Educed türkçesi Educed nedir

  • Sonuç çıkartılmış.
  • Çıkarmak.
  • Sonuç çıkarmak.
  • Anlam çıkartılmış.
  • Sonuca varılmış.

Educed ile ilgili cümleler

English: Mass production reduced the price of many goods.
Turkish: Seri imalat birçok ürünün fiyatını düşürdü.

English: Prices have been reduced by 20 to 40 percent.
Turkish: Fiyatlar yüzde 20 ile 40 oranında azalmıştır.

English: I bought it at a reduced price.
Turkish: Bunu indirimli bir fiyatla aldım.

English: Expenditures must be reduced.
Turkish: Harcamalar düşürülmelidir.

English: I've reduced the amount of meat I eat.
Turkish: Yediğim etin miktarını azalttım.

Educed ingilizcede ne demek, Educed nerede nasıl kullanılır?

Are there any reduced fares : Muafiyet tarifeleri var mı.

Be reduced : Azalmak. Küçülmek.

Be reduced to : Zorunda bırakılmak. Mecbur edilmek.

Be reduced to tears : Ağlatılmak. Gözyaşlarına boğulmak.

Be seduced by : Tarafından baştan çıkarılmak. Tarafından ayartılmak.

Estimation by reduced rank : Eksik kerteli tahmin.

Cold reduced alloy : Soğuk indirimli alaşım.

Cold reduced steel : Soğuk indirimli çelik. Soğuk ezmeli çelik.

Reduced brightness : İndirgenmiş parlaklık. Yanılgıdan ya da herhangi bir etkiden kurtarılmış parlaklık.

Optically reduced print : Optik küçültme eşlemi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Küçültme işlemi sonunda sağlanan eşlem.

 

İngilizce Educed Türkçe anlamı, Educed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Educed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Concludes : Bitmek. Hükmetmek. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek. Sonuçlandırmak. Durdurmak. Bitirmek. Karara varmak. Bağlamak.

Blankest : Açık yer. Yazısız. İfadesiz. Açık. Sövmek. Boş yer. Yazısız kağıt. Anlamsız. Boş kağıt.

Bruit about : Yaymak (söylenti).

Spill : Düşmek. Tapa. Kazara dökmek. Düşüş. Düşme. Düşürmek. Üzerinden atma. Saçmak. Dökülmek. Serpmek.

Small : Arka. Hafif. Ufak. Zayıf. Önemsiz. Az. Ufak ufak. Ufacık. Küçük küçük. Ufak tefek.

Abstract : Ayırmak. Almak. Özet çıkarmak. Özetlemek. Soyutlama yapmak. Özet. Bilgi erişimde, bir belgenin konusunu ya da soyunu belirtmek üzere, genellikle belgeleme konusunda uzmanlaşmış bir kişinin, standart olarak önerilen terimleri yeğ tutarak ürettiği, 200-250 sözcük boyunu aşmayan bir tür özet. Soyut. Heykel.

Cast off : Kurtulmak. Tahmin etmek (yazının uzunluğunu). Avara etmek. (ilmek) iğneden çıkarmak. Örgüde ilk ilmeği atmak. Üzerinden etmek. İlmek atmak. Çıkarıp atmak. Atmak.

Call forth : Ortaya çıkarmak. Yol açmak. Sarfetmek. Kullanmak. Gün ışığına çıkarmak. Neden olmak. Meydan vermek.

Decrease : Düşüş göstermek. Küçültmek. Eksiltme. Eksilme. Düşmek. Azaltmak. Küçülmek. Azalmak. Azalma. İnmek.

Take away : Paket yaptırıp götürmek. Alıp götürmek. Elinden almak (bir hakkı). Uzaklaştırmak. Dışarıya çıkarmak. Almak. Çekmek (desteği). Götürmek. Ortadan kaldırmak.

 

Educed synonyms : weakened, remittent, decreased, brought out, bared, attenuated, deduces, minify, ablated, belittled, trim, downsize, thin out, shave, minimized, slash, shriveled, generalises, bring out, bare, generalised, thin, blank, slashed, generalise, trim down, blanker, shrivelled, deduce from, diminished, concluded, educe, deducing.

Educed zıt anlamlı kelimeler, Educed kelime anlamı

Increase : Arttırmak. Eder artırımı. Artmak. Üremek. Artış. Çoğalmak. Artışa geçmek. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Büyümek. Artırmak.

Thicken : Karışmak. Kıvamlaştırmak. Sıklaşmak. Yoğunlaşmak. Yoğunlaştırmak. Karmaşıklaşmak. Karmaşıklaştırmak. Kalınlaşmak. Gürleştirmek. Koyulaşmak.

Inflate : Hava ya da bir başka gazla ikmal etmek. Artırmak. Şişirmek (hava ile). Suni olarak yükseltmek (fiyatları). Hava basmak. Şişmek. Şişirmek. Piyasaya çok miktarda kağıt para çıkarmak. Hava ile şişirmek. Lastik şişirmek.

Educed antonyms : lengthen, deflate, increased.