Athletic türkçesi Athletic nedir
- Atletlerle ilgili.
- Atletizmli ilgili.
- [#spor Sporcu].
- Atletizm alanında kullanılır.
- Bedence güçlü.
- Atletizmle ilgili.
- Spor.
- Atletizmle, atletle ilgili; atlete yaraşır.
- Atletik.
- Atletik yapıya sahip olan.
- Sportif.
- Spora özgü.
Athletic ile ilgili cümleler
English: In case of rain, the athletic meeting will be called off.
Turkish: Yağmur halinde atletik toplantı iptal edilecektir.
English: I took part in the athletic meeting.
Turkish: Ben, atletizm karşılaşmalarına katıldım.
English: I want to join an athletic club.
Turkish: Bir spor kulübüne katılmak istiyorum.
English: He took part in the athletic meeting.
Turkish: O, atletizm karşılaşmasına katıldı.
English: I wasn't very athletic when I was young.
Turkish: Gençken çok atletik değildim.
Athletic ingilizcede ne demek, Athletic nerede nasıl kullanılır?
Athletic field : Atletizm sahası.
Athletic game : Atletik oyun.
Athletic heart : Güçlü kalp. Atlet kalbi. Sporcu kalbi.
Athletic socks : Spor çorabı. Spor yaparken ayakları korumak için tasarlanmış olan özel çoraplar.
Athletic supporter : Suspansuvar. Sporcu çamaşırı. Atletik destekçisi. Cinsel organları destekleyen ve koruyan elastik kemer (erkek sporcular tarafından giyilen).
Amateur athletic association : Aaa. Amatör atletler derneği. Amatör atletlerin örgütü.
Athletics : Atletizm yarışları. Bedensel dayanıklılığı, doğal devimleri geliştirmeyi amaçlayan, koşu, atma, atlama, yürüyüş gibi alıştırma ile yarışları kapsayan spor çalışmalarının genel adı. Sporculuk. Atletizm.
Athletes : Sporcu. Atletler. Sporcular. Atlet.
Athlete : Atlet. Atlet (sporcu). Sporcu. Atletizmi uğraş edinip dallarındaki yarışlara katılan sporcu.
Nonathletic : Atletizm ile ilgili olmayan. Spor ile ilişkili olmayan. Atletizmle ilgili olmayan. Sporculukla ilgili olmayan. Sporla ilgili olmayan.
İngilizce Athletic Türkçe anlamı, Athletic eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Athletic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Jocks : İskoç. İskoçyalı. Atlet. Spor delisi veya meraklısı veya düşkünü. Sporcu çamaşırı. Jokey şortu.
Ballers : Kalpazan. Topçu. Basketbol veya futbolu çok iyi oynayan kimse. Uyuşturucu pazarlayan. (argo terim) çok parası olan kimse. Parayı har vurup harman savuran kimse.
Combined competitions : Çoklu yarışmalar. Yarışçıların, her birine katılmak zorunluğunda olduğu, birden çok atletizm dalında düzenlenen yarışlar. Birleşik yarışlar.
Arce of circle : Cirit gelişme alanının yan çizgilerini atış yönünde sınırlayarak kesen kiriş. Başlangıç kirişi.
Gym : Egzersiz. Jimnastik salonu. Spor salonu. Beden eğitimi (dersi). Beden eğitimi. Cimnastik salonu. Jimnastik. Beden eğitimi (okullarda). Kapalı spor salonu.
Break the record : Eski sonaşamı yenilemek ya da aşıp yeni bir sonaşam elde etmek. Rekor kırmak. Belirli bir zamanda kadar resmi olarak belirlenmiş en iyi performanstan daha iyi performans göstermek (örneğin bir spor müsabakasında). Sonaşamlamak. Rekoru kırmak.
Spore : Kaynak. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mantarlarda, bazı bitkilerde ve protozoonlarda görülen, genellikle tek hücreli, küçük, dayanıklı, eşeysiz üreme cisimciği. Bitkilerin ya da bir hücreli hayvanların çok özelleşmiş olan ve hayatın devamını sağlayan üreme yeteneğindeki hücreleri. Köken. Çiçeksiz bitkilerde, mantar ve protozoonlarda tek hücreli, aseksüel olarak yeni bireyler oluşturabilen, küçük, tek hücreli üreme cisimciği veya birimi. kötü çevre koşullarına uyum sağlamış olan, dirençli bakteri hücresi.
Sportiest : Centilmence. Gösterişli. Neşeli. Sporsever. Sportmence. Şık. Canlı.
Bar clearence : Çıtayı geçiş. Yüksek atlamalarda, belli bir yüksekliğe konmuş olan çıtayı düşürmeden aşarak, vücudu tümüyle sıçrayış yönünden öbür yöne aktarma.
Athletes : Sporcular. Atletler. Atlet.
Athletic synonyms : chief result recorder, sports, sportman, games, angle of flight, caution, advancing foot, chief course judge, jock, sportsman, athletics, baller, athlete, gymnastic, spores, baton, sportier, player, approach, acrobatic, sporing, active, sporters, chief timekeeper, cage, sporting, sport, sported, sportsmen, sporty, sportive, sportswoman, sporter.
Athletic zıt anlamlı kelimeler, Athletic kelime anlamı
Inactive : Etkin olmayan. Atıl. Faal olmayan. İnaktif. Kesat. Belirli koşullar dışında kimyasal tepkimelere ilgisiz kalan. Bilgisayar, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aktif olmayan. Pasif. Çalışmayan.
Endomorphic : Bir başka mineralin içinde bütünleşmiş halde bulunan bir mineral ile alakalı. Ndomorfik vücut tipine sahip bir kimse ile alakalı (pisikoloji). İçiçe oluşan. Endomorfik.
Ectomorphic : Ektomorfik. Sinirleri gelişmiş.
Athletic ingilizce tanımı, definition of Athletic
Athletic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, athletic games or sports. Of or pertaining to athletes or to the exercises practiced by them.

Bu kısımda Athletic kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Athletic ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Athletic anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Athletic ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.