Unbolted türkçesi Unbolted nedir

  • Kilitlenmemiş.
  • Elenmemiş (tahıl vb.).
  • Bağlanmamış (sürgülerle, kilitlerle vb.).
  • Açık.
  • Cıvatalanmamış.
  • Sürgülenmemiş.

Unbolted ingilizcede ne demek, Unbolted nerede nasıl kullanılır?

Unbolt : Sürgüyü açmak. Kilidini açmak. Cıvatasını sökmek. Sürgüsünü açmak. Civatasını sökmek. Cıvatayı sökmek. Sürgü açmak. Sürmesiz.

Unbolting : Civata sökme. Kilit açma. Sürgüsünü açmak.

Unbolts : Sürgü açmak. Kilidini açmak. Cıvatayı sökmek. Sürgüsünü açmak. Civatasını sökmek. Sürgüyü açmak. Cıvatasını sökmek. Sürmesiz.

Unbodied : Şekilsiz veya biçimsiz. Bedenden kopuk. Bedensiz. Bedenden bağlantısız.

Unbonded goods : Gümrüklenmiş mal. Gümrüğe giriş işlemleri yapılmış, yani vergi ve resimleri ödenmiş mal.

Unbosom oneself : İçini dökmek. Kalbini açmak. Derdini dökmek.

Unborn : Gelecek. Henüz dünyaya gelmemiş. Doğmamış. Henüz doğmamış. Müstakbel.

Unbosomed : Dökmek. Açmak. İfşa etmek. İtiraf etmek.

Unbound : Serbest. Bağımsız. Ciltsiz (kitap). Bağsız. Bağlantısız. Bağını çözmek. Ciltlenmemiş. Ciltsiz. Başsız. İlişkisiz.

Unbosom : Açmak. İfşa etmek. Derdini dökmek. İtiraf etmek. Dökmek.

İngilizce Unbolted Türkçe anlamı, Unbolted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unbolted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Aperture : Menfez. Aralık. Göz. Açıklık. Bilgisayar, uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Boşluk. Pervane yuvası. Irakgörür fotoğraf makinesi gibi optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği deliğin çapı. Gedik. Fotoğraf makinesi açıklığı.

Bleakish : Korunmasız. İçi karartıcı. Çıplak. Bunaltıcı. Üzüntü verici. Meydanda. Örtüsüz.

Unsecured : Garantisiz. Güvencesiz. Emniyetsiz. Teminatsız. Güvensiz. Teminatlandırılmamış. Sağlam olmayan.

Bare : Süssüz. Çıkarmak. Tamtakır. Çıplak. Soymak. Açığa vurmak. Yalın. Açığa çıkartmak. Açılmak.

Bares : Soymak. Açığa vurmak. Açmak. Çıkarmak. Çıplak. Açılmak. Gözle görülür hale getirmek.

Apparent : Görünüşte olan. Göze çarpan. Kolaylıkla görülür. Belli. Görünür. Besbelli. Sahte. Bariz. Aşikar.

Avowed : Açıkça ilan edilmiş olan. Bariz. Beyan edilmiş. Belli.

Blankest : İfadesiz. Çıkarmak. Yazısız. Anlamsız. Boş yer. Feshetmek. Açık yer. Tam. Boşluk. Boş kağıt.

Unlatched : Sürgüsü açılmış. Kilitsiz. Mandalı açılmış. Mandalını açmak. Sürgüsüz.

Barer : Çıplak. Tüysüz. Bomboş. Sade. Yalın. Daha çıplak. Yapraksız. Tamtakır. Azıcık.

Unbolted synonyms : unbarred, barest, aboveground, apparentness, unfastened, aboveboard, blanker, above board, bawdy, bawdies, unlocked.

Unbolted zıt anlamlı kelimeler, Unbolted kelime anlamı

Fastened : Güvenceye alınmış. Fermuarlı. Birleştirilmiş. Kapanmış. Düğmelenmiş. Bağlanmış. İliştirilmiş. Eklenmiş. Sağlam.