Enchains türkçesi Enchains nedir

  • Zincirle bağlamak.
  • Kendine bağlamak.
  • Meftun etmek.
  • Zincire vurmak.
  • Zincirlemek.
  • Zincir ile bağlamak.

Enchains ingilizcede ne demek, Enchains nerede nasıl kullanılır?

Enchain : Zincire vurmak. Zincire vurma. Zincir ile bağlamak. Meftun etmek. Zincirle bağlamak. Kendine bağlamak. Zincirlemek.

Enchained : Zincirlenmiş. Zincire vurulmuş. Meftun olmuş. Zincirlemek. Bağlanmış. Zincir ile bağlanmış. Zincire vurmak. Zincirle bağlamak.

Enchaining : Zincirle bağlamak. Meftun etme. Zincirleme. Zincir ile bağlama. Zincire vurmak. Kendine bağlama. Zincire vurma. Zincirlemek.

Enchainment : Zincirleme. Zincirle bağlama. Zincir ile bağlama. Meftun etme. Zincire vurma. Kendine bağlama.

Enchainments : Zincirle bağlama. Zincir ile bağlama. Zincirleme. Zincire vurma. Meftun etme. Kendine bağlama.

Enchanters : Büyücü.

Enchanted him : On mest etti. Onu hayran bıraktı. Onu büyüledi.

Enchant : Büyülemek. Hayran bırakmak. Afsunlamak. Zevk vermek. Büyü yapmak. Aklını başından almak. Büyü. Hayran etmek. Mest etmek. Çıldırtmak.

Enchafing : Ovarak ısıtmak. Sürtmek. Ovmak. Heyecanlanmak. Berelemek. Tedirgin etmek. Yıpratmak. Yara etmek. Rahatsız etmek. Taciz olmak.

Enchanted : Büyülü. Mest. Afsunlu.

İngilizce Enchains Türkçe anlamı, Enchains eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enchains ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Chain : Kayıt altına almak. Elini kolunu bağlamak. Sınırlama. Dekor zinciri. Halkalık. Zincir. Ölçme zinciri. Dizi.

Catenulate : Halka haline gelmek. Halkalaşmak.

Dissolve : Yok olmak. Kontrolunü kaybetmek. Çözmek. Dağılmak. Aydınlatmak. Son vermek. Kaptırmak. Fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Halletmek.

Delight : Sevinmek. Hoşlanmak. Memnun etmek. Hoşnut etmek. Eğlenmek. Sevindirmek. Haz. Hazzetmek. Zevk vermek. Hoşuna gitmek.

Enchain : Zincire vurma.

Enchaining : Meftun etme. Zincir ile bağlama. Kendine bağlama. Zincire vurma. Zincirleme.

Captivate : Tutsak etmek. Çekmek. Cezbetmek. Gönlünü çelmek. Büyülemek. Esir etmek.

Fetter : Prangaya vurmak. Bağlamak. Atlarda hareketsizliği sağlamak amacıyla bukağılık bölgesine uygulanan halka biçimindeki aygıt. Bukağılamak. Ayağına zincir vurmak. Zincir vurmak. Engellemek. Köstek olmak. Pranga vurmak.

Ensorcel : Aklını başından almak. Çıldırtmak. Cezbetmek. Büyülemek. Büyü yapmak. Hayran etmek. Teshir etmek. Kendinden geçirmek.

Ravish : Irzına geçmek. Kalbini çalmak. Tecavüz etmek. Gaspetmek. Esretmek. Zevk vermek. Kendinden geçirmek. Kirletmek. Esritmek. Tutkun etmek.

Enchains synonyms : ensorcels, catenating, bewitches, chain up, bewitch, enthrall, captivates, enfettered, chaining, please, enrapture, catenate, iron, enfetter, gyving, chained, transport, enfetters, fettering, concatenates, gyves, concatenate, gyve, enchained, enthral, bound.

Enchains zıt anlamlı kelimeler, Enchains kelime anlamı

Unbound : Ciltsiz. Bağımsız. Ciltsiz (kitap). Bağlantısız. Bağsız. Ciltlenmemiş. İlişkisiz. Bağını çözmek. Serbest. Başsız.

 

Disenchant : Gözünü açmak. İnancını yitirmek. Sihrini gidermek. Sihirini gidermek. Düş kırıklığına uğratmak. Büyüden kurtarmak. Hayal kırıklığına uğratmak. Aklını başına getirmek. Büyüsünü bozmak.

Displease : Hoşa gitmemek. Sinirlendirmek. Hoşuna gitmemek. Darıltmak. Gücendirmek. Kızdırmak. Canını sıkmak.