Ballers türkçesi Ballers nedir

  • (argo terim) çok parası olan kimse.
  • Topçu.
  • Uyuşturucu pazarlayan.
  • Kalpazan.
  • Basketbol veya futbolu çok iyi oynayan kimse.
  • Parayı har vurup harman savuran kimse.
  • Sporcu.

Ballers ile ilgili cümleler

English: The best footballers are developed at Peter's football school.
Turkish: En iyi futbolcular Peter'ın futbol okulundan çıkar.

Ballers ingilizcede ne demek, Ballers nerede nasıl kullanılır?

Footballers : Topçu. Futbolcu.

Baller : Basketbol veya futbolu çok iyi oynayan kimse. Uyuşturucu pazarlayan. Topçu. Parayı har vurup harman savuran kimse. (argo terim) çok parası olan kimse. Sporcu. Kalpazan.

Ballerina : Tek başına dans etme ustalığını elde etmiş kadın sanatçı. Solo dansçı. Balerin.

Ballerinas : Balerin.

Prima ballerina : Baş katta dansçı. Baş balerin. Balede başrolde dans eden kadın sanatçı. Yıldız dansçı. Bale sanatında yıldız düzeyine erişmiş sanatçı.

Footballer : Futbolcu. Topçu.

Caballero : Süvari. Atlı. İspanyol centilmen. Kavalye. Atlı şovalye.

Ballet : Bale. Balet. Barok çağında italya'da doğmuş, fransa ile rusya'da gelişmiştir. belli bir düzeni ve kuralı olan dans, dekor ve müzikten oluşan bir gösteri türü. Bale grubu. Danslı sahne yapıtı. dansçılar topluluğu. opera ve operetlerde danslı geçiş. 4 - bir dans topluluğunun önceden saptanmış düzene göre, uyumlu bir biçimde dans ettikleri gösteri. 5 - parmak ucu dansı.

 

Balle : Tecim eşyasının, çember ve demir tellerle bağlanmışı. Denk.

Balled up : Karışmış. Şaşırmış. Karmakarışık olmuş. Kafası karışmış. Bir topa sarılmış.

İngilizce Ballers Türkçe anlamı, Ballers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ballers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Choreography : Bale gösterisinin düzeni. bir bale topluluğunu, müzik eşliğinde, kurallara uygun biçimde doğru ve güzel hareketlere oturtma işi. Kurallı dansların düzeni. bir balet topluluğunu, müzik eşliğinde, konuya ve müziğe uygun bir yolda, teknik ve kavram yönünden doğru ve güzel dans hareketleri içine oturtma işi. Dans düzeni. Bale düzeni. Bale sanatı. Bale eserleri yazma sanatı. Koregrafi. Bale danslarını düzenleme. Dans düzeni yazımı. Koreografi.

Forgers : Sahtekar. Mucit. Demirci. Sahteci. Taklitçi. İmza taklit eden kimse. Kalpazanlar.

Sportswoman : Bayan sporcu.

Utterers : Piyasaya süren kimse (sahte şey). Konuşan kimse.

Act : Davranmak. Eylem. Yapmak. Yasa. Hukuk, kimya, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Etki etmek. Çeşitli güdülerden kaynaklanan ve tanısal bir içeriği olan amaçlı davranış. Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. Bölüm. Numara yapmak.

Counterfeiters : İkiyüzlü. Sahteci. Sahtekar. İki yüzlü.

Player : Bir oyun kişisini, bilgisi, tekniği ve yaratışı ile canlandıran ya da gösteren sahne sanatçısı. oyun oynama eyleminde bulunan sanatçı. Çalan kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çalgı çalan kimse. Oyunluktaki belli kişiyi canlandırma işini yapan kimse. oynamak işini gerçekleştiren kişi. Eğlenceyle vakit geçiren kimse. Kumarbaz. Aktör. Çalar.

 

Athletic : Sportif. Atletik yapıya sahip olan. Atletizmle ilgili. Bedence güçlü. Atletizmle, atletle ilgili; atlete yaraşır. Spor. Atletik. Atletizmli ilgili.

Ballers synonyms : comedy ballet, stage dancing, sportman, sporters, falsifiers, artillerist, counterfeiter, paper hanger, pas de deux, ballplayer, athletes, ballplayers, coiner, artillery, classical ballet, baller, sporter, company, bombardier, concert dance, sportive, pas de quatre, footballers, cannoneers, coiners, artilleryman, pas de trois, visitant, jocks, artillerists, cannoneer, falsifier, utterer.