Kıpırdamak nedir, Kıpırdamak ne demek

  • Kımıldamak, sürekli ve hafifçe oynamak, kıpırdanmak

"Kıpırdamak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Kıpırdamadan, nefes almadan apartmanı tarassut ediyordu." - A. Gündüz

Kıpırdamak tanımı, anlamı:

Kıpırdama : Kıpırdamak işi.

Kımıldamak : Yerinde hafifçe hareketlenmek.

Sürek : Süren, devam eden zaman. Hızlı süren, hızlı giden. Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü.

Hafif : Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Önemli olmayan. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Kalınlığı veya yoğunluğu az olan. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Gücü az olan, belli belirsiz. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Etkisi az olan, sert karşıtı. Güç veya yorucu olmayan, kolay.

Oynamak : Bir film, oyun vb.nde rol almak. Tehlikeye düşürmek. Oyalanmak, gereği gibi yapmamak, boşuna vakit geçirmek. Müziğin gerektirdiği uyumlu hareketleri yapmak. Bir şeyi sürekli evirip çevirmek veya sürekli olarak ona dokunmak. Sporla ilgili çalışmalara katılmak. Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak. Eşyanın herhangi bir parçası kımıldamak, hareket etmek. Değişiklik göstermek. Herhangi birine karşı önemsemeyici davranışlarda bulunmak. Sarsılmak, yeri değişmek. Tedirgin etmek, rahatsız edici davranışta bulunmak. Değiştirmek, bozmak, tahrif etmek. Kımıldamak, hareket etmek. Film gösterilmek. Tiyatro eseri sahneye konmak. Büyük bir ustalık, beceri ve kolaylıkla bir işi yapmak. Rastgele yön vermek, aldatmak.

 

Diğer dillerde Kıpırdamak anlamı nedir?

İngilizce'de Kıpırdamak ne demek? : v. move, shove, wiggle

Fransızca'da Kıpırdamak : bouger, se mouvoir

Almanca'da Kıpırdamak : sich rühren, sich bewegen

Rusça'da Kıpırdamak : v. шевелиться, трепетать, шевельнуться