Emulates türkçesi Emulates nedir

  • Öykünmek.
  • Benzemeye çalışmak.
  • İmrenmek.
  • Taklit etmeye çalışmak.
  • Özenmek.
  • Yarışmak.
  • Benzerini veya daha iyisini yapmaya çalışmak.
  • Benzetmek.
  • Rekabet etmek.
  • Başkasından iyi yapmak.
  • Biri kadar başarılı olmaya çalışmak.

Emulates ingilizcede ne demek, Emulates nerede nasıl kullanılır?

Emulate : Başkasından iyi yapmak. İmrenmek. Taklit etmeye çalışmak. Benzemeye çalışmak. Rekabet etmek. Bir diğer kişiden daha iyisini yapmaya çalışmak. Benzetmek. Biri kadar başarılı olmaya çalışmak. Yarışmak.

Emulated : Öykünmüş. Benzetimli. Yarışmak. İmrenmek. Benzemeye çalışmak. Özenmek.

Emulating : Özenmek. Yarışmak. Benzemeye çalışmak. İmrenmek. Benzetme.

Emulation : Benzeme. Benzemeye çalışma. Öykünüm. Özenme. Emülasyon. Öykünme. Öykülenme. Rekabet. Belli bir bilgisayar için yazılmış izlencelerle başka bir bilgisayarı kullanma olanağı sağlayan teknik. bir bilgisayar dizgesinin, sanki başka bir bilgisayar dizgesine öykünerek, onun için hazırlanmış veri ve izlencelerle, değişik sürede de olsa, özdeş sonuçlar vermesini sağlayan teknik. bk. benzetim. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır.

Emulation program : Öykünme programı. Öykünüm programı.

Emulations : Yarışma. Benzeme. Öykünme. Benzemeye çalışma. Emülasyon. Özenme. Öykülenme. Öykünüm.

 

Emulator : Emülatör. Benzetici. Taklitçi kimse. Taklit yapan. Öykünücü. Emülator. Taklitçi. Rakip.

Emulation software : Bir bilgisayarın çalışmalarını başka bir bilgisayarınkilerine uyarlayan program. Öykünme yazılımı. Farklı bilgisayar dillerini çeviren program. Emülasyon yazılımı.

Emulative : Taklit yapmaya meyilli. Taklit eden. Taklitçi. Körü körüne taklit eden.

Expanded memory emulator : Hafızayı yönetmek için genişletilmiş hafızayı taklit eden program (bilgisayar).

İngilizce Emulates Türkçe anlamı, Emulates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Emulates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coveting : Şiddetle arzu etmek. Hasretle bekleme. Gıpta etmek. Göz koymak. Tamah etmek. İstemek. Göz dikmek. Aşırı arzu. Gözü kalmak.

Aspire : Çok istemek. Sahip olmak istemek. Can atmak. Peşinde olmak. Göz dikmek. Arzulamak. Çabalarını ve ümitlerini bir amaca yöneltmek. Arzu etmek. Talip olmak.

Contended : İleri sürmek. Tartışmak. Uğraşmak. Savaşmak. İddia etmek. Çekişmek.

Assimilate : Özümsenmek. Benimsenmek. Asimile etmek. Benimsemek. Özümlemek. Özümsemek. Hazmetmek. Sindirmek. Uydurmak.

Competing : Rekabet etme. Çekişmek. Rekabet eden. Rekabette bulunan. Yarışma. Rakip. Mücadele etmek. Rekabet.

Contest : Yarışma. İtiraz edip yanlış olduğunu ispatlamaya çalışmak. Münakaşa. Doğruluğu hakkında tartışmak. İnkar. İtiraz etmek. Karşı koymak. Çekişmek.

Apes : Taklidini yapmak. Taklit etmek. Maymun. Taklitçi. Taklitçi kimse.

Competes : Yarış etmek. Kapışmak. Mücadele etmek. Rekabete kalkmak. Rekabete girmek. Çekişmek. Müsabakaya girmek.

 

Copy : Kopya çekmek. Basımevinin bulunmasından önce yazmaların elle çoğaltılması işi. (sınavda) kopya çekmek. Çoğaltı. Kopya etmek. Kopyasını çıkarmak. Asıl kuşağın karşıt niteliğindeki benzeri. asıl filmin, çeşitli amaçlarla kullanılmak üzere hazırlanmış benzeri (bu anlamda hep pozitif eşlem anlatılır). (bir negatifin eşlemi pozitif, bir pozitifin eşlemi negatifidir.). Çoğaltmak. Suret. Kopyasını yapmak.

Try hard : Uğraşmak. Çalışıp çabalamak. Çok çalışmak. Didinmek. Gayret etmek. Gayret sarf etmek. Asılmak.

Emulates synonyms : come to a point, contested, emulating, enter into rivalry with, imitate, compete with, assimilating, make like, analogise, desires, analogize, desire, emulate, belabored, associates, envy, belabors, competed, compete, envied, taking pains, imitates, clobber, ape, aping, contending, bash up, simulate, take an example by, envying, covet, aped, belaboring.