Electrostatic induction türkçesi Electrostatic induction nedir

  • Elektrostatik irgitim.
  • Durukyük irkilimi.
  • Yüklü bir cismin, yakınındaki bir iletkeni etkileyerek yük dağılımını değiştirmesi ya da yüklü kalmasına yol açması.
  • Elektrostatik indüklemi.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Durukyük endüksiyonu.
  • Duruk yük endüksiyonu.
  • Elektrostatik endüksiyon.

Electrostatic induction ingilizcede ne demek, Electrostatic induction nerede nasıl kullanılır?

Electrostatic : Durukyük. Duruk yük. Statik elektriğe ait. Elektrostatik. Değme, etkileme gibi yollarla cisimler üzerinde birikerek dengede kalan devimsiz elektriksel yük.

Induction : Göreve başlatma. Bir çevrimden geçen mıknatıssal akının değiminin, o çevrimde uyardığı yük-süren kuvvet, anlamdaş doğuşum. Elektrikleme. İrkilim. Emme. İrgitim. Atama. Eyletme. Tek tek olgulardan genel önerilere geçmek üzere izlenen düşünme ve inceleme yolu. mantıkçılara göre öncüllerinin doğruluğu sonucunun doğruluğunu olasılı kılan çıkarım biçimi. Göreve getirme.

Electrostatic bond : Öğeciklerden birinin dış kabuğundan bir ya da daha çok eksiciğin öteki öğeciğe geçmesi sonucu karşıt imli parçacıkların çekişimi ile oluşan bağlanım. Elektrostatik bağ. Üşersel bağ.

Electrostatic capacitor : Elektrostatik kondansatör.

Electrostatic deflection : Elektrostatik sapma. Elektrostatik saptırma.

 

Electrostatic discharge : Elektrostatik deşarj. Durukyük boşalması. Elektrostatik boşalım. Elektrostatik boşalma.

İngilizce Electrostatic induction Türkçe anlamı, Electrostatic induction eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Electrostatic induction ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accumulation coefficient : Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı. Birikim katsayısı.

Absorption edge : Bir x-ışmı izgesinin birden kesildiği dalga boyu. bu tür izgenin resminde keskin bir kıyı görülür. Soğurum kenarı. Soğurum kıyısı. Absorpsiyon kenarı.

Abnormal reflection : Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması. Olağandışı yansıma.

Abampere : Saltık ampere. Saltık birim dizgesindeki elektrik akımı yeğinliği birimi. On amperlik çıngı cereyan birimi. 10 amper birim. 10 ampere eşit akım birimi. On amper.

Absolute zero : Saltık sıfır. Saltık sıcaklık ölçeğinde sıfır noktası : -273°c. Mutlak sıfır. Salt sıfır. Mutlak sıfır noktası (eksi 273 derece santigrat).

Absolute concentration : Birim oylumda bulunan özdek, erke ya da başka bir varlık tutarı; santimetre küp başına erg ya da sayı olarak verilir. Saltık derişim.

Acoustic absorptivity : Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı. Ses emiciliği. Ses soğurganlığı. Ses emiciliği katsayısı.

Absorptiometer : Soğurma cihazı. Soğurumölçer. Belli dalga boylarında ışınını soğurumundan yararlanarak özdek derişimi ölçen aygıt. Absorbsiyometre. Soğurum ölçmek için kullanılan alet.

 

Acoustic feedback : Ses geribeslemesi. Hoparlör geri beslemesi. Akustik geribesleme. Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi.

Absolute magnitude : Mutlak büyüklük. 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü. Saltık büyüklük.

Electrostatic induction synonyms : absolute units, abcoulomb, absorptivity, accelerometer, absorption loss, absorption band.