Competing türkçesi Competing nedir
- Mücadele etmek.
- Yarışma.
- Rakip.
- Rekabet etmek.
- Rekabet etme.
- Yarışmak.
- Rekabette bulunan.
- [#çekişme Çekişmek].
- Rekabet eden.
- Rekabet.
Competing ile ilgili cümleler
English: Many firms are competing for the wealthier segment of the market.
Turkish: Pazarın daha zengin sektörü için çok sayıda firma yarışıyor.
English: Jane and Mary are always competing for attention.
Turkish: Jane ve Mary her zaman dikkat çekmek için yarışıyor.
English: I love competing with Tom.
Turkish: Tom'la yarışmayı seviyorum.
English: Ali is competing against other swimmers.
Turkish: Ali diğer yüzücülere karşı yarışıyor.
English: Several companies are competing to gain the contract.
Turkish: Çok sayıda şirket sözleşmeyi kazanmak için yarışıyor.
Competing ingilizcede ne demek, Competing nerede nasıl kullanılır?
Competing hypotheses : Rakip önsavlar.
Blocking of competing technology : Teknik yarışımı önleme. Anlaşma yapılarak karşı teknikbilimin ele alınması yoluyla, yarışımın kaldırılması ve tekel yaratılması.
Noncompeting : Rekabetçi nitelikte olmayan. Yarış içinde olmayan. Rekabet etmeyen. Rekabet halinde olmayan.
Competition : Bireylerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların gereksinmelere oranla kıt olan özdeksel ve tinsel değerleri elde etmeğe yönelik çabaları dolayısıyla aralarında oluşan ve savaştan uzlaşmaya dek türlü biçimler alan bir toplumsal ilişki süreci. Rekabet. Müsabaka. Tek ya da takımlar arasında yenişme amacıyla düzenlenen kılıçoyunu karşılaşmalarının tümüne verilen ad. Belli bir hayat kaynağı için iki organizma veya iki popülasyon arasında süren mücadele. Belli bir hayat kaynağı için iki organizma veya iki populasyon arasında süren mücadele. Atletizmin kapsamına giren tüm spor dallarında birinciliği elde etmek için yapılan yarışma. Yarış. Kendi mallarının satışını kolaylaştırma ve hızlandırma, başkalarına ilişkin malların satışını da yavaşlatma ve engelleme amacıyla tecimci ve yapımcılar arasında uygulanan yarışım. aynı düzeyde aynı tür mallar arasında satışı yoğunlaştırma ve karşıtına ilişkin malların satışını engelleme amacıyla malın satış koşulları ve özelliğiyle niteliğinde daha olumlu sonuçlar sağlayarak çabalarda bulunma. Sınama.
Competition oriented pricing : Fiyatların benzer mal üreten en güçlü firmanın fiyatına göre belirlendiği fiyatlandırma yöntemi. bk. sınır fiyatlandırma. Rekabet temelli fiyatlandırma.
Competitive exclusion principle : İki farklı türün ekolojik nişi sürekli olarak işgal edemeyip bir tanesinin elenmesi ilkesi. Gause ilkesi.
Competitive edge : Rekabet üstünlüğü. Rekabet avantajı. Avantaj.
Competitions : Rekabet. Çekişme. Yarışma.
Competitioner : Yarışçı. Yarışma veya mücadele katılımcısı.
Competitive firms : Aksak rekabet piyasasında türdeş veya farklılaştırılmış mallar üreten ve birbirleriyle rekabet eden üreticiler. Rakip üreticiler.
İngilizce Competing Türkçe anlamı, Competing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Competing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Antagonists : Hasım. Karşı olan kimse. Karşı çıkan. Düşman. Muhalif.
Corrival : Ortak rakip. Yarışmacı. Müşterek rakip.
Contention : İddia. Mücadele. İhtilaf. Münakaşa. Bakış açısı. Sav. Tartışma. Tartışma konusu.
Emulated : Benzemeye çalışmak. Özenmek. İmrenmek. Öykünmüş. Benzetimli.
Rivaling : Çekişme. Aşık atmak.
Event : Netice. Vaka. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Organizasyon. Maç. Olay. Hal. Sonuç. Karşılaşma.
Contradictor : Muhalif. Karşı taraf.
Emulate : Benzerini veya daha iyisini yapmaya çalışmak. Biri kadar başarılı olmaya çalışmak. Özenmek. Taklit etmeye çalışmak. Öykünmek. Bir diğer kişiden daha iyisini yapmaya çalışmak. Benzemeye çalışmak. Benzetmek.
Contestation : Çekişme. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İnkar. Red. Ücret ve çalışma koşullarının korunması, değiştirilmesi veya yorumlanması konularında işçi ile işveren arasında ortaya çıkan anlaşmazlık. Ret. İtiraz. Tartışma. İş uyuşmazlığı.
Argues : -e belirti olmak. Karşı gelmek. Göstergesi olmak. Kandırmak. Becelleşmek. İddia etmek. İspatı olmak. -e alamet olmak. Savunmak. Görüşmek.
Competing synonyms : emulation, efficient, compete, chaffer, emulator, antagonist, bouts, combating, competes, competitions, chaffers, bicker, rivalries, battled, agonism, contentions, be at war with, bickers, antagonism, contending, competitors, competitive, contenders, contest, compete with, contends, altercate, combats, contestant, workmanlike, opponency, contests, be at variance with.
Competing zıt anlamlı kelimeler, Competing kelime anlamı
Inadequate : Elverişsiz. Kifayetsiz. Noksan. Kıt. Eksik. Yetersiz. Liyakatsiz. Yeterli değil.
Unqualified : Vasıfsız. Belirtisiz. Koşulsuz. Sınırsız. Diplomasız. Ehliyetsiz. Mutlak. Kalitesiz. Niteliksiz. Gerekli niteliklere sahip olmayan (kimse).
Unskilled : Vasıfsız. Hünersiz. Becerisiz. Beceriksiz. Maharetsiz. Niteliksiz. Acemi. Kaba. Deneyimsiz. Dirayetsiz.
Competing antonyms : inefficient, incapable, incompetent.

Bu kısımda Competing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Competing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Competing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Competing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.