Electives türkçesi Electives nedir

Electives ingilizcede ne demek, Electives nerede nasıl kullanılır?

Elective course : Seçimlik ders. Seçimlik dersi. Seçmeli ders. Öğrenci tarafından tercih edilen ve zorunlu olmayan ders.

Elective franchise : Seçim hakkı. Oy verme hakkı.

Elective mutism : Elektif dilsizlik. Tercihli dilsizlik. Tercihli sessizlik. Seçici konuşmazlık. Bir hastanın kendi isteğiyle girdiği sessizlik hali. Ruhsal kökenli nedenlerden kaynaklı konuşmama durumu. Seçici konuşmamazlık.

Elective office : Seçimle elde edilen görev. Seçimli mevkii. Görevlisi seçimle atanan memuriyet ya da mevki.

Elective : Seçimli. Elektif. Seçimle elde edilen (bir makam). Seçilen. Seçmeli ders. İntihaplı. Seçmeli. Seçimle ilgili. Seçim. İsteğe bağlı.

Nonelective : Seçimle olmayan. Tayinle doldurulan. Seçilmiş olmayan. Tayine bağlı. Seçimle görvlendirilmeyen.

Non selective diffuser : Yayma özellikleri gelen ışığın dalga boyuna bağlı olmayan yayıcı. Seçmez yayıcı.

Selective breeding : Seleksiyona dayalı ıslah. Seçici çiftleşme. Daha iyi bir ırk yaratacak şekilde üretme. İnsanların, bitki ve hayvanlardan üretim yolu ile kendileri için faydalı (fazla meyve, süt vb.) olan genetik soyları yetiştirmeleri. Seçici çoğaltma. Seçici yetiştirme. Seçmeli üretim. Seçici üretme. Yetiştirme.

 

Nonselective : Seçici olmayan. Eleme yapmayan. Sınıflandırmayan. Seçmeli olmayan.

Selective advantage : Seçilme avantajı. Bir organizmaya yaşama ve üreme şansı veren herhangi bir karakter.

İngilizce Electives Türkçe anlamı, Electives eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Electives ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Elected : Seçimle iş başına gelmiş. Seçim ile seçilmiş. Oy ile seçilmiş.

Chosen : Cennetlik. Seçilen. Seçilmiş olan.

Eclectic : Seçme. Eklektik. Çeşitli sistem ve kaynaklardan derlenmiş. Dermeci. Seçmeci. Çeşitli kaynaklardan derlenmiş. Derleyen. Seçen. Derleme.

Unprompted : İstemli. İhtiyari.

Selections : Seleksiyon. Seçenek. Seçme. Seçmeler. Doğal ayıklanma.

Enabled state : Erkli durum. Çalışır durum. Seçilir durum. İşler durum.

Electoral : Seçime ait. Saylavla ilgili. Seçmen ile ilgili. Seçmenler ile ilgili. Saylavcılarla ilgili.

Optional : Seçime bağlı. İhtiyari. Tercihe göre. İstemli. Zorunlu olmayan. Opsiyonlu. Seçenekli. Opsiyonel.

Picked : Seçkin. Toplanmış. Seçme.

Facultative : İhtiyari. Fakültatif. Değişik koşullar altında yaşayabilme yeteneğine sahip olan. hücre içinde veya oksjensiz koşullar gibi özel bir çevrede de yaşama yeteneğinde olma. isteğe bağlı, mecburi olmayan. Zorunlu olmayan. Çeşitli çevre koşullarında yaşayabilen. Yetenekli. Kaçınılmaz olmayan.

Electives synonyms : nonappointive, discretional, optionals, excerption, culled, discretionary, opted, recherche, optioning, alternative, choosing, choice, selection, graded, electorial, discriminating, eximious, eclectics, selective, permissive, analectic, choices, selected, elective course, dilection, incidental, election, the select, facultative subject, select, elective, option, arbitrary.

 

Electives zıt anlamlı kelimeler, Electives kelime anlamı

Undiscriminating : Görüşü olmayan. Farkı farkedemeyen.

Appointive : Tayine bağlı. Atama veya görevlendirme ile ilgili.