Eggs türkçesi Eggs nedir
- Yumurta.
- Yumurtalar.
- Torpido.
- Eşek şakası.
- Bomba.
- Böcek yumurtaları.
Eggs ile ilgili cümleler
English: Add a dozen eggs to the list.
Turkish: Listeye bir düzine yumurtayı ekle.
English: Ali asked me to buy a dozen eggs on my way home from work.
Turkish: Ali işten eve giderken bir düzine yumurta almamı rica etti.
English: Ali eats eggs without salt or pepper.
Turkish: Ali yumurtaları tuzsuz ve bibersiz yer.
English: A doctor told me that eating eggs was bad for me.
Turkish: Bir doktor bana yumurtalar yemenin benim için kötü olduğunu söyledi.
English: Ali boiled some eggs on the rocket stove that he had just built.
Turkish: Ali yeni yaptığı roket sobada birkaç yumurta kaynattı.
Eggs ingilizcede ne demek, Eggs nerede nasıl kullanılır?
As sure as eggs is eggs : Yüzde yüz.
Adhesive eggs : Kabuklarında yumurtanın suya temas etmesiyle aktif duruma geçen yapışkan tabakası bulunan yumurtalar. Yapışkan yumurtalar.
Bacon and eggs : Bacaklar (doğu londra argosu). Gazal boynuzu. Serpik.
Beat eggs : Yumurta çırpmak. Yumurta karıştırmak.
Beaten eggs : Yumurta çırpmak. Yumurta karıştırmak. Çırpılmış yumurta.
Fried eggs : Yağda yumurta. Sahanda yumurta.
Whipped eggs : Çırpılmış yumurta.
Eggshaped : Yumurta biçiminde.
Scrambled eggs : Omlet. Çırpılıp yağda pişirilmiş yumurta. Yağda yumurta. Karıştırılmış yumurta.
Ham and eggs : Jambonlu omlet. Jambonlu yumurta.
İngilizce Eggs Türkçe anlamı, Eggs eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Eggs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Meroblast : Ovum.
Oo : Ovum.
Toadflax : Nevruzotu. Keten otu. Nevruz otu.
Eggshell : Kırılgan. Nazik. Birçok sestod da, embriyonik blastomerlerden köken alan dış zarın katkıda bulunduğu yumurta kabuğu. yumurtayı dış etkilere karşı koruyan ve büyük çoğunluğu kalsiyum karbonattan oluşan ve yumurtaya şeklini veren kısmı. İnce. Yumurta kabuksu. Yumurta kabuğu.
Torpedo : Baltalamak. Torpilbalığı. Mahvetmek. Kiralık katil. Torpillemek. Torpil ile tahrip etmek. Torpil. Ziyan etmek.
Ovum : Canlı yumurtası. Ovulasyonla infundibulumdan yumurta kanalına geçen ve ikinci mayoz bölünmeyi henüz tamamlamamış olan büyük dişi cinsiyet hücresi, ovum, makrogamet. yumurtanın çekirdeğinde vezikula germinativa adı verilen açık renkli kromatinle makula germinativa adı verilen koyu kromatin toplulukları bulunur. kanatlılar tarafından üretilen ve insan gıdası olarak kullanılan hayvansal gıda maddesi. büyükbaş hayvanların but kısmında bulunan ve diz ekleminin iç kısmından kalça eklemine doğru uzanan yumurta biçiminde, ortalama 2-3 kg ağırlığındaki et parçası. Tohum. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yumurta (memeli, balik, böcek). Genellikle yuvarlak şekilli, dişi eşey organında mayoz bölünmeleri sonucu teşekkül eden haploit kromozom sayılı, erkek eşey hücresi ile birleşerek zigotu meydana getiren, büyük, hareketsiz, bir hücre. ovum.
Ovalbumin : Ovalbumın. Yumurta albumini.
Horseplay : Hoyratlık. Ağır el şakası.
Eggs synonyms : genus linaria, blue toadflax, old field toadflax, wild snapdragon, devil's flax, food product, linaria canadensis, linaria vulgaris, linaria, tin fish, oeuf, torpedoed, rag, ova, albumen, protein, prank, foodstuff, bombshells, practical joke, eggler, bombshell, the bomb, ovular, egg, gallivanting, nasty trick, curry, torpedo boat, white, roe, curries, bomb.

Bu kısımda Eggs kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Eggs ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Eggs anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Eggs ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.