Aspire türkçesi Aspire nedir

  • Arzulamak.
  • Çabalarını ve ümitlerini bir amaca yöneltmek.
  • Özenmek.
  • Peşinde olmak.
  • Göz dikmek.
  • Sahip olmak istemek.
  • Çok istemek.
  • Can atmak.
  • Heveslenmek.
  • Arzu etmek.
  • Talip olmak.

Aspire ile ilgili cümleler

English: He aspired to the position of Prime Minister.
Turkish: O, başbakan'ın makamını hedefliyor.

English: He aspired to be a famous actor.
Turkish: O, ünlü bir aktör olmak için can attı.

English: This child aspires to become a laywer in the future.
Turkish: Bu çocuk gelecekte bir avukat olmaya can atıyor.

English: She aspired to become an actress.
Turkish: O bir aktrist olmak için heveslendi.

English: Ali aspires to be a teacher.
Turkish: Ali bir öğretmen olmayı çok istiyor.

Aspire ingilizcede ne demek, Aspire nerede nasıl kullanılır?

Aspire after : Amaçlamak. Amaç edinmek.

Aspire to : Arzu etmek. İstemek. Amaçlamak. Amaç edinmek.

Aspired : Arzulamak. Çok istemek. Hevesli. Peşinde olmak. Can atmak.

Aspirer : Yüksek hedefleri olan kişi. Çok isteyen kimse. Arzulayan kişi. Hırslı kişi. Amaçlayan kişi.

Aspirers : Çok isteyen kimse. Arzulayan kişi. Amaçlayan kişi. Yüksek hedefleri olan kişi. Hırslı kişi.

Aspirant officer : Subay adayı.

Aspires : Arzu etmek. Heveslenmek. Arzulamak. Çok istemek. Can atmak. Özenmek. Göz dikmek. Sahip olmak istemek. Peşinde olmak. Talip olmak.

 

Aspirants : Uman. Uman kimse. Bekleyen. Talip. İstekli. Aday. Arzulu.

Aspiration biopsy : Aspirasyon biyopsisi.

Aspirate : Solunum yapmak. Boğumlanması sırasında kendisi ile birlikte bir h soluk sesi duyuran ünsüz. korece ph gibi. almanca pass [p(h)ass]«geçit», ing. pin [p(h)in]«toplu iğne» kelimelerindeki p tonsuz ünsüzleri de nefesli ünsüz durumundadır. genellikle bazı tonsuz patlayıcı ünsüzlerin boğumlanmasında göze çarpan bu solukluluk türkçede paşa, piliç, toz, tuz vb. kelimelerdeki p, t ünsüzlerinde de görülür. Emmek. Soluklu okumak. H sesiyle telaffuz etmek. Soluklu ünsüz. İçine çekmek.

İngilizce Aspire Türkçe anlamı, Aspire eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aspire ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Long : Hasretini çekmek. Özlemek. Gözlemek. Özlemini çekmek. Uzun. Hasret olmak. İstemek. Susamak.

Try hard : Didinmek. Çalışıp çabalamak. Çok çalışmak. Uğraşmak. Gayret etmek. Gayret sarf etmek. Asılmak.

Overshoot : Aşırı salınım. Aşma. Geçmek. Çok hızlı gidip kaçırmak. Aşırılığa kaçmak. Hedeften öteye atmak. Hedefi aşırmak. Geçip gitmek. İleriye atmak.

Have an eye on : Yakından izlemek. Göz kulak olmak. Bakmak. -e karşı ilgili olmak. Dikkatini vermek. Gözü kalmak. Gözlemlemek. Gözü üzerinde olmak. İlgilenmek.

Seek after : Çıkarmaya çalışmak. Aramak. Araştırmak.

Hanker after : Özlemini çekmek. İçi gitmek. Hasret çekmek. Gözü kalmak. Özlemek. Çok arzulamak. Gönlü kalmak.

Covet : İmrenmek. Gözü kalmak. İstemek. Tamah etmek. Gıpta etmek. Şiddetle arzu etmek. Göz koymak.

 

Be itching to : İçi gitmek.

Hopes : Beklemek. Ummak. Ümit etmek. İstemek.

Aspire synonyms : elaborate on something, soars, craved, seek for, desires, be thirsty for, fancy, aspire to, emulated, taking pains, longed, pursuing, covets, aim, be willing to, have a yen for, chases, desiring, chase, hoped, hankered, lust, hope, fall over backwards, take pains, crave, soar, craves, go after, emulate, come to a point, ache to, desire.

Aspire ingilizce tanımı, definition of Aspire

Aspire kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To aspire after immorality. To try to reach. To mount to. Aspiration. As, to aspire to a crown. To desire with eagerness. To long. To aspire to. To pant. To long for. Followed by to or after, and rarely by at. To seek to attain something high or great.