Unbound türkçesi Unbound nedir

Unbound ingilizcede ne demek, Unbound nerede nasıl kullanılır?

Unbounded : Hudutsuz. Sınırsız. Sonsuz. Kontrolsüz. Ölçüsüz. Aşırı. Nihayetsiz.

Unbounded function : Sınırsız fonksiyon.

Unbounded interval : Sınırsız aralık.

Unbounded sequence : Sınırsız dizi.

Unbounded set : Sınırsız küme.

Unbolt : Sürmesiz. Sürgüyü açmak. Sürgü açmak. Cıvatasını sökmek. Sürgüsünü açmak. Civatasını sökmek. Cıvatayı sökmek. Kilidini açmak.

Unbolted : Bağlanmamış (sürgülerle, kilitlerle vb.). Kilitlenmemiş. Sürgülenmemiş. Elenmemiş (tahıl vb.). Cıvatalanmamış. Açık.

Unbonded goods : Gümrüğe giriş işlemleri yapılmış, yani vergi ve resimleri ödenmiş mal. Gümrüklenmiş mal.

Unborn : Müstakbel. Doğmamış. Henüz doğmamış. Gelecek. Henüz dünyaya gelmemiş.

Oleunbound : Oleilişkisiz.

İngilizce Unbound Türkçe anlamı, Unbound eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unbound ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Paperbacks : Karton ciltli kitap. Karton kapaklı kitap. Karton kapak veya cilt (kitap). Ciltsiz kitap. Kağıt kapaklı kitap. Karton kapaklı veya ciltli (kitap). Karton kapaklı.

 

Farfetched : Gerçek payı çok az olan. İlgisiz. Uydurma. Zorunlu. Zoraki. Mecburi. Gergin. Alakasız. İnanılması zor.

Foot loose : Seyahat etmekte veya hareket etmekte serbest. Sorumluluklarla kısıtlanmamış. Bağları olmayan. Gevşek ayak.

Headless : Kafasız. Akılsız. Komutansız. Başkansız.

Off line : Kapalı. Çevrimdışı. Kesilmiş. Çevrimiçi değil. Hat-dışı. Bir bilgisayar dizgesi çevresinde işlevleri bulunmakla birlikte hiçbir zaman ana işlem biriminin doğrudan güdümü ya da denetimi altında bulunmayan, bağımsızca kullanılan herhangi bir donanım vb. kaynağın bu niteliğine değgin, örn. okuyucu. Bir bilgisayarın başka bir bilgisayara veya bir internet hizmet sağlayıcısına bağlı olmadığı durum.

Foc : Özgür. Şarjsız. Sıfır dozda. Boş.

Easier : Uysal. Zevkli. Doğal. Dertsiz. Zahmetsiz. Huzurlu. Kolay. Basit. Daha kolay.

Sovereign : Yüce. İktidardaki parti. Bağımsız ülke. Mükemmel. Bir çeşit ingiliz altını (para). Mutlak. Egemen. İktidardaki. Padişah gibi taht sahibi devlet başkanı. Egemen güç.

Exempt : Muaf. İstisna etmek. Dışında bırakmak. Özgür. Hariç. Hariç tutulmuş. Çürüğe çıkarmak. Bağışık. Muaf tutmak.

Fetterless : Prangasız.

Unbound synonyms : looseleaf, on hook, disengaged, disjointed, freer, free lance, asyndetic, skimble scamble, acephalous, free, unrelated, unlaced, unconnected, unallied, at liberty, degage, broads, broad, yokeless, independent, unlace, disconnected, self contained, at large, freestanding, exempts, disentagle, crossbench, freest, inconnected, desultory, abeyant, detached.

Unbound zıt anlamlı kelimeler, Unbound kelime anlamı

Bound : Zıplamak. Zıplaya zıplaya gitmek. Sınırlarını çizmek. Sıçramak. Sektirmek. Kuşatmak. Bağlı. Sınırlamak. Sekip geri gelmek. Kalgımak.