların kan damarlarında asalaklanarak, kızılkurt sancısına yol açan, en çok 25 mm. uzunluğunda ipliksolucan. Kızılkurt.

Flatworms : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yassı solucanlar. Şeritleri ve yaprak solucanları içine alan, iki yanlı bakışık, yumuşak ve oldukça yassılmış, vücutlu solucanlar topluluğu; yassı kurtlar. Yassı bağırsak paraziti. Tenya. Yassıkurt. Planarya. Karnı kıllı solucan. Şerit. Birincil ağızlılar (protostomia) filumunun, ilkel solucanlar (scolecida) dalından, yassı, yaprak biçiminde ve yumuşak vücutlu, anüsleri oluşmamış, iki yanlı bakışımlı, bölütsüz ve sölomları olmayan, bazısı serbest, bazısı asalak yaşayan, asalak olanlarda döl değişimi ve başkalaşım görülen, türbelarlar (turbelaria), trematodlar (trematodes), şeritler (cestodes) olmak üzere üç takımı içine alan bir sınıf. yassı kurtlar.

Wiggler synonyms : oligochaete, oligochaete worm, oligochaeta, fishworm, class oligochaeta, angleworm, angleworms, mortal, dew worm, nightcrawler, fishing worm, somebody, earthworm, brandling, nightcrawlers, squirmer, lumbricus, crawler, tenia, person, flatworm, earthworms, nightwalker, wigglers, nightwalkers.

Wiggler ingilizce tanımı, definition of Wiggler

Wiggler kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The young, either larva or pupa, of the mosquito. Called also wiggletail.