Wiggled türkçesi Wiggled nedir

Wiggled ile ilgili cümleler

English: Ali wiggled his toes.
Turkish: Ali parmaklarını oynattı.

English: Ali wiggled his nose.
Turkish: Ali burnunu oynattı.

Wiggled ingilizcede ne demek, Wiggled nerede nasıl kullanılır?

Wiggle : Kıpırdamak. Kımıldatmak. Kıpır kıpır oynatmak. Kıpırdaşmak. Kıvrılmak. Hareket etmek. Rahat durmamak. Kıpırdatmak. Oynatmak. Oynamak.

Wiggler : Yersolucanı. Toprak solucanı. Olta solucanı. Bir taraftan diğerine hareket eden şey veya kimse. Sivrisinek larvası. Solucan. Tezgah üzerinde parça kenarını veya ortasını bulmaya yarayan bir gereç.

Wigglers : Toprak solucanı. Olta solucanı. Bir taraftan diğerine hareket eden şey veya kimse. Sivrisinek larvası. Yersolucanı. Tezgah üzerinde parça kenarını veya ortasını bulmaya yarayan bir gereç. Solucan.

Wiggles : Kımıldatmak. Rahat durmamak. Kıpır kıpır oynamak. Kıpır kıpır oynatmak. Oynamak. Kıvrılmak. Hareket etmek. Kıpırdaşmak. Kıpırdatmak. Kıpırdamak.

Wigglier : Dalgalı. Kımıldayan. Daha kıvrımlı. Kıpırdayan. Daha kıvrak. Kıvrımlı. Kıvranan. Büklümlü.

Earwigged : Üstü kapalı söz ya da imalarla etki altına alınmış.

 

Wigged : Peruklu. Peruk takan. Peruk giyen. Yapay saç takan.

Wiggery : Peruk.

Wiggeries : Peruk.

Wiggliest : En kıvrımlı. Kıvrımlı. Dalgalı. En kıvrak. Kıpırdayan. Büklümlü. Kımıldayan. Kıvranan.

İngilizce Wiggled Türkçe anlamı, Wiggled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wiggled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wag : Sallamak. Okulu kırmak. Mizah. Hareket ettirmek. Gırgır kimse. Asmak (okul). Sallanmak. Sallanış. Sallama. Şakacı kimse.

Dances : Danslar. Dans etmek. Dans ettirmek.

Dally with : Oynaşmak. Cilveleşmek. Eğlenmek. İlişkiye girmek. Ciddiye almamak.

Cavort : Tepinmek. Hoplayıp sıçramak. Sıçramak. Hoplamak. Zıplamak.

Frisk : Koşuşmak. Sıçramak. Sıçrayıp oynamak (mutlu bir şekilde). Oynaşmak. Kuyruk sallamak. Üst araması yapmak. Zıplamak. Kuyyruk sallamak. Üzerini aramak.

Wiggling : Kıpırdanan. Kıpırdanma.

Crispest : Dalgalandırmak. Hışırdatmak. Taze. Çıtır çıtır. Kıtır kıtır. Kırışık. Gevrekleştirmek. Kıvırcık. Gevretmek. Canlı.

Dance : Dans müziği. Dans ettirmek. Müzik tartımına ve hızına uyularak yapılan, güzelduyusal değer taşıyan düzenli ve uyumlu gövde devinimleri. Dans. Dans etmek. Eğlence. Danslı toplantı. Dans etme. Kökeninde ve gelişiminde, tarihsel, toplumsal, ekonomik vb. etkenlerden bazılarını taşıyan, kadın erkek bir arada ya da ayrı ayrı, tek tek ya da topluca, genellikle müzik eşliğinde yapılan uyumlu vücut devinimlerinden oluşan evrensel halk kültürü ürünü. bk. halk kültürü, evlenme oyunu, ölüm oyunu, erlik oyunu, erginlik oyunu.

 

Wriggle : Solucan gibi kıvrılmak. Kıpırdanmak. Çaktırmadan halletmek. Eğilip bükülerek geçmek. Rahat durmamak (bir yerde). Keyfini kaçırmak.

Wiggled synonyms : express mirth, express joy, wiggles, deport oneself, crisping, be twisted, budging, laugh, budges, curl, quivers, departs, wriggled, shoves, disport, crisp, exhibit, behaving, move, titter, fold, conduct oneself, cavorts, stirs, moves, dislocate, acted, curl up, budged, daff, dandling, shoved, bends.

Wiggled zıt anlamlı kelimeler, Wiggled kelime anlamı

Cry : Bağırmak. Bağırmak (hayvan). İlan etmek. Feryat. Haykırma. Haykırmak. Haykırış. Ağlamak. Çığlık atmak. Seslenmek.

Stand still : Kıpırdamamak. Hareketsiz kalmak. Kımıldamadan durmak. Hareketsiz durmak. Kımıldamamak. Hareket etmemek.