Egg envelope türkçesi Egg envelope nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Yumurta kabuğunu astarlayan tabaka.
  • Yumurta zarı.

Egg envelope ingilizcede ne demek, Egg envelope nerede nasıl kullanılır?

Egg : Tahrik etmek. Genellikle yuvarlak şekilli, dişi eşey organında mayoz bölünmeleri sonucu teşekkül eden haploit kromozom sayılı, erkek eşey hücresi ile birleşerek zigotu meydana getiren, büyük, hareketsiz, bir hücre. ovum. Kışkırtmak. Torpido. Dürtmek. Damarına basmak. Teşvik etmek. Taslak. Yumurta.

Envelope : Zarf. Bilgisayar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mektup zarfı. Zarflamak. Virüs tarafında kodlanan proteinlerle tomurcuklanma sırasında hücreden alınan lipoprotein tabakadan oluşan ve bazı virüs ailelerinde kapsit yapının üzerinde bulunan yapı ögesi. Değiştirime uğramış bir dalganın en uç bölümlerini yani genliğin üst bölümlerini gösteren eğri.

Egg albumin : Kanatlı yumurtalarının akı içerisinde bulunan albümin. Yumurta albümini.

Egg and poultry industry : Kümes hayvanları ve yumurta endüstrisi.

Egg bearing season : Dişi balığın yıl içerisinde yumurta taşıdığı süreç. Yumurtalı dönem.

Egg beater : Yumurta çırpıcısı. Yumurta çırpma aleti.

Egg brandy : Yumurta likörü. Şeker ve sütten yapılan bir içki.

İngilizce Egg envelope Türkçe anlamı, Egg envelope eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Egg envelope ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

Vitelline membrane : Zona pelusida. Vitellin zar. Vitellus zarı. Hayvanlarda yumurtanın plazma zarını saran kalın saydam tabaka. oolemma. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Acacia : Mimoza. Akasya sakızı. Salkım ağacı. Akasya. Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

 

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Borudişli.

Egg envelope synonyms : egg membrane, a site, abambulacral area, aardvarks, abiotic environment, abo blood groups system, a protein, a chromosome, a cells, ovular shell.