Eligibility to compete türkçesi Eligibility to compete nedir

  • Atletlerin yarışlara katılabileceklerini gösteren inanca belgesi.
  • Atletizm alanında kullanılır.
  • Yarış belgesi.

Eligibility to compete ingilizcede ne demek, Eligibility to compete nerede nasıl kullanılır?

Eligibility : Seçilme niteliği. Seçilme liyakati. Seçme hakkı. Uygun olma. Üstünlük. Nitelik. Ayrıcalık. Uygunluk. Seçilebilme ehliyeti. Özellik.

To : İle. Arasında. Ya. -e göre. Oranla. Kala. Göre. -e kadar. Ye. E doğru.

Compete : Kapışmak. Rekabete girmek. Rekabet etmek. Yarış etmek. Çekişmek. Mücadele etmek. Müsabakaya girmek. Yarışmak. Rekabete kalkmak.

İngilizce Eligibility to compete Türkçe anlamı, Eligibility to compete eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eligibility to compete ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Angle of flight : Atmalarda, atılan nesnenin (gülle, çekiç, disk, cirit) uçuş yörüngesi ile atış doğrultusu arasındaki açı. Uçuş açısı.

Arce of circle : Başlangıç kirişi. Cirit gelişme alanının yan çizgilerini atış yönünde sınırlayarak kesen kiriş.

Athletic : Atletizmle, atletle ilgili; atlete yaraşır. Atletlerle ilgili. Bedence güçlü. Atletizmli ilgili. Sportif. Atletik. Spor. Sporcu. Spora özgü.

Baton : Baton. Asa. Bayrak sopası. Değnek. Sopa. Çubuk. Cop. Baston. Bayrak yarışlarında, elden ele aktarılan bayrağı simgeleyen, tahta, maden gibi sert özdeklerden yapılmış, 49 gr. ağırlığında, 28 cm.-30 cm. boyunda, 12 cm. çapında düzgün boru.

 

Combined competitions : Çoklu yarışmalar. Birleşik yarışlar. Yarışçıların, her birine katılmak zorunluğunda olduğu, birden çok atletizm dalında düzenlenen yarışlar.

Athletics : Atletizm. Sporculuk. Atletizm yarışları. Bedensel dayanıklılığı, doğal devimleri geliştirmeyi amaçlayan, koşu, atma, atlama, yürüyüş gibi alıştırma ile yarışları kapsayan spor çalışmalarının genel adı.

Caution : Uyarmak. Yürüyüş yarışlarında, yerle aralıksız dokunma kuralından uzaklaşan yürüyüşçüye, yargıcının bir kez olmak üzere ak bayrak kaldırarak yaptığı uyarı. Tembihlemek. Tembih etmek. Temkin. Dikkatini çekmek. Korunu. İkaz etmek. Dikkat.

Advancing foot : İlerideki ayak. Yürüyüş yarışında, ilerde bulunanın yere değmesinden sonra kalkan ayak.

Chief result recorder : Varış yargıcılarını görevlendirmek, varışları özel çizelgesine geçirmek, varışa ilişkin bütün sorunları çözümlemekle yükümlü başyargıcı. Varış yönetmeni.

Cage : Koruma kafesi. Çekiç atma ile disk atmada, yarışçıları, görevlileri, izleyenleri korumak için, atma döngülerinin çevresine ağzı atış yönüne doğru c harfi biçiminde yerleştirilen ağlı kafes. Kafes. Düşerge. Kamp. Kafese koymak.

Eligibility to compete synonyms : break the record, athlete, chief course judge, approach, chief timekeeper, bar clearence.