Electrodes türkçesi Electrodes nedir
- [#elektro Elektrot].
Electrodes ingilizcede ne demek, Electrodes nerede nasıl kullanılır?
Gap between electrodes : Ateşlik tırnakları arasındaki açıklık. Tırnak aralığı.
Electrode admittance : Elektrot admitansı.
Electrode characteristic : Elektrot karakteristiği.
Electrode conductance : Elektrot iletkenliği.
Electrode couple : Elektrot çifti.
Carbon electrode arc welding : Karbon elektrotlu ark kaynağı.
Electrode current : Elektrot akımı.
Electrode resistance : Elektrot direnci.
Electrode reactance : Elektrot reaktansı.
Earth electrode system : Toprak elektrot sistemi.
İngilizce Electrodes Türkçe anlamı, Electrodes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Electrodes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Thermionic valve : Termiyonik tüp. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektron tüpü. Termiyonik valf. İçi boşaltılmış ya da özel bir gazla doldurulmuş camdan bir kap içinde, ısıtılan bir elektrikucunun (eksiuç) serbest bıraktığı elektronların pozitif yüklü bir başka elektrikucuyla (artıuç) toplandığı ışıtaç çeşidi. Radyo ışıtacı.
Tube : Motorlu taşıtlarda dıştaki koruyucu lastiğin içinde yeralan ve içine hava doldurulan lastik. Radyo ışıtacı. Yeraltı treni. Tüp. Kullanım yerine göre çapı değişebilen genellikle camdan yapılmış içinde üşekler bulunan, havası alınmış ya da amaca uygun uçunlarla doldurulmuş yuvak biçimli kapalı gereç. temel parçacıkları algılayan geiger borulanndan televizyon görüntü borusuna ve eksicik borularına değin değişik kullanım yerleri vardır. Uzun, içi boş ve bir ucu kapatılmış boru. 2-yüksek basınçtaki gazların içinde saklandığı özel metal kap (bunlara bomba da denir.). Metro. Deney tüpü. İçi boşaltılmış ya da özel bir gazla doldurulmuş camdan bir kap içinde, ısıtılan bir elektrikucunun (eksiuç) serbest bıraktığı elektronların pozitif yüklü bir başka elektrikucuyla (artıuç) toplandığı ışıtaç çeşidi. Alıcı ışıtacı.
Electrolytic cell : Elektrolitik hücre. Elektriksel göze.
Thermionic tube : Eksiciksel düzeneklerde özellikle doğrultucu, yükseltici olarak kullanılan ve içindaki akım iletimi erkin eksiciklerden sağlanan boru. Isılüşersel boru. Radyo ışıtacı. Isıl eksicik borusu. Termiyonik tüp. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İçi boşaltılmış ya da özel bir gazla doldurulmuş camdan bir kap içinde, ısıtılan bir elektrikucunun (eksiuç) serbest bıraktığı elektronların pozitif yüklü bir başka elektrikucuyla (artıuç) toplandığı ışıtaç çeşidi. Isıtılmış alt-üşeği eksicik kaynağı durumunda, içinde toplayıcı üst-üşek ile eksicik akışımını denetleyen ek üşekleri bulunan havası alınmış cam şişe. Elektron tübü. Elektron tüpü.
Anode : Anot. Bir elektrik devresinde negatif yükleri çeken pozitif elektrot röntgen tüpü içindeki (+) kutup. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Artı uç. Üst-üşek. Bir üşerçözüşüm gözesinin, bir boşalım borusunun ya da bir eksicik ışınları borusunun, üretecin yüksek gerilimli ucuna bağlı üşeği. Pozitif kutup. Elektrikle ayrışım olayında ve pillerde, yükseltgenme tepkimesinin oluştuğu elektrot. (elektrikle ayrışımda anotun imi artı, katotun imi eksidir; bu nedenle yalnızca elektrikle ayrışım olayında artıuç da denebilir.). Artıuç. Anod.
Control grid : Bir eksicik borusunda üst-üşek akımını denetlemek için gerekti imlem geriliminin uygulandığı kafes. Radyo ışıtaçlarında eksiuç ile artıuç arasına yerleştirilen ızgara biçiminde elektrikucu. Denetim kafesi. Izgara. Kontrol ızgarası. Kumanda ızgarası. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Conductor : Paratoner. Önder. Bir filmin müziklendirilmesinde ya da bir televizyon dinletisinde orkestrayı yöneten kimse. Orkestra şefi. İletken. İdareci. Orkestra yönetmeni. Konduktor. Müdür. İletken madde.
Electron tube : Çınca tüpü. Elektron tüpü. Elektron tübü. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcının, mercekten gelen görüntüyü elektriksel ime çeviren ana bölümü. Alıcı ışıtacı.
Grid : Elektron mikroskobunda incelenmek üzere ültramikrotomda alınan ince kesitlerin (200-1000 angstrom) üzerine konduğu bakır, alüminyum, nikel vb. gibi maddelerden yapılmış ızgara. grit. Radyo ışıtaçlarında eksiuç ile artıuç arasına yerleştirilen ızgara biçiminde elektrikucu. Sahnenin mazgala benzeyen, makaralar için düşünülmüş, birbirlerini 90 derecelik açılarla kaleden demir çubuklu tavanı. sahne ızgarası. En yeni renkli almaçlarda, eleğin yerini alan, 60 cm'lik görüntülük için düşey sıralanmış 650 telden oluşan ızgara. Örgü. Tel kalbur. Sistem. Kafes. Izgara (elektrik). Bir x ışını tüpünde, anotla katot arasına yerleştirilen ve elektron akısını yönlendiren elektrot.
Thermionic vacuum tube : Termiyonik vakum tüpü.
Electrodes synonyms : electronic equipment, electrode, electron gun, base, collector, electric battery, vacuum tube, cathode, battery, emitter.
Electrodes zıt anlamlı kelimeler, Electrodes kelime anlamı
Voltaic cell : Elektrik hücresi. Değişlik metalleri üşerli bir çözelti içine batırmakla elde edilen ilk elektriksel erke üreteci. Volta pili. Galvanik pil. Volta gözesi.
Anode : Bir üşerçözüşüm gözesinin, bir boşalım borusunun ya da bir eksicik ışınları borusunun, üretecin yüksek gerilimli ucuna bağlı üşeği. Pozitif kutup. Artıuç. Artı uç. Elektrikle ayrışım olayında ve pillerde, yükseltgenme tepkimesinin oluştuğu elektrot. (elektrikle ayrışımda anotun imi artı, katotun imi eksidir; bu nedenle yalnızca elektrikle ayrışım olayında artıuç da denebilir.). Anot. Üst-üşek. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Artı uç +. Anod.
Cathode : Eksi kutup. Kotot. Kıvılkesimde, sıvıya batırılıp kıvıl akım geçmesini sağlayan metal uçlardan eksi yüklü olanı. Katod. Röntgen tüpü içindeki negatif kutup. Elektrik devresinde negatif kutup. Bir üşerçözükte artı üşerleri çeken, aksileri iten, elektriksel erkili düşük olan üşek. Eksiuç. Alt-üşek. Eksi uç.

Bu kısımda Electrodes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Electrodes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Electrodes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Electrodes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.