Ecdemic türkçesi Ecdemic nedir

  • Yerli olmayan.
  • Ekdemik.
  • Başka bir yerden gelen.

Ecdemic ingilizcede ne demek, Ecdemic nerede nasıl kullanılır?

Ecdysial : Deri dökme. Tüylerini dökme. Deri dökme ile ilgili. Deri değiştirme. Deri değiştirmeye özgü (yılanlarda olduğu gibi). Tüy dökme.

Ecdysiast : Striptiz yapan kimse. Striptizci. (mizahi kullanım) striptizci.

Ecdysis : Gömlek değişimi. Ekdizi. Dış deri değişmesi. Deri dökme. Deri değişimi. Deri değiştirme (yılanlarda vs). Deri değiştirme. Ekdizis.

Ecdysone : Ekdizon. Deri değiştirme hormonu.

Anecdotage : Fıkralar koleksiyonu. Fıkra derlemesi. Çenesi düşük ihtiyar.

Anecdotes : Hikaye. Fıkra. Anekdotlar. Kısa hikaye. Anektodlar. Anekdot.

Anecdotists : Kısa hikayeci. Fıkracı. Fıkralar ile ilgili olan kimse (ilginç veya eğlenceli olayı anlatan kısa hikaye).

Anecdotic : Fıkrasal. Fıkra türünde. Fıkra ile ilgili.

Anecdotal record : Anekdotsal kayıt. Tipik durumlar ve etkinlikler içinde gözlenen bir öğrencinin ilginç davranışları ile önemli gelişme özelliklerinin bir yere yazılması. 2-bir çocuk için bu biçimde tutulan notların tümü. Olay yazımı.

Anecdotally : Anekdotsal bir şekilde. Fıkra şeklinde. Anekdotla ilgili. İlginç veya eğlenceli olayı anlatan kısa hikaye tazında.

İngilizce Ecdemic Türkçe anlamı, Ecdemic eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Ecdemic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adventive : Adventif. Kallustan sürgün ve kök çıkması veya zigottan başka bir kaynaktan embriyo oluşması gibi doğal yerinden başka yerde gelişme. hücre kültürlerini bulaştıran etkenler.

Exotisms : Ecnebi. Garip. Ekzotizm. Harici. Dışarıdan gelme. Tuhaf. Dikkati çeken. Alışılmamış. Başka ülkelere ait olanları benimseme eğilimi.

Nonnative : Belirli bir yerde doğmuş olmayan. Bir yerin yerlisi olmayan.

Exotic : Tiyatro yapıtında seyirciye yabancı, ama ilginç gelen olay, konu, kişi, renk vb. Acayip. Yabancı. Tuhaf. Garip. Ecnebi. Yabancıl. İlginç. Doğallaştırılmamış yabancı bitki ya da hayvan. İçinde bulunduğu yörede doğal olarak bulunmayan veya yetiştirilmeyen organizma veya tür.

Exotica : Harici. Başka ülkelere ait olanları benimseme eğilimi. Tuhaf şey. Garip şey. Ekzotik. Ecnebi. Dikkati çeken şey. Dışarıdan gelme. Alışılmamış şey.

Exotism : Eksotizm. Ekzotizm. Dikkati çeken. Yabansılık. Bir tiyatro yapıtında, seyirciye yabancı gelen özelliklerin tümü. Tuhaf. Dışarıdan gelme. Garip. Harici.

Ecdemic zıt anlamlı kelimeler, Ecdemic kelime anlamı

Epidemic : Belli bir coğrafik alandaki popülasyonda, rapor edilen yıllık vaka sayısı hızla artan hastalık durumu. Epidemi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Epidemik. Genel. Salgın. Yaygın. Salgın (hastalık). Salgınlaşmış. Belli bir bölgede aynı anda birçok bireyde görülen hastalık, epidemik.

Endemic : Yöresel hastalık. Belirli bir yere özgü hayvan. Bir bölgeye özgü, yerli olan. yıllık rapor edilen vakalarının sayısı sabit veya artmayan bir hastalık durumu. Yöreye özgü hayvan. Yerel bitki örtüsü. Mahalli ve daimi hastalık. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Belirli bir topluluğa özgü hastalık. Bir yer veya halka özgü hastalık. Sık görülen.