Empowerment türkçesi Empowerment nedir

Empowerment ingilizcede ne demek, Empowerment nerede nasıl kullanılır?

Disempowerment : Güçsüz kılma. Yetkisizleştirme. Gücünü alma. Yetkisiz kılma. Yetkisini alma. Yetkisini elinden alma. Güçsüzleştirme. Bir kimseyi otoritesiz kılma.

Empower : Yetki vermek. Güçlendirmek. İzin vermek.

Empowered : Mezun (ve yetkili). Yetkili. İzin vermek. Yetki vermek.

Empowered him : Onu kuvvetlendirdi. Onu yetkilendirdi. Ona yetki verdi. Onu güçlendirdi.

Empowering : Güç verme. Bir şeyi yapabilme yetkisi verme. Manevi ve fiziki olarak kuvvetlendirme. Salahiyet tanıma. Salahiyet verme. Vekaletname verme. Güçlendirme. Yetkilendirme. Müsaade etme. Kuvvetlendirme.

Disempower : Güçsüzleştirmek. Bir kimseyi otoritesiz kılmak. Yetkisini almak. Yetkisizleştirmek. Birisini yetkisiz kılmak. Güçsüz kılmak. Yetkisiz kılmak. Gücünü almak.

Empowers : Yetki vermek. Güçlendirmek. İzin vermek.

Was empowered : Güçlendirildi. Sertifika verildi. Yetki verildi. Yetkilendirildi. Sertifikalandırıldı.

İngilizce Empowerment Türkçe anlamı, Empowerment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Empowerment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Arbitrage : Hakemlik. İki yabancı para birimi arasında değişim veya bozdurma işlemi. Tahkim. Taşınır değerleri bir borsadan alıp ötekine satma. birim değeri çoğalımlarından yararlanma. bir borsa ya da satakdan satın alınan tecimsel değer ya da malların başka bir satak ya da borsada satılmasıyla sağlanan kar. Hakem kararı. Ara kazanç. Tarafsız bir ya da birkaç kişinin anlaşmazlıkları yargıcı yoluyla çözümlemesi. Arakazanç. Berkitme. Türdeş iktisadi varlık fiyatlarının, piyasalar arasındaki farkından kazanç sağlamak amacıyla yapılan işlem.

Authorization : İzin. Ruhsatname. Görev verme. Uygun görme. Salahiyet. Tensip. Onama. Yetki.

Enfranchisement : Vatandaşlık haklarının tanınması. Vatandaşlığa kabul etme. Oy verme hakkı. Hak tanıma. Serbest bırakma. Azatlık. Azat. Vatandaşlık hakkı verme. Oy hakkı verme.

Inurements : Kullanıma girme. Geçerli olma. Yürürlüğe girme. Ortama alıştırma. Alışma. Kullanıma geçme. Uyum sağlama.

Sanction : İzin. Müsaade. Kabul etmek. İzin vermek. Tasdik. İzin verme. Yaptırım. Uygun görmek. Müeyyide. Ceza.

Afforcement : Destek. Takviye.

Entitlement : Ad verme. Salahiyet. (işveren ya da devlet tarafından sağlanan) hak veya yardım.

Entitling : İsimlendirmek. Hak etmek. Adlandırmak. Hak kazandırma. Yetki vermek. Ünvan verme. Ünvan vermek. Ad takma.

Enrichment : Varsıllaştırma. Süs. Cevherin içinden alınmak istenen mineralin öğütme, mıknatısla ayırma vb. yollarla niteliklerinin geliştirilmesi ve niceliğin artırılması. çekirdeksel yakıtta bulunan bölünür çekirdeklerin oranını doğal uranyumunkinden yukarı çıkarma. damıtma işleminde tepe ürünündeki uçucu derişimini artırma. Koyultma. Zenginleşme. Zenginleştirme. Süsleme. Bir elementin izotop oranının fisil madde katkısıyla artırılması. Kimya, madencilik, nükleer enerji alanlarında kullanılır.

 

Retrofit : Tadilat. (örneğin bir enerji santralını) gelişkin donanım veya özelliklerle donatmak suretiyle yenilemek. İyileştirme (donanım). Uyarlamak. Sahip olunan donanımı yenileriyle güçlendirmek. Donanım iyileştirmek (yenileriyle değiştirerek).

Empowerment synonyms : loan approval, fortification, strengthening, sustenance, commission, energising, enriching, vesting, invigoration, enrichments, permission, invigorations, permit, reinforcing, authorisation, empowering, delegating, intensification, unauthorize, direction, legalisation, management, relegation, enterprise, consolidation, rubber stamp, delegation of authority, reinforcement, relegating, authorize, certification, fortifying, wrnt.

Empowerment zıt anlamlı kelimeler, Empowerment kelime anlamı

Disenfranchisement : Hakkını kullandırtmama. Haklarından mahrum etme.