Electoral türkçesi Electoral nedir

  • Saylavla ilgili.
  • Saylavcılarla ilgili.
  • Seçime ait.
  • Seçimle ilgili.
  • Seçmen ile ilgili.
  • Seçmenler ile ilgili.

Electoral ile ilgili cümleler

English: Garfield won 214 electoral votes.
Turkish: Garfield 214 seçmen oyu kazandı.

English: Jefferson received 162 electoral votes.
Turkish: Jefferson 162 seçmen oyu aldı.

Electoral ingilizcede ne demek, Electoral nerede nasıl kullanılır?

Electoral college : Seçmen kurulu. Seçmenler heyeti. Delegeler kurulu. Seçmenler kurulu.

Electoral district : Seçim çevresi. Seçim bölgesi. Seçim muhiti.

Electoral force : Seçmenlerin elindeki etki veya güç. Seçim gücü.

Electoral franchise : Oy kullanma hakkı. Rey hakkı. Oy hakkı. Seçme hakkı.

Electoral law : Seçim yasası.

Electoral merino : Elektoral merinosu. İspanya’da eskiden yetiştirilen, buradan almanya’ya götürülen ve orada 18 ve 1 yüzyıllarda yetiştirilen, vücudu küçük çuha yapağı merinosu.

Electoral quota : Seçmen kotası.

Electoral roll : Seçmen kütüğü.

Electoral period : Seçim dönemi. Saylav dönemi.

Electoral race for prime minister : Başbakanlık seçimi için sürdürülen seçim kampanyası. Başbakanlık seçim yarışı.

İngilizce Electoral Türkçe anlamı, Electoral eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Electoral ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Electives : Seçmeli ders. Seçim. Seçimle elde edilen (bir makam). İntihaplı. Seçmeli. Seçilmiş. İsteğe bağlı. Seçimli. Elektif.

Elective : Seçilmiş. Elektif. Seçilen. Seçmeli ders. İsteğe bağlı. İntihaplı. Seçmeli. Seçim. Seçimli.

Elected : Seçilmiş. Seçim ile seçilmiş. Seçimle iş başına gelmiş. Oy ile seçilmiş.

Electoral synonyms : electorial.

Electoral zıt anlamlı kelimeler, Electoral kelime anlamı

Appointive : Tayine bağlı. Atama veya görevlendirme ile ilgili.