Emerginate türkçesi Emerginate nedir
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Emerginat.
- Yaprak ayası ucunun çentikli olması.
Emerginate ingilizcede ne demek, Emerginate nerede nasıl kullanılır?
Emerging : Olgunlaşan. Çıkan. Varlık gösteren. Meydana çıkan. Görünme. Beliren. Yeni geliştirilen. Gelişen. Ortaya çıkan. Boy gösteren.
Emerging markets : Gelişen pazarlar. Ortalama potansiyel büyüme hızının üzerinde büyüyen ve göreli olarak düşük kişi başına gelire sahip olan az gelişmiş ülkeler. yerleşik piyasalardan daha yüksek getiri, risk ve dalgalanmaların olduğu gelişmekte olan ülkelerin mali piyasaları. Gelişmekte olan piyasalar. Yeni yükselen piyasalar. Yükselen piyasalar.
Emerging technology : Doğuş sürecindeki teknoloji.
Reemerging : Yeniden ortaya çıkmak.
İngilizce Emerginate Türkçe anlamı, Emerginate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Emerginate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
Anatidae : Ördekgiller.
Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Aardvarks : Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.
Emerginate synonyms : family anatidae, lophodytes, genus mergus, subfamily merginae, genus lophodytes, mergus, abacus bodies, bird family, a protein, aardvark, acacia, abiotic environment, rough, abiotic factor, aardwolf.
Emerginate zıt anlamlı kelimeler, Emerginate kelime anlamı
Smooth : Düzgün. Düzlemek. Yumuşatmak. Şık. Sakin. Tesviye etmek. Kolay. Huzur veren. Buruşukluklarını gidermek. Hoş.

Bu kısımda Emerginate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Emerginate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Emerginate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Emerginate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.