Ecclus türkçesi Ecclus nedir
- Apokrif kitabı.
Ecclus ingilizcede ne demek, Ecclus nerede nasıl kullanılır?
Eccles : İngiltere'de yerleşim yeri. Kral solomon tarafından yazıldığı sanılan tevrat'ın bir cildi.
Ecclesia : Cemaat. Papaz. Vaiz. Kilise. Antik atina'nın kamu yasama meclisi. Dini bir grubun düzenli üyeleri.
Ecclesiarch : Kilise başkanı. Büyük papaz.
Ecclesiastes : Eski ahit'te hazreti süleyman'a yazılan kitap. Ekleziast. İncilde 'vaiz' bölümü.
Ecclesiastic : Hristiyan vaiz. Kiliseye veya kilise örgütüne ait. Papaz. Rahip. Dini.
Ecclesiasticism : Kilise kuralları uygunluk. Kilise kuralları.
Ecclesiastically : Kilise prensip veya usullerine uygun şekilde. Dini açıdan. Kilise prensip veya usullerine uygun bir şekilde. Kilise ile ilgili bir şekilde. Kiliseye ait olarak.
Ecclesiastical : Dini. Eklesiyastik. Hristiyan kiliseye ilişki. Kiliseyle ilgili. Kiliseye ait. Dinsel.
Ecclesiologist : Kilise öğretileri bilimi uzmanı. Kilise bilimi uzmanı. Eklesiyoloji uzmanı.
Ecclesiasticalness : Kilise prensip veya usullerine uygun şekilde olma.
İngilizce Ecclus Türkçe anlamı, Ecclus eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ecclus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Conjunctiva : Konjonktiv. Göz ile gözkapaklarını birleştiren zar. Göz sümüksel zarı. Göz küresinin ön kısmını örten zar biçiminde ince mukoza. Konjunktiva. Gözün korneaya kadar olan ön kısmını ve göz kapaklarının iç yüzeylerini kaplayan, çok sayıda goblet hücresi içeren çok tabakalı silindirik epitelden oluşmuş, ince şeffaf mükoz bir tabaka. Konjunktiva. Göz kapaklarının iç yüzeyi ile skleranın bir kısmını örten ince zar. Konjonktiva.
Sclerotic coat : Gözakı. Sklera. Sertkatman.
Palpebra : Göz kapağı. Palpebra. Gözkapağı.
Eye : Süzmek. Bakış. Dikkatle bakmak. Delik. İzlemek. Işığa duyarlı olan ve görmeyi sağlayan, çeşitli hayvanlarda basit göz, bileşik göz gibi farklı yapılarda ve sayılarda bulunan organ. insanda, kafatasının orbit denilen çukuruna yerleşmiş, dışta sklera ve kornea tabakaları, ortada damar tabaka (koroit, silli cisimcik, iris) ve içte retina tabakasından oluşan, irisin önünde ve arkasında ön ve art odalar bulunan, bütün tabakaların çevrelediği en iç kısmı dolduran camsı (vitröz) maddeden yapılmış bir çift organ. Görüş. Kuşkuyla bakmak. Görme gücü. Gözetlemek.
Lid : Menteşeli veya bağlantısız kapak. Başlık. Engel. Yasak. Kapak. Gözkapağı. Mani.
Os : Köpekte, ratta ve porsukta varlığı bildirilmiş oluklu sonda biçiminde bir kemik. Metalik kimyasal element. Os lunatum. Ayak bilek kemiklerinin alt sırasında, os tarsale ıı ve ıv arasındaki kemik, os kuneiforme laterale. Os lentikulare. Delik. Os karpale ıv. Os penis. Orta kulak kemikçiklerinden birisi.
Crystalline lens : Kristal lens. Mercek. Billurcisim. Lens. Göz merceği. Kristal lensler. Gözde ışığın retina üzerinde odaklanmasını sağlayan saydam yapı. lens. bazı balıklarda ışık organlarının farklılaşmış hücreleri. mikroskop ya da büyüteçlerde büyütmeyi sağlayan ya da görme kusurlarını gideren camdan yapılmış araç.
Stemma : Şecere. Soyağacı. Gövdelik. Omurgasızlarda bileşik göz. Soy.
Arteria lacrimalis : A. ophthalmica externa'dan çıkan ve gözyaşı bezini vaskularize eden atardamar, arterya lakrimalis. Arterya lakrimalis. Gözyaşı bezi atardamarı.
Receptor : Alıcı. Hücre içinde ya da üzerinde hormon, ilaç, virüs vb. nin özel olarak bağlandığı ve bazı hallerde özel bir hücre cevabının verilmesine yol açan veya bunların hücreye girmesini sağlayan, protein, glikoprotein ya da oligosakkaritlerden oluşan yer veya yapı. Çeşitli uyarıları alabilen ve duyu organlarının yapısında bulunan özelleşmiş hücre, hücre grupları veya sinir uçları. hücre içine veya üzerinde hormon, ilaç, virüs vb.nin özel olarak bağlandığı ve bazı durumlarda özel bir hücre cevabının verilmesine yol açan veya bunların hücreye girmesini sağlayan, protein, glikoprotein veya oligosakkaritlerden oluşan yer veya yapı. Reseptör. Algılayıcı sinir. Kabul edici. Almaç. Alıcı sinir. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Ecclus synonyms : lens of the eye, epicanthic fold, lacrimal apparatus, human face, ciliary artery, arteria ciliaris, lacrimal artery, sensory receptor, epicanthus, visual system, oculus dexter, lacrimal vein, ocular muscle, uveoscleral pathway, central artery of the retina, pupillary sphincter, sir john carew eccles, vena lacrimalis, third eyelid, eye muscle, oculus sinister, musculus sphincter pupillae, john eccles, choroid, od, ecclesiasticus, optic, ocellus, ciliary body, nictitating membrane, eyeball, arteria centralis retinae, uvea.
Ecclus zıt anlamlı kelimeler, Ecclus kelime anlamı
Effector : Dengeleyici. Faaliyete geçiren şey. Modülatör. Etkileyen kimse veya şey. Sese efekt veren cihazların genel adı. Efektör. Effektör. Yardımcı manevra unsuru. Etkileyen. Gitar, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Bu kısımda Ecclus kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ecclus ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ecclus anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ecclus ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.