Hopes türkçesi Hopes nedir

Hopes ile ilgili cümleler

English: Ali hopes it won't be cloudy tomorrow.
Turkish: Ali yarın bulutlu olmayacağını umuyor.

English: Ali hopes he didn't botch the job.
Turkish: Ali işi beceremediğini umuyor.

English: Ali hopes he doesn't become a workaholic like his father.
Turkish: Ali babası gibi bir işkolik olmamayı umuyor.

English: Ali hopes he doesn't flunk out of school.
Turkish: Ali başarısızlıktan dolayı okuldan atılmamayı umuyor.

English: Ali hopes he doesn't have to live in Boston for more than a year.
Turkish: Ali bir yıldan daha fazla Boston'da yaşamak zorunda olmamayı ümit ediyor.

Hopes ingilizcede ne demek, Hopes nerede nasıl kullanılır?

Be in hopes of : Ummak. -nın beklentisinde olmak.

See hopes go up in smoke : Kaybolan umutları izlemek. Ümitlerin dumanla uçup gittiğini görmek. Hayallerinin yıkıldığını görmek.

Entertain hopes : Ümide kapılmak.

Evaporated hopes : Ümitlerin buharlaşması. Vazgeçilen hayaller. Ümitlerin terkedilmesi. Kaybolup giden ümitler. Buharlaşan ümitler.

Nourish false hopes : Gerçekleşemeyecek umutlar beslemek.

Give up hope of : Umudunu kesmek. Ümidini kesmek.

Abandon hope of : Ümidini kesmek.

Hope for the best : İyi netice istemek. İyi sonuçlanmasını ummak. En iyi sonucu dilemek. En iyi biçimde sonuçlanmasını ummak. En iyi bir şekilde sonuçlanmasını arzulamak. Hayırlısı demek.

 

Shatter hopes : İyi beklentilerin umutsuz olduğunu göstermek. Ümitleri parçalamak. İyimserliği yok etmek.

Give hope to : Umutlandırmak. Umut vermek.

İngilizce Hopes Türkçe anlamı, Hopes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hopes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abide : Sadık kalmak. Sabit durmak. Baki kalmak. Dayanmak. İkamet etmek. Durmak. Kurala uymak. Sakin olmak. Gözlemek. Dözmek.

Abidden : Sadık kalmak. Dayanmak. İkamet etmek. Durmak. Uymak. Sadık kalmak (vaade veya karara). Baki kalmak. Katlanmak. Çekmek.

Bargain on : Bel bağlamak. Güvenmek.

Awaits : İntizar etmek. Gözlemek. Hazır olmak.

Attend : Dinlemek. Kulak vermek. İlgilenmek. İştirak etmek. Hizmet etmek. Devam etmek. Dikkatini vermek. Bulunmak. Bakmak.

Foresees : Öngörmek. Önceden bilmek. Önceden sezmek. Tahmin etmek. İleriyi görmek. Önceden görmek. Geleceği görmek. Hissi kablel vuku. Sezmek.

Beg for : El açmak. Dilemek.

Await : Gözlemek. İntizar etmek. Hazır olmak.

Weened : Beklemek (eski kullanıma). Düşünmek. Farz etmek. Sanmak. Amaçlamak.

Flatter oneself : Hayaline kapılmak. Sanmak. Kendini inandırmak. Gururlanmak.

Hopes synonyms : calculate upon, figure on, longed, adjures, fancy, be after, abides, be in hopes of, desires, ween, long, abided, ask for it, looking, ask, begged, looked, ask for trouble, be in need of, anticipate, be desirous of, expect, adjured, asks, anticipates, weening, desire, aspire, be spoiling for, bide, weens, expect of, hope.

Hopes zıt anlamlı kelimeler, Hopes kelime anlamı

Despair : Umutsuzluğa düşmek. Umudunu yitirmek. Çaresizlik. Ümidini yitirmek. Umudunu kesmek. Umutsuzluk. Ümitsizliğe düşmek. Umudu kesmek. Ümidini yitirme. Ümitsizlik.

Pessimism : Karamsarlık. Pesimizm. Kötümserlik. Bedbini. Bedbinlik.

Hopelessness : Yeis. Umutsuzluk. Ümitsizlik. Çaresizlik.