Virtue türkçesi Virtue nedir

Virtue ile ilgili cümleler

English: He got the job by virtue of his father's connections.
Turkish: O, babasının bağlantıları sayesinde işi aldı.

English: He succeeded by virtue of his efforts.
Turkish: O çabaları sayesinde başarmıştır.

English: Patience is a rare virtue these days.
Turkish: Bugünlerde sabır nadir bir erdemdir.

English: Patience is a virtue that I can't afford.
Turkish: Sabır, gücümün yetmediği bir meziyettir.

English: I was able to study abroad by virtue of the money.
Turkish: Ben, para sayesinde yurtdışında eğitim yapabildim.

Virtue ingilizcede ne demek, Virtue nerede nasıl kullanılır?

Virtue claim : Erdem iddiası. İdeolojik talep.

Virtue is its own reward : İyi eylem ödüllendirilir. İyi eylem kendi ödülünü yaratır. Tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır. Erdemin kendi bir ödüldür. İyi bir şey yapmanın verdiği doyum en iyi ödüldür.

By virtue of : Yüzünden. Dolayı. Nedeniyle. Gereğince. Binaen. -in sayesinde. Sebebiyle. -den dolayı. Mucibince. İstinaden.

Make a virtue of necessity : Zorunluluğu kendine zevk et. Mecbur olduğu işi isteyerek yap.

A paragon of virtue : Fazilet örneği.

Eudaimonic virtues : Ahlaki erdemler. Ödamonik erdemler.

 

Cardinal virtue : İyi bir karakterin dört önemli bileşeninden biri (sağduyu, metanet, adalet, ölçülülük).

Moral virtues : Pratik aklın ürünü olan, ruhun arzu ve istekleriyle belirlenen akıl dışı parçasını veya ruhun hayvansal düzeyini kontrol altına almayı veya ona yol göstermeyi amaçlayan erdemler, ödamonik erdemler. Ahlaki erdemler.

Theoretic virtues : Teorik erdemler. Teorik bilgelikle belirlenen, felsefeyle, bilim ve sanatla uğraşan, kendilerine ezeli ebedi nesneleri, en yüksek varlıkları, ilk ilkeleri konu alan ruhun erdemleri, dianoetik erdemler, fikri erdemler.

Virtueless : İffetsiz. Erdemsiz. Faziletsiz. Meziyetsiz.

İngilizce Virtue Türkçe anlamı, Virtue eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Virtue ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Benefited : Yararı dokunmak. Çıkar. Faydası olmak. Menfaat. Yarar görmek. Fayda göstermek. Yaramak. Yararına olmak.

Righteousness : Dürüstlük. Salah. Doğruculuk. Doğruluk.

Vantage : Bakış noktası. Avantajlı durum. Seyretme yeri.

Pudicity : Hicap. Haya. Ar. Utanç.

Pecuniary advantage : Maddi avantaj. Maddi çıkar.

Superiorities : Yeğlik. Üstün olma. Büyüklük. Amirlik. Kendini beğenme. Faiklik.

Dharmas : Bir hindu tanrısı. Toplumsal adet. Hakkaniyet. Buda doktrini. Hint ahlak kuraları.

Eligibility : Seçme hakkı. Seçilebilme ehliyeti. Uygunluk. Seçilme liyakati. Seçilme niteliği. Nitelik. Ayrıcalık. Uygun olma. Özellik.

Modesty : Gösterişsizlik. Ar. Tevazu. Alçak gönüllülük. Haya. Ilımlılık. Alçakgönüllülük. Utanç. Kanaat.

Convenience : Lavabo. Elverişlilik. Rahat. Kolaylık. Rahatlık. Tuvalet (ingiliz ingilizcesi). Uygun zaman. Hayatı kolaylaştıran şey. Müsait oluş.

 

Virtue synonyms : excellences, effect, championship, virginity, chastity, merit, eminences, act, benefit, ascendency, effectiveness, clout, modesties, odds, decencies, good, championships, clouted, ascendance, virginities, advantageousness, profit, competitive edge, virtuousness, ascendancy, handiness, actions, conveniences, virtues, facility, prigs, clouting, altitude.

Virtue zıt anlamlı kelimeler, Virtue kelime anlamı

Evil : Kötü. Yermek. Kem. Kötülük. Günahkar. Canavar. Günah. Dert. Şanssız. Uğursuz.

Evilness : Fenalık. Kötü niyetlilik. Kötülük. Günahkarlık. Bela. Şeytanlık.

Worthlessness : Değersizlik. Önemsizlik. Seviyesizlik. Hakirlik.

Virtue antonyms : demerit.

Virtue ingilizce tanımı, definition of Virtue

Virtue kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Manly strength or courage. Daring. Valor. Spirit. Bravery.