Adventive türkçesi Adventive nedir
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Yerli olmayan.
- Adventif.
- Kallustan sürgün ve kök çıkması veya zigottan başka bir kaynaktan embriyo oluşması gibi doğal yerinden başka yerde gelişme. hücre kültürlerini bulaştıran etkenler.
Adventive ingilizcede ne demek, Adventive nerede nasıl kullanılır?
Adventive cone : Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. Ek koni. İlerleme hunisi. İlerleme konisi. Parazitik koni.
Adventive embryo : Adventif embriyo. Döllenmiş yumurtadan başka kökenden gelen hücrelerden oluşan embriyo ile in vitro büyüyen ve vejetatif bitki kısımlarına ait hücrelerden türeyen embriyoya benzer yapılar. embriyoit.
Adventife cone : Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler. Yan koni.
Adventist : İsa'nın tekrar dünyaya geleceğine inanan kişi.
Adventitia : Özofagusun, idrar kesesinin ve kan damarlarının dış bağ dokusu tabakası. Organ veya kan damarının dış kabuğu. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Adventisya. Dış çeper. Organ, kan damarı veya diğer yapıların en dışını saran bağ doku tabakası. Özefagusun, idrar kesesinin ve kan damarlarının dış kısmındaki bağ dokusu. Dış kabuk.
Second advent : Parousia. İkinci geliş. (hristiyanlık) yaşayanları ve ölüleri yargılamak için hz. isa'nın dünyaya dönüşü. İkinci diriliş.
Adventitiously : Sonradan. Gelişigüzel. Beklenmedik bir şekilde. Tesadüfi. Tesadüfi bir şekilde. Umulmadık bir şekilde. Rastlantısal.
Adventitiousness : Devam etmeyiş. Kaza eseri olma. Tesadüf. Rastlantı eseri olma. Şekil değiştirme.
Advent : Gelip çatma. Hz isa'nın görünmesi. İsa'nın görünmesi. Olma. İlerleyiş. Görünme. Gelme. Noel öncesi dört hafta. Hz isa'nın gelmesi. Varış.
Adventitious root : Lifli kök. Ek kök. Saçakkök. Dağınık kök. Adventif kök.
İngilizce Adventive Türkçe anlamı, Adventive eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Adventive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.
Strange : Yabancılık. Tuhaf. Yad. Alelacayip. Garip. Acayip. Acayiplik. Yeni. Acemi. Yabancı.
Aardvark : Borudişli. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.
Ecdemic : Ekdemik. Başka bir yerden gelen.
Acacia : Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Arap zamkı. Mimoza. Salkım ağacı.
Exotisms : Dışarıdan gelme. Ecnebi. Tuhaf. Ekzotizm. Dikkati çeken. Başka ülkelere ait olanları benimseme eğilimi. Garip. Alışılmamış. Harici.
Abiotic environment : Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre.
Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.
Adventitious : Dağınık. Dıştan gelen. Adventisyus. Beklenmedik. Harici. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ayrık. Arızi. Sonradan olan.
Adventive synonyms : a cell, a site, abiotic factor, exotic, a chromosome, a protein, abductor muscle, exotism, foreign, exotica, nonnative, a cells, aardvarks, abambulacral area, abramis zone.
Adventive zıt anlamlı kelimeler, Adventive kelime anlamı
Native : Doğal, doğuştan, basit, yerli. Kendi doğal alanında bulunma. Kültürel evrimin alt basamaklarında bulunan, doğaya büyük ölçüde bağlı olan, geleneklerle göreneklerin oluşturduğu bir düzen içinde yaşamını sürdüren ve tarihöncesi insanınkine benzer kültürel ve toplumsal bir yapıda varlığını yönlendiren birey. bk. ilkel toplum. Natif. Doğal. Yerli. İlkel. Bir maddenin normal yapısını muhafaza etmesi. bir proteinin ya da nükleik asidin normal yapısında olması. Bilgisayar, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Katısız, saf ve kendine özgü özelliklerini kaybetmemiş olan.
Adventive ingilizce tanımı, definition of Adventive
Adventive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An immigrant. A thing or person coming from without. Accidental.

Bu kısımda Adventive kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Adventive ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Adventive anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Adventive ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.