Reduced brightness türkçesi Reduced brightness nedir

  • Yanılgıdan ya da herhangi bir etkiden kurtarılmış parlaklık.
  • İndirgenmiş parlaklık.
  • Uzay alanında kullanılır.

Reduced brightness ingilizcede ne demek, Reduced brightness nerede nasıl kullanılır?

Reduced : İndirilmiş. Kısıtlı. Azaltılmış. Tenzil edilmiş. Azalmış. İndirgenmiş. İndirimli. Tenzilatlı. Küçültülmüş (film). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Brightness : Parlaklık. Yün tipinin renk ve ışığı yansıtma gücü. Aydınlık. Canlılık. Bir ışık kaynağının (yıldızın) verdiği ışığın alıcı (göz, fotoğraf plağı, ışıkgöze) üzerinde yaptığı etki gökbilimde bu etki ışık yeğinliğinin logaritması ile ölçülür. (ay.. bk. kadir sınıfı). Güneş. Revnak. İhtişam. Parlaklık (ışık vb). Yalabık.

Reduced aperture : Akademi örtüsünün çerçevelediği alan. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sesli penceresi.

Reduced energy food : Enerjisi azaltılmış gıda. Orijinal gıda veya benzeri ürüne kıyasla enerji değeri en az % 25 oranında azaltılmış gıda.

Reduced fare : Muafiyet tarifeleri.

Reduced fares : Muafiyet tarifeleri.

İngilizce Reduced brightness Türkçe anlamı, Reduced brightness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reduced brightness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Absolute orbit : Salt yörünge. İki cisimden her birinin kütle merkezine göre çizdiği yörünge.

Absolute value : Bir ölçümün değişmez değeri ya da bir değerin kullanılan ölçü birimine göre niceliği, bk. göreli değer. Mutlak değer. Bir sayının değerinin pozitif olarak ifadesi (ör. -23'ün mutlak değeri 23'tür). Saltık değer. Salt değer. Başka değerlerle karşılaştırılmamış, tek başına göz önüne alınan değer; artılığı ya da eksiliği göz önüne alınmamış değer.

Achondrite : Taşımsı göktaşlarının bir türü olup, içinde küresel tanecikler yoktur. Kumsuz göktaşı.

Accidental error : İstemeyerek yapılan hata. Rasgele hata. Dizgeli herhangi bir etki dışında, kurala ve düzene bağlı olmadan yapılan ölçü yanılgısı. Tesadüfi hata. Rastlantısal hata. Arızi hata. Rasgele yanılgı.

Airglow : Gece boyunca gökyüzünde gördüğümüz donuk ışık; gece aydınlığı. Gök aydınlığı.

Almak : Andromeda'nın y yıldızı. Elmak (yand).

Absorptive power : Boya alış gücü. Emme veya soğurma eğilimi. Emici güç. Bir ortamda, bir cisme giren ışığın çıktıktan sonraki yeğinlik azalma niceliğinin giren ışık niceliğine oranı. Soğurma gücü. Emebilme gücü veya kapasitesi.

Albedo : Beyazlık derecesi. Albedo. Aklık (astronomi terimi). Aklık. Aklık derecesi. Aklık derecesi (astronomi terimi). Kendi ışık yaymayan göcisimlerinin yansıttığı ışık oranı. Turunçgillerde kabuğun beyaz iç bölümü. Aklık dercesi.

Acceleration due to gravity : Yerçekimi ivmesi. Serbest düşen bir cismin kazandığı ivme. Yerçekiminin etkileri nedeniyle yolun artışı.

Aerolite : Demire göre taş oranı yüksek olan göktaşı türü. Meteorit veya meteor taşı. Göktaşı. Aerolit. Havataşı. Taşımsı göktaşı. Meteorit.

Reduced brightness synonyms : absorption line, altair, adhara, absolute brightness, accuracy, absolute parallax.