Embrio türkçesi Embrio nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Embriyo.
  • Yumurtanın döllenmesiyle başlayıp fetal döneme kadar devam eden gelişme aşamasındaki yavru. tohumlarda üreme organı olarak bulunan ve öğütme sırasında kepekten ve nişastalı endospermden sık sık ayrılan tohumların öz kısmı, öz.

Embrio ingilizcede ne demek, Embrio nerede nasıl kullanılır?

Embrittle : Çürütmek. Çürük olmak. Gevrek olmak. Gevretmek. Kırılgan olmak. Gevrek yapmak. Kolay kırılır yapmak. Kolay kırılır olmak.

Embrittlement : Gevreyerek çatlama. Gevreme. Gevrekleşme. Gevretme. Kırılganlaşma.

Discus embriyonalis : Kanatlılarda embriyonun gelişeceği disk biçimindeki bölge. Diskus embriyonalis.

Hydrogen embrittlement : Hidrojen gevretmesi. Hidrojen gevrekleştirmesi. Hidrojen kırılganlığı.

Nodus embriyonalis : İç hücre kitlesi. Memeli embriyosunda animal yarımdan blastosöle sarkan, formatif hücrelerin farklılaşmasıyla endodermi oluşturan hücrelerin oluşturduğu yumru, iç hücre kitlesi. nodus embriyonalisi çevreleyen hücreler polar trofoblastları oluştururlar. Nodus embriyonalis.

Cingulum membri thoracici : Ön bacak kemeri. Singulum membri torasisi. Ön bacağın scapula, clavicula ve os coracoides tarafından oluşturulan bir kemerle (evcil memelilerde bu kemiklerden yalnızca kürek kemiği tam olarak gelişmiştir) gövdeye bağlanması, singulum membri torasisi.

 

Celoma intraembriyonicum : Embriyo içi gövde boşluğu. Embriyonun iç kısmında iç mezodermin dış ve iç yaprakları arasındaki boşluk.

Embrace : Kucak açmak. İçine almak. Sarılmak. Yakalamak. İnanmak. Bağrına basmak. Sarmaş dolaş olmak (argo terim). Kucaklama. İhata etmek. Kavramak.

Gestatio monoembriyonica : Tek yumurta ikizliği. Monozigotik ikizlik.

Carcinoembriyogenic antigen : Kolon, akciğer, mide ve diğer kimi karsinom olgularında ve kimi siroz ve ülserli kolon yangısı gibi tümöral olmayan olgularda plazmada ve dokularda düzeyi arttığı için bir belirteç olarak kullanılan bir onkofötal glikoprotein, cea. normalde embriyonel dönemde hücrelerin adezyonunda görevlidir. Karsinoembriyojenik antijen.

İngilizce Embrio Türkçe anlamı, Embrio eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Embrio ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Spain : İspanya.

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı. Karın ağrısı.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Germ : Basil. Bakteri. Başlangıç. Çimlenmek. Asıl. Virüs. Tohum.

Embryos : Tasarı aşaması. Cenin. Embriyon. Başlangıç aşaması. Oğulcuk. Başlangıç. İptida. Anne karnındaki yavru. Dölet.

 

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Involve : Kapsamak. Bulaştırmak. İçermek. İçine almak. Kuşatmak. Sokmak. Bağlamak. Karıştırmak. Gerektirmek. Sarmak.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Abaxial : Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksendışı. Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksen dışı. Eksenden uzak.

Embrio synonyms : ebro river, kingdom of spain, espana, sweep, abdominal ovariectomy, embryo, abdominal palpation, abdomen, a c syndrom, a amplitude mod, tangle, abdominal distention, drag, drag in, abattoir, a clay, a crochordon, sweep up, abdominal fat necrosis.

Embrio zıt anlamlı kelimeler, Embrio kelime anlamı

Spirited : Huylu. Hevesli. Şevkli. Cesur. Güçlü. Heyecanlı. Ateşli. Nükteli. Canlı. Gizlice götürülmüş.

Inactiveness : Halihazırda kullanılmama durumu. Pasiflik. Durgunluk. Durağanlık. Aktif olmama durumu. Ağrı bir şekilde hareket etme durumu. Etkin olmama durumu. Tembellik. Hareketsizlik.

Spiritless : Sönük. Cesaretsiz. Donuk. Miskin. Ruhsuz. Pısırık. Keyifsiz. Cansız. Korkak.