Competitive edge türkçesi Competitive edge nedir
- Avantaj.
- Rekabet avantajı.
- Rekabet üstünlüğü.
Competitive edge ingilizcede ne demek, Competitive edge nerede nasıl kullanılır?
Competitive : Başkalarıyla rekabet edebilir. Rekabete dayanan. Rekabetçi. Yarışmaya dayanan. Yarışma türünde. Hırslı. Rekabet edilebilir. Rakip olan. Rekabet eden. Rekabete dayalı.
Edge : Kenar. Yan yan gitmek. Keskinletmek. Kıyı. Kenarına bordür yapmak. Ağız. Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kenarlarını belirginleştirmek. Keskinleştirmek. İlerletmek.
Competitive exclusion principle : Gause ilkesi. İki farklı türün ekolojik nişi sürekli olarak işgal edemeyip bir tanesinin elenmesi ilkesi.
Competitive firms : Rakip üreticiler. Aksak rekabet piyasasında türdeş veya farklılaştırılmış mallar üreten ve birbirleriyle rekabet eden üreticiler.
Competitive inhibition : Rekabetli baskılama. Yarışmalı antagonizma. Yarışmalı engelleme. Yarışmalı inhibisyon. Rekabetli inhibisyon. Yapı olarak substrata benzeyen ve enzimin etkin merkezinde substratın bağlandığı bölgeye bağlanmak için substratla yarışan inhibitörlerin neden olduğu ve substrat konsantrasyonun artırılmasıyla inhibisyonun engellenebildiği geri dönüşlü bir inhibisyon tipi. Kompetetif antagonizma.
Competitive market : Rekabet piyasası. Rekabetçi piyasa. Rekabetçi pazar.
İngilizce Competitive edge Türkçe anlamı, Competitive edge eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Competitive edge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Vantages : Seyretme yeri. Bakış noktası. Avantajlı durum. Üstünlük.
Toehold : Giriş yolu. Tırmanırken ayağın konulabileceği çıkıntı veya yarık. Ayak basacak yer. Başlangıç.
Avail : Sonuç. Yararlı olmak. Kendisine yarar sağlamak. Yarar. Kullanış. Yaramak. Faydalı olmak. İşe yaramak. Fayda sağlamak.
Account : Avlamak. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Hesaplaşma. Kar. Karşılığı para ile ölçülen bir değer ve işlemi sayışmanlık yazılıklarına geçirmek, aynı türden olan işlemleri bir araya toplayarak göstermek, bir başka deyimle sayışmanlık işlemlerinin bilimsel bir yöntem ve düzen ile yazılımlara alındığı bir bölümleme birliği. Sayışım. Hesap vermek. Önem. Pusula. Açıklamasını yapmak.
Upside : Olumlu yön veya taraf. Üst tarat ya da parça. İyi yan. Üst taraf. İyi taraf. Üst yüzey.
Facility : Fırsat. Elverişlilik. Her türlü şey. Tesis. Olanak. Araç. İmkan. Sühulet. Ustalık. Kolaylık.
Virtue : Meziyet. Yarar. Fazilet. Namus. Üstünlük. Hasiyet. Etki. Fayda. Erdem.
Odds : Şans. Eşitsizlik. İhtimal. Üstünlük. Kavga. Fark. Olasılık. (bahiste) ikramiye oranı. Anlaşmazlık.
Toeholds : Tırmanırken ayağın konulabileceği çıkıntı veya yarık. Ayak basacak yer. Giriş yolu. Başlangıç.
Benefit : Yarar görmek. Menfaat. Kazanç. Yararı dokunmak. Fayda göstermek. Yarar. Kar. Yararlanmak. İşsizlik ve sağlık ödeneği.
Competitive edge synonyms : advantage, head start, vantage, advantages, upper hand.

Bu kısımda Competitive edge kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Competitive edge ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Competitive edge anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Competitive edge ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.