Enchainment türkçesi Enchainment nedir

  • Hukuk alanında kullanılır.
  • Zincirle bağlama.
  • Kendine bağlama.
  • Zincirleme.
  • Zincire vurma.
  • Zincir ile bağlama.
  • Meftun etme.

Enchainment ingilizcede ne demek, Enchainment nerede nasıl kullanılır?

Enchainments : Zincirleme. Zincir ile bağlama. Zincirle bağlama. Zincire vurma. Meftun etme. Kendine bağlama.

Enchain : Zincirlemek. Meftun etmek. Zincirle bağlamak. Zincire vurma. Zincir ile bağlamak. Zincire vurmak. Kendine bağlamak.

Enchained : Meftun olmuş. Bağlanmış. Zincirle bağlamak. Zincirlemek. Zincir ile bağlanmış. Zincirlenmiş. Zincire vurulmuş. Zincire vurmak.

Enchaining : Zincirle bağlamak. Kendine bağlama. Zincirleme. Zincir ile bağlama. Zincirlemek. Meftun etme. Zincire vurmak. Zincire vurma.

Enchains : Zincire vurmak. Zincir ile bağlamak. Zincirlemek. Meftun etmek. Kendine bağlamak. Zincirle bağlamak.

İngilizce Enchainment Türkçe anlamı, Enchainment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enchainment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abetment : Azmettirme. Tahrik etme. Suç ortaklığı. Kışkırtma. Suça katılma. Yardakçılık etme. (suça) yardımda bolunmak. Suça teşvik. Cesaretlendirme.

Administration of justice : Kaza uygulamaları. Yargı. Adliye. Adalet yönetimi. Yargı idaresi.

 

A wide saloon : Duyuru tahtası.

Liking : Beğeni. Düşkünlük. Sevgi. Sempati. Zevk. Alaka. Hoşlanma. Sevme. İlgi. Beğenme.

Bewitchment : Büyüleme. Sihir. Büyü. Afsun.

Enamoring : Teshir etme. Aklını başından alma. Aklını başından almak. Etkilemek. Büyüleme. Aşık etmek. Aşık etme. Büyülemek.

Captivation : Büyüleme. Gönül çelme. Cezbetme. Büyüleyicilik.

Abstainer : Müstenkif. Çekimser. Çekimser kalan biri. İçki içmeyen biri. İçki içmeyen kimse. Sakınan kişi. Oy vermeyen biri.

Annulment : Evliliğin iptali. Bozma (yasa veya yargı veya sözleşme vb'ni). Fesih. Iskat. İlga. Yürürlükten kaldırma. Yokarma. Fesh. İhlal etme. Kaldırma.

Enchainment synonyms : sorcery, enchainments, enamouring, fascination, act of witness, enchaining, shackling, accused, enthralment, abstention, splicing, administrative districts, continuous, enthrallments, administer an oath, solidary, allegation, aggravating circumstances, chaining, abduction, absente, acts contra bonos mores, black art, necromancy, succession, enthrallment, american law of corporation, black magic, enchain.

Enchainment zıt anlamlı kelimeler, Enchainment kelime anlamı

Dislike : Hoşa gitmeme. Nefret etmek. Antipati duymak. Hoşuna gitmemek. Beğenmemek. Beğenmeme. Sevmemek. Hoşlanmamak. Hoşlanmama.

Enchainment ingilizce tanımı, definition of Enchainment

Enchainment kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of enchaining, or state of being enchained.